Darbeye kadeh kaldıran zihniyet - Kurtuluş Tayiz

30 Mart 2019 16:29  

 

Darbeye kadeh kaldıran zihniyet - Kurtuluş Tayiz

CHP’de kimilerinin 15 Temmuz darbesine sıcak baktığı ve içten içe FETÖ’cü hainleri desteklediği şüphesiz sır değildi. İstanbul’un bazı yerlerinde kendini bilmez kimilerinin de tankları alkışladığı görüntülere de yansımıştı. Ancak, CHP Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın 15 Temmuz akşamı tankların vatandaşlarımızı ezdiği, uçakların vatandaşlarımızı bombaladı, hainlerin kurşun yağdırdığı bir anda gittiği “Türkü bar”da darbeyi coşkuyla karşılayan sözleri ve “darbenin şerefine” kadeh kaldırması hem şaşırttı, hem de kamuoyunda büyük öfke doğurdu. Güneş gazetesinin açığa çıkardığı görüntüler toplumun her kesiminde büyük tepki yarattı. 

251 şehidimizin olduğu, binlerce vatandaşımızın yaralandığı, yüzlercesinin sakat kaldığı o korkunç darbe gecesini değil bir CHP’li belediye başkanının, sıradan bir insanın dahi desteklemesi kabul edilemez. Bu davranış ahlaki ve vicdani bir çürümeye işaret eder. Ne yazık ki, burada 15 Temmuz darbesini destekleyen bireysel bir davranışla karşı karşıya değiliz; darbenin şerefine kadeh kaldıran bir CHP zihniyeti gerçeği karşımızda açıkça sırıtıyor. 

Bununla nasıl baş edileceğini de doğrusu kimse bilmiyor. Şöyle düşünün; Yeni Zelanda da Müslüman ve Türk düşmanı faşist katilin toplu katliamını işiten bir siyasi partinin belediye başkanı, bu katliamı coşkuyla karşılayıp şerefine kadeh kaldırıyor! Eminim, bu hareketin korkunç olduğu konusunda herkes hemfikirdir. 

Üstelik, 15 Temmuz gecesi yaşanan katliamın boyutları hiçbir katliamla kıyaslanamayacak kadar büyük. Peki şimdi ne demeliyiz bu duruma? Maalesef ne hukuki, ne siyasi bir yaptırımı var bu hareketin! En kötüsü de CHP’nin, bu hareketinden dolayı belediye başkanının istifasını istememesi. İşte, bunun için Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın davranışının kişisel değil, CHP’de egemen olan bir zihniyeti yansıttığını söylüyoruz. Darbeye “tiyatro” diyen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin maalesef sadece siyasi olarak değil, vicdani ve ahlaki olarak da çürümüş ve bitmiş olduğunu görüyoruz. Yazık! 

SANAT VARSA ONLAR YOK! 

Dünya Tiyatrolar Günü vesilesiyle “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı” imzasıyla yayınlanan bir klip dünün önemli gündem başlıklarından biriydi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, Sanatçı Nilgün Belgün’ün öncülüğünde, çok değerli tiyatrocuların da yer aldığı “Sanat varsa Hayat vardır” başlıklı bir klibi paylaşması olay oldu. Daha doğrusu klipte oynayan bazı tiyatro sanatçıları, “Klibi Cumhurbaşkanlığı’nın paylaşacağından haberimiz yoktu” diyerek yine mızıkçılık yaptılar. Kim bilir belki mahalle baskısından korktukları için, belki de ideolojik saplantılarından kaynaklanan endişelerle böyle yan çizme yolunu seçtiler. 

Oysa klibin hazırlanması sürecini yöneten Nilgün Belgün, projenin kendisine ait olduğunu, çekimlerde yer alan isimlerden muvafakatnamelerin alındığını ve Cumhurbaşkanlığı forsunun yer aldığı videonun son halinin de WatsApp üzerinden herkesle paylaşıldığını açıkladı. Mahalle baskısı ve gelen bazı marjinal tepkiler üzerine “haberim yoktu” ayağına yatmak “değerli” sanatçılarımıza hiç yakışıyor mu? Ayıp, hem de çok ayıp!

Kurtuluş Tayiz

aksam.com.tr

29.03.2019

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0