Erdoğan-Barzani buluşması, Kuzey'deki çözüm sürecine katkı yapmaz

18 Kasım 2013 21:03 / 1015 kez okundu!

 

 

Kürdistan denince dört parçaya birden bakmak gerekiyor. Parçaların her birindeki gelişmeler, diğerlerini ciddi bir biçimde etkiliyor. Bu, dün de böyleydi, bugün de böyle.

 

Devrimlerin ve ulusal kurtuluş hareketlerinin başarısı, çoğu zaman uluslararası ya da bölgesel ortamda, devrimin söz konusu olduğu ülkede veya ulusal kurtuluş hareketinin karşısındaki egemen ulusun devletinde bir zaaf, bir karışıklık, bir belirsizlik olduğu zaman gerçekleşir. Egemen sınıfın ya da egemen ulusun, emperyalizmin müdahale olanakları zayıfladığında, ezilenler çok daha kolay kazanıma doğru ilerler.

 

Birinci Dünya Savaşı'nın yorgunu Rusya'da devrim, ardından Almanya'da devrim bunun iyi örnekleridir. Ya da Çin ve Küba'da ki başarılar gene aynı koşulların ürünüdür. Birçok ülkenin bağımsızlığını kazanması da gene benzer koşullarda olmuştur.

 

Kürdistan'ın dört parçasından ikisindeki gelişmeler, bölgedeki yepyeni koşulların ürünü.

 

Yıllarca savaşan, başarıya ulaşmakta zorlanan Güney Kürdistan halkı, ABD ve İngiliz emperyalistlerinin Irak'a saldırısı koşullarında özerkliği kazandı. Kimileri onları emperyalistlerle işbirliği yapmakla suçladı ama bu koca bir iftiradan başka bir şey değildir. Güney Kürtleri sadece önlerine çıkan olanağı değerlendirdi.

 

Bugün Güney Kürdistan, Irak'ın özerk bir bölgesi ama adeta bağımsız bir devlet. Kendi ordusu, polisi ve dış politikası var.

 

Batı Kürdistan, Rojava'da da benzer bir gelişme yaşandı. Suriye diktatörlüğüne karşı başlayan ayaklanma, Rojava Kürtlerine yepyeni bir olanak sundu. Ayaklanmaya kadar Suriye vatandaşı olarak bile görülmeyen, tüm haklardan mahrum olan Rojava Kürtleri, fırsatı değerlendirerek özerklik/bağımsızlık yolunda önemli bir adım attı. Tam bu sıra Kuzey'de savaşın durması, yeni bir sürece girilmiş olması, Rojava'da işleri kolaylaştırdı.

 

Rojava küçük bir nüfusa sahip ve küçük bir alanı kapsıyor ama stratejik bir öneme sahip.

 

Rojava'da iki Kürt örgütlenmesi karşı karşıya. Güney'de iktidarda olan KDP ve diğerleri ile bir tarafta, karşılarında ise çok daha güçlü ve etkili olan PYD var. PYD ile PKK, birlikte davranan iki parti.

Güney Kürdistan'ın statüsünden rahatsız olan Türkiye için şimdi de Rojava var. Rojava, bütün Suriye/Türkiye hududu boyunca uzanan bir ülke. Türkiye'nin de desteklediği ve kendisinden daha üstün silahlara sahip çeşitli cihatçı örgütleri püskürtebilen bir askeri gücü var.

 

Açık ki Rojava'daki gelişmeler, çözüm sürecini doğrudan etkiliyor.

 

Bütün bu koşullar altında, Güney Kürdistan'ın devlet başkanı Barzani, Diyarbakır'a geliyor. Barzani, Kürtler arasında liderliğe oynuyor ve devlet olmanın olanaklarına sahip. Diyarbakır'da Erdoğan'a destek verecek, belki de Kürtlerin temsilcisi olarak ortaya çıkacak.

 

Erdoğan ise Barzani ile el sıkışırken Kürtleri ne kadar önemsediğini gösterecek. (Belki bu arada bir-iki ihale daha kotarabilir.)

 

Erdoğan-Barzani buluşması, Kuzey'deki "çözüm sürecine" katkı yapmaz, yapamaz.

 

Süreci hızlandırmanın iki yolu var.

 

Birincisi, hükümetin hızla demokrasi adımları atması, Kürt kimliğinin tanınması için kolları sıvaması. İki, sorunun muhatabını resmen, hukuken kabul etmesi. Bu iki adımdan başkası, çözüm sürecini ilerletemez. Erdoğan-Barzani buluşması olsa olsa Erdoğan'a seçim yatırımı olur.

 

Ancak Barzani her şeye rağmen Kürt ulusal hareketinin önderlerinden birisidir. Bunu bir an için unutmamak gerekir. Yakın zamana kadar Türkiye, İran ve Irak egemen sınıfları için "terörist", "çeteci" idi. Yıllarca dağlarda yaşadı, savaştı. Bugün Güney Kürdistan'ın devlet başkanı. Onun bu durumunu göz ardı eden yaklaşımlar, Kürt ulusunun birlik ihtiyacına darbe vururlar.

 

Keşke Barzani geçen Newroz'da Kuzey Kürtlerinin çağrısına uyarak Diyarbakır'a gelmiş olsaydı. Keşke bu ikinci gelişi olsaydı. Ama gene de Barzani'nin Diyarbakır'a, bütün Kürtlerin başkentine gelmesi önemli bir gelişmedir.

 

Doğan TARKAN

15.11.2013

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.