Dünyanın tahliyesi Katar'a kaldı - Güntay Şimşek

02 Nisan 2020 11:46  

 

Dünyanın tahliyesi Katar'a kaldı - Güntay Şimşek

Dünyadaki tüm major havayollarının hemen hepsi koronavirüs sebebiyle uçuşlarını ya tamamen veya yüzde 80-90 oranında durdurmuş durumda. Sefer yapılan küçük oranlar ise kargo taşımacılığı ve yurtiçi taşımacılık olarak gerçekleşiyor. Ama küresel uçuş ağını tarifeli seferlerle devam ettiren yok. İstisnası Katar Havayolları.

Katar, şu an haftada yaklaşık 1800 seferle dünyanın tahliyesini yapan, ülkeleri birbirlerine tarifeli uçuşlarla bağlayan tek havayolu. Katar Havayollarının CEO’su Akbar al-Baker, bir kaç gün önce yaptığı açıklamada, ihtiyaç duyulana kadar uçacaklarını, kısa dönem için insanları evlerine taşıyacak paraları olduğu belirterek, ancak neticede Katar Hükümeti’nden destek gerekeceğini söyledi. 

Şu an Türkiye’ye de hergün tarifeli sefer yapan tek havayolu olan Katarİstanbul Havalimanı’na genellikle Boeing 787 Dreamliner, bazen de Airbus A350 ile sefer düzenliyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Türk vatandaşları da böylece Katar / Doha üzerinden Türkiye’ye gelme imkanı yakalıyor. Ayrıca Katar’da da 14 bin civarında çoğunluğu Hataylı olan kuaförlük ve dönercilik yapan Türkler yaşıyor. Onların da Türkiye’ye tahliyelerini Katar Havayolları yapıyor.

Küçük bir ülke olan Katar'da Türk vatandaşlarıyla birlikte 40 bin kadar İngiliz, 4-5 bin kadar Amerikalı, 4 bin civarında İtalyan ve diğer ülkelerden insanlar yaşıyor. Aynı zamanda Amerika’nın Körfez’deki en büyük hava üssü Katar’da bulunuyor. Katar’ın da çeşitli ülkelerde ve özellikle İngiltere/Londra’da ciddi yatırımları var. Londra’da yaklaşık 2,2 milyon metre karelik taşınmaz varlığının Londra Belediyesi’ne ait gayrimenkullerin 3 katı olduğu sanılıyor. Dolayısıyla çeşitli ülke ve şehirlerle de ticari ilişkileri olan, ama sorunu olmayan Katar bu dönemde şartlar sebebiyle dünyanın tahliyesini üstlenmiş durumda. 

Katar Havayollarının gerek Türkiye’ye ve gerekse dünyanın çeşitli ülkelerine yaptığı seferler ise sıkı koronavirüs tedbirleriyle ve ülkelerin izinleriyle gerçekleşiyor. Bir yönüyle bu uçuşlar, ülkelerin birbiriyle bağlantısını asgari ölçüde sağlanmasına yönelik ihtiyaçtan dolayı yapılıyor. Başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin de Katar’dan bu seferlerini devam ettirmesi için ricacı olduğunu hatırlatmış olayım.

ABD Büyükelçiliği’nin Türkiye’de yaşayan ABD vatandaşlarının seyahatleri için Katar Havayolları ile irtibata geçin tavsiyesinde bulunmasının arka planında yukarda anlattığı detaylar var. Türkiye’de tartışma konusu olan, meclisinin gündemine gelen Katar uçuşlarının hikayesi böyle. Katar uçakları Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün izniyle sefer düzenliyor. İstanbul’a gelirken sadece Türk vatandaşlarını taşıyor, dönerken de yabancıları götürüyor.  

Katar’la ilgili son bir not; Bu küçük ülkeyi, yatırımlarını yakından bilen, takip eden bir tanıdığıma şunu sordum; “Koronavirüsün sebep olduğu kriz ortamında Katar, Türkiye’ye yatırım yapar mı, destek olur mu?” Net cevap veremedi, dünyanın başka yerlerinde de onlar için fırsatlar olacağına dikkat çekti.

***

Hava kargoda korona etkisi!

Sadece Türkiye değil, dünya evine kapanınca yolculu uçuşlar neredeyse durma noktasına geldi, ama kargo uçuşları hatta yolcu uçaklarının kargoya dönüştürülerek havadan taşımacılık faaliyetleri artmaya başladı.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’ne (IATA) göre dünya genelinde her gün 100 bin uçak kargo taşımak için havalanarak, 18,6 milyar dolarlık, 140 bin ton kargo taşıyor.

Koronavirüsün sebebiyle birçok ülkenin sınırlarını kapatması sonrasında kara ve denizyoluyla taşınan yükler ve uçuş iptalleri sonrasında yolcu uçaklarının altında nakli yapılan ürünler de hava kargo şirketleri tarafından adreslerine ulaştırılmaya başlandı.

Geçen sene taşınan kargonun bir yıllık değeri 6,8 trilyon, günlük rakamsal karşılığı da 18,6 milyar dolar olmuştu. Hava kargo ile taşınan eşyalar fiyat olarak küresel ticaretin yüzde 35’ine denk gelirken, hacim olarak yüzde 1’den azını oluşturuyor. Yükte hafif, pahada ağır ürünler havayoluyla taşınıyor.

Ancak koronavirüsle birlikte hava kargonun küresel taşımacılıktan alacağı pay artacağı gibi yeni taşıma hatlarının oluşmasına ve alışkanlıkların da değişmesini beraberinde getirecek gibi görünüyor. Hava kargonun hızıyla avantajlı, ama maliyetiyle dezavantajlı durumu da petrol fiyatlarının aşağı inmesiyle dengelendiğinden farklı sektörlerin ürünleri uçaklarla tanışmaya başladı.

Madalyonun bir arka yüzüne bakalım.

“World Air Cargo Data” 2020 yılının ilk iki aylık döneminde kargo taşımacılığının % 2,7 düşüş gösterdiğini açıkladı. Yıllık yüzde 5 civarında düşen verim nedeniyle hava yollarının Ocak ve Şubat aylarındaki gelirlerinde 2019'un başlangıcına kıyasla % 8 azalma yaşandı. Havayoluyla taşınan kargoların azalmasının bir başka önemli nedeni ise özellikle dünyanın üretim merkezi Çin’e yönelik uçuş iptalleri sebebiyle yolcu uçaklarının altında kargo taşınmamasıdır.

Öte yandan Şubat ayındaki toplam kargo miktarı, 2019’un Şubat ayına göre yüzde 1,4 düşerken, sağlık malzemeleri yüzde 14,9 artış gösterdi. Kovid-19 salgınının tüm dünyaya yayılması sonucunda sağlık ürünlerine olan talebi rakamlarda da görmek mümkün.

Hava kargo taşımacılığında en fazla düşüş % 11,4 ile canlı hayvanlarda yaşandı. Değerli eşya taşımacılığı da % 7,5 düşerken, yüksek teknoloji ürünlerinin de % 6,1 daha az uçakla gönderildiği kaydedildi. Bu düşüşlere Koronavirüs çerçevesinde Çin merkezli bakmak gerekiyor.    

Deniz ve karayolu taşımacılığının sıkıntılı günler yaşaması ve sağlık malzemelerine olan talep artışına kargo uçaklarının yetişememesi üzerine yolcu uçakları da kullanılmaya başlandı. Bu durum yolcu talebindeki düşüş ve seyahat kısıtlamaları yüzünden uçaklarını yere indiren hava yolu şirketlerine küçük bir katkı olabilir.

Bazı havayolları hızlı bir şekilde yolcu uçaklarını organize ederek kargo taşıma amaçlı olarak kullanmaya başladı. Türk Hava Yolları da iştiraki Turkish Cargo’nun 25 kargo uçağına ek olarak yolcu uçaklarıyla 5 bin tondan fazla kapasite ortaya koydu. Turkish Cargo, yolcu uçağı ile ilk kargo uçuşunu 20 Mart’ta Boeing 777-300ER yolcu uçağı ile İstanbul-Kiev hattında gerçekleştirerek farklı bir dönemin kapısını araladı.

İlginçtir, ABD’den “American Airlines” da son olarak 1984 yılında sadece kargo taşıdığı uçuşlara yeniden başladı. Havayolu 36 yıl sonra ilk kargo uçuşunu geçen hafta şirketin merkezi Dallas-Fort Worth Havalimanı’ndan Frankfurt Havalimanı’na gerçekleştirdi. Kargo seferinde filodaki Boeing 777-300 yolcu uçağı kullanıldı.

Koronavirüslü günlerden sonra hava kargo taşımacılığı farklı bir konuma gelecek. İkibinli yıllarda fabrikalı çıkışlı “sıfır” uçaklarla tanışmıştık. Halbuki önceden eskiyen yolcu uçakları kargo uçağını dönüştürülürdü. Çünkü fabrika çıkışlı uçaklarla kargo taşımacılığı ticari olarak mümkün değildi. Kargo taşımacılığı için özel tasarlanıp, fabrika çıkışlı üretilen uçaklardan sonra ikinci bir değişimi yolcu uçaklarının bile kargo taşımacılığı için havalandığı koronalı günlerden sonra yaşayacağız.

***

“Taksiler eve siparişlerde değerlendirilmeli”

Uzun bir süredir tanıdığım, çalışmalarını yakından takip ettiğim, zaman zaman görüşlerine başvurduğum Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği -UITP (The International Association of Public Transport) Kıdemli Direktörü Kaan Yıldızgözhaber.aero’daki yazısında koronalı günlerde taksi meselesinin çözümü için ilginç tavsiyelerde bulunuyor. Taksiler üzerine kitabı da olan Yıldızgöz’ün yazısından aynen aktarıyorum.

“- Taksilerin I-Taksi, Bitaksi gibi mobil uygulamalar ile kullanılması teşvik edilmeli. Bu durum hem nakit alışverişini kısıtlar hem de ilgili araçta seyahat edenlerin takibini kolaylaştırır.

- Yoldan çevirerek taksi kullanım durumları icin QR Kodu uygulamasına geçilmelidir. Taksiye binen yolcu telefonuna QR Kodunu okutarak (yolcu isteğine bağlı) hem taksi ile ilgili bilgiye sahip olur, hem de merkezi sistem ile telefon numarasını paylaşır. Bu vesileyle daha sonra gerekli durumlarda ilgili yolcuya ulaşma imkanı da oluşur.

Yolcular taksiye inip binerken kapılar şoför tarafından açılıp kapatılmalıdır.

-Yolcu koltukları sonraki yolcuların korunmasını sağlamak amacıyla her yolculuktan sonra şoför tarafından dezenfekte edilmelidir ve bütün araçlara dezenfektan dispanserleri yerleştirilmelidir.

- Şoförleri yolculardan ayrı tutmak için şoförler ile yolcular arasına geçici şeffaf-paravanlar kurulmalıdır. Araçlar her gün şoför değişiminde tamamen dezenfekte edilmelidir.

- Tüm Şoförlere yonelik COVID-19 sürecinde dikkat etmeleri gereken hususlarla ilgili online olarak eğitim programı düzenlenmelidir.

- Kent genelinde belirli merkezler kurulmalı ve şoförlerin vücut sıcaklığı günlük olarak ölçülmelidir.

- İnsanların evden çıkmadığı ve online siparişlerin arttığı dönemde New York örneğindeki gibi taksicilerin adrese sipariş teslimat işlerinde kullanılması degerlendirilmelidir.”

Güntay Şimşek

haberturk.com

01.04.2020

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0