Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yaşar anayasa değişikliğini anlattı

03 Mart 2017 22:13  

 

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yaşar anayasa değişikliğini anlattı

Habertürk TV'de yayınlanan ve Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu Türkiye'nin Nabzı programına katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Nuri Yaşar, referandum sürecine ilişkin açıklamalar yaptı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hasan Nuri Yaşar, Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu Türkiye'nin Nabzı programına konuk oldu.

Başdanışman Yaşar, anayasa değişikliği ile ilgili merak edilenlere yanıt verdi.

İşte Yaşar'ın açıklamaları;

 

PARLAMENTER SİSTEMDEKİ TIKANIKLIKLAR

"Tarihsel olarak bakıldığında biraz geriye gidelim. Bizim 141 yıllık anayasa tarihmiz var. Bunun başlangıcı bir darbe ile oldu. Abdülaziz'i tahttan indirdiler. Kısa bir süre sonra meclis kapatıldı 1909 yeni bir darbe ile anayasa yürürlüğe girdi ve bir monarşi ortaya çıktı. 1909 tarihine bakınca bu anayasa en çok uygulanacak yerde Osmanlı parçalandı. Cumhuriyet kuvvetler birliğine dayalı kuruldu 1924 anayasası kuvvetler birliğini esas aldı. 1924 anayasası kuvvetler ayrılığı kabul görmediği için kuvvetler birliğine dayalı kuruldu."

"1961'e gelince 3 özelliği var. Bir darbe anayasası iktidarda olan bir partiyi azınlık cuntası ile düşürüp yanına aldığı parti ile anayasa hazırlığı yapıldı. O gün darbenin ve o partinin yandaşı olan akademisyenlerin ve gazetecilerin hazırlandığı bir anayasadır. Ali Fuat Başgil bu hazırlıkların içinde yer almamıştır. CHP'ye yakın olan öğretim üyeleri ve gazeteciler. Bu anayasada toplum ile arasında bir çekişme var olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti ilk kez bir darbeyi püskürterek bir anayasa yapma şansı elde etti. 1970'deki ve 1980'deki anayasalarla bugünkünü ayırmak gerekir."

"Bir defa bu sistemin kendisi örtülü darbelere açık. İnsanların kendileri için elitist bir yapı kurduklarını görüyoruz. Burada 1961 Anayasası Türkiye'ye kuvvetler ayrılığını ilk kez o getirmiştir. Fakat bu ilke hiçbir biçimde işlememiştir. Burada kuvvet meselesi bugünkü ortamı doğuracak şekilde işlemiştir. Biz bağımsızlık yerine tarafsızlık koyduk belki bir de sağduyu koymalıydık. Anayasa Mahkemesi siyasal parti çöplüğüne çevirmişitr. İnsanların kendini ifade etmesine engel olmuş."

 

SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ DARBELERİN ÖNÜNE NASIL GEÇECEK?

"Cuntacılıkla klasik Türkiye'de yaşandığı biçimde birbirinden ayıralım.1961 anayasası farklı yerlerde cuntaların oluşmasına yol açmış. Her yerinde gizli bir şey var. Bir defa kuruluş itibariyle dışlıyor. Sistemde bütüncül bir kuvvet kullanımına izin vermiyor. Yargı yürütme ve yargı konusunda kendi görevlerini müstakilen yerine getirmeleri gerekir. Parlamenter rejimle tartışma yapılırken cumhurbaşkanı tarafsız en yüksek oyu almış partiye hükümet kurma görevi veriyor. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini istiyoruz. Bir cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmemiş, meclis tarafından seçilen ve halk tarafından seçilen kişiye müdahale edebiliyor."

"Bu sistemin esasında istiktrarlı etkin ve bir yürütme istiyoruz bu yürütmenin dış müdahaleye maruz kalmasını istemiyoruz. Bir taraftan yürütme bir taraftan yasama seçilecek. Yasama organı bakımında toplumun önünde bir sıkıntı yok. Toplum kendi kafasında bazı hesaplamaları yapmak zorundaydı. İki sandık olduğu zaman koalisyon kurulsun iktidar şöyle paylaşılsın demeyecek. Seçtiği kişinin en iyi şekilde yürütebilmesi için seçecek. Siz yasama görevini yerine getirmek için halk size destek verecek .Hükümetin doğru işlerini desteklemek yanlış işleri engellemek görevleri olacak. Bunu neden küçümsüyorlar anlamıyorum."

 

BAŞKAN İLE PARLAMENTO ARASINDAKİ UYUM

"İnsanlar hayatta her zaman uzlaşma üzerine yaşar. Bu uzlaşma sürekli koalisyon olarak adlandırılamaz. Kanun tasarısı teklifi için bir partiden destek istemek koalisyon olarak adlandırılamaz. Koalisyondan kast ettiğimiz hükümetin bir sonraki sandığa kadar işleri yürütmesidir."

"Cumhurbaşkanlığı sisteminde ikinci turda cumhurbaşkanı seçilecek. Seçimler açıklandığı gün cumhurbaşkanını ve yürütmenin kim olduğunu anlamış olacağız. Kaldı ki biz eğer siyasi partiler ve seçim kanununda değişiklik olursa seçim barajının aşağıya ineceğini düşünüyorum. Ben 3-5 olacağını düşünüyorum. Bir sandıkla istikrarı sağladıktan sonra diğer yerde sağlamak gerekmiyor. Bu baraj en son gördüğümüz seçimde patladı ve bir işe yaramadı. Mecliste gerçekten temsil sağlanacak."

 

YÜRÜTME PARLAMENTOYA GÖRE DAHA GÜÇLÜ NEDEN BU TERCİH EDİLDİ?

"Parlamenter sistem üzerine tükenmez reformlar yapıldı bu zamana kadar gelindi ama bitmedi. 1991 yılında Turgut Özal cumhurbaşkanı seçildiğinde parlamentonun sonu gelmişti. Sistem buna o kadar tepki verdi ki. Bir gazetecinin evinde koalisyonlar kuruldu. 1990'lı yıllarda. Biz bu görüşmelerin yapıldığı evlerin vatandaşların evinde olmasını istiyoruz. Vatandaş kendi karar vermeli cumhurbaşkanına. Diyorlar ki bir senato neden yok. Bir senato yoksa bu görevleri kim yapacak. Amerikada bir temsilciler meclisi var. Temsilciler ne kadar güçlü ise bu bizde de olacak."

"Dünyanın sistemlerle ilgili bir deneyimi var. Türkiye'nin 141 yıllık bir tecrübesi var. Türkiye'nin hem parlementer sistemi hem de meclis sistemini denemiş bütün bu tecrübeler ışığında çıktı Cumhurbaşkanlığı sistemi. Cumhurbaşkanlığı kelimesinin halkta bir karşılığı var. Anayasa çalışmaları yapılırken sistemin ismi 'cumhurbaşkanlığı sistemi'dir. Bu rastgele bir durum değildir."

 

NASIL BİR SİSTEM ÖNERİLİYOR?

"Yürütmeyi güçlendirecek başka mekanizmalar mevcut olsa onlara bakmamazlık etmeyecektik. Herkes farklı öneriler getirdi. Bu kadar geniş bir tartışma ile oldu. İlk kez bir anayasa metni toplumun gözü önünde tartışıldı. İkinci defa meclis tarafından yapılan bir sistem ilk 1924'te yapılmıştı. Diğerlerini azınlıklar hazırlamıştı. En çok şaşkınlık yaratan şey farklı eleştiriler getireceklerine farklı fikirler getirebilirlerdi. Böyle bir şeyin olmamış olması da bir eksikliktir. Bu tartışma başladığında CHP kendi anayasa önerisini ortaya koysaydı bu geleceğe de ışık tutardı. Bireysel olarak anayasa metni hazırlayanlar var. Ama parlamenter rejimin hangi aksalıkları nasıl düzeltilecek bunun için öneri getirmediler."ay Video 

 

AMERİKA İLE TÜRKİYE'DE SİSTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

"Diyelim ki parlamento ile cumhurbaşkanı arasında bir uyumsuzluk istikrarsızlık var. Amerikadaki anayasa dünyanın en eski anayasası. Amerika'dakinin bizde gerçekleşmesi çok zor. Orada federal bir yapı var. Bizde merkezi bir devlet yapısı var. Dünyaya bunu biz öğrettik."

 

BAŞKAN YARDIMCISININ SEÇİLMESİ

"ABD'de Başkan yardımcısı başkanın listesinde yer alıyor; başkana oy verince yardımcısını seçiyorsunuz. Brezilya'da başkan yardımcısı parmalentoda başkanı görevden aldırmış ve yerine geçmiş ülkeyi yönetiyor. Başkan yardımcısı başkan ile beraber seçilmişti. Onu görevden aldırdı ve yerine geçti. OHAL meclisin en son karar verdiği bir şey. Metni içtenlikle savunuyorum. Bu kadar inanmış olduğum bir metin. Braziya'daki gibi bir tehlike önlenmiş bir metin."

"Biz bir senato öngörmedik. 1961'de yapılmıştı ancak başarılı olmadı. Tek meclis tercih edildi. İnsanlar bu metinleri okurken eksik okuyor. ABD'de senatonun her zaman doğru şeyler yaptığı ya da her zaman Amerika halkını temsil edip etmediği bir olay. ABD'nin gerçek yüzünü her zaman görmüyoruz. Burada mutlak bir gerçeklik varmış da biz onu reddediyormuşuz diye bir şey yok."


Amerikalılar diyorlar ki bir senatodan geçiriyoruz başkanın adaylarından birini seçiyoruz diyorlar. Burada meclisin üye seçme yetkisi var. Bu yetkinin küçümsenmesini anlamıyorum. Neticede kendisine teklif edenlerle sınırlı. Amerikan anayasasında seçimler düzenlenmemiş ,biz seçimleri ayrıntılı bir şekilde düzenledik. Amerikan sisteminde partiler ile başkanın arasındaki ilişki ile ilgili bir şey yok.

"Partiyi anayasaya genel başkan olmaz diye yazmak makul değil. Böyle bir şey anayasaya yazılamaz, bu nedenle toplumun kültürüne bırakılmalıdır."

"Bir defa kuvvetler ayrılğı esas olarak yasama ve yürütme arasında ayrılık olmasıdır. Yargının bağımsız bir fonksiyon olarak yer almasına sistem izin veriyor. Şu anki sistemde bir değişiklik yok. Yasama organı bizim en çok çelişkiye düştüğümüz organdır. Biz zaten bir koalisyon olmaması vesayetin müdahele etmemesine yönelik bir sistem kuracağımız için milletvekillerinin daha rahat hareket edeceklerini ve ellerindeki tek yetkiye daha fazla odaklanabileceklerini düşünüyorum."

 

CUMHURBAŞKANININ KARARNAME ÇIKARMASI

"Biz toplumumuzu bence çok küçümsüyoruz. Bu gençlerimizin 15 Temmuz'da canları pahasına savunduklarını gördük, onlar her şeyin farkında. Bizim anayasamız kanun yapma konusunda yetkiyi parlamentoya vermiş anayasada yaklaşık 20'ye yakın yerde 'ancak kanunla düzenlenir' demiş, yani cumhurbaşkanına kanun yapma yetkisi vermemiş. OHAL ile ilgili cumhurbaşkanının kararname yetkisi mevcut anayasada zaten vardı, bu yetki kararname ile devam etti. Meclisin bu konuda karar alması noktasında hiçbir eksiklik yok. Burada sorun yargı denetimi sorunu. Anayasa'nın 151 maddesindeki değişiklikte 'en çok oy almış iki parti iptal davası açabilir' diyor."

 

HSYK'NIN SİYASİLER TARAFINDAN SEÇİLMESİ

"30 yıllık akademisyenlik geçmişim var. YÖK üyesiyim aynı zamanda. Bu seçimler insanları birbirine düşürüyordu. Bu durum HSYK'da da ortaya çıkmıştı. Politik angajman ile gelenleri anlıyorsunuz. Yargıçların böyle bir duruma düşürülmesini anlıyorsunuz. Hepsini meclis atasın denebilir, bu bir tercihtir. Biz cumhurbaşkanı ve meclis diye ayırdık ve ikisinin birlikte ataması uygundur."

 

BAKANLIKLARIN KURULMASI KALDIRILMASINA CUMHURBAŞKANININ KARAR VERMESİ

"2011'de çok sayıda bakanlık değişti. Bu zaten yapılabiliyordu. Bir defa cumhurbaşkanının kendi emri altında çalışacak bakanlıkları organize etmesi bakımından oldukça rasyoneldi. Bu yetkileri cumhurbaşkanı kullanacak, kendi emri altında çalışan yetkileri kanunla düzenlemiş kurumlar."

 

ÜST DÜZEY ATAMALARDA NELERE DİKKAT EDİLECEK?

"Bizim sistemimizde bunlar devlet memuru, bunların atanma usülü kanunda düzenleme var. Bizim sistemimizde uzun zamandır üzerinde düşündüğümüz kamu personeli düzenlemesi var. Bu anayasa metnindeki düzenlemede sadece üst düzey olanların atanmasını cumhurbaşkanı yapacak. Bunların bir kısmı görevden alınınca dava açıp geri dönüyorlardı. Cumhurbakanı bir program vadetmiş ama bunları gerçekleştirmek istediği kişi ile çalışamıyor. Böyle şeyler olmasın diye ortaya çıkan sorunlar nedeniyle böyle bir düzenleme yapıldı. 80 milyonluk bir ülkede 3 milyonluk memur sayısı inanılmaz bir bürokrasiye neden oluyor. Atamalarda liyakat ve ehliyete dikkat edilecek. Objektif bir biçimde yapılacak. Hangi nedenlerle layık olduğu ortaya konacak ve biz göreceğiz. Yargısal bir denetime tabi olmayacak değil. Zaman zaman revize edilecektir. Liyakat sistemi Türkiye'de sorunludur."

 

TEK ADAMI KANDIRMAK KOLAYDIR TEZİ

"Ben tek adam göremiyorum, kimin tek adamı kandıracağını anlamıyorum. Tüm karar verme yetkisinin bir kişide olması, bugün de böyle bir şey var. Başbakan bakanın görevine müdahale edebilir. Her insan yanılabilir. Bir adamı yanıltıp ülkeyi kötü noktaya götürecekler diye düşünüyorlar. Yüzde 50 üzerinde bir oy alacak ve kaderinizi 3 kişiye mi teslim edecek. Yani öyle gizli kapının arkasında beni kandırdı diye bir şey yok. Bunu FETÖ nedeniyle ortaya atıyorlar. FETÖ her yere sızmış. Bir cumhurbaşkanını ele geçirirseniz devleti ele geçiririsiniz diyorlar. Türkiye'de parlamenter sistem yalın olmadığı için farklı tuzaklarla dolu olduğu için insanlar baskı altında kalacak."

 

KILIÇDAROĞLU'NUN SÖZLERİNE YANIT

"Eğer geçrekten bu kadar büyük olaylar yaşandıktan sonra toplum hala bu sistemle devam etseydi insanlar ümitsizliğe düşerdi. Bütün anayasaları darbeciler yaptı. Toplum bir darbeyi püskürttü ve bu toplumun bir anayasa yapma hakkı vardı. İnsanların yüzde 85'i darbeye karşı durdu anayasanın hala darbecilerin anayası olması kabul edilemezdi. Bu sisteme ilk darbeyi Özal vurdu. Ve ondan sonra birçok şey yaşadık. Toplum bu çıkmaz içerisinden kendini bir iktidara kavuşturdu. O kadar çok zorluk yaşadık ki. Biz ilk defa cumhurbaşkanını kendimiz seçtik ikinci büyük darbeyi vurduk. Toplumun meseleye büyük bir bakışı var. İnsanlar böyle bir sisteme geçmekte tereddüt etmiyor."

"Bir defa bu metin tam bir anayasa metni olmadığı için sadece 'cumurbaşkanlığı sistemi'ni düzenlediği için devam edecek bir süreçtir. Metinle ilgili tartışmalar var. Komisyonda değişiklik yapıldı. Muhalefetin önerileri olsa başka değişiklikler de yapılabilirdi. Parlamenter sistemde kalsaydık patinaj yapıyorduk. Hiçbir sistem mükemmel değildir."

"Her zaman sandığa elitlerden daha çok güvenirim. Azınlık elitlerinden hiç hoşlanmam. Sandığa güvenen bir sistem kuruyoruz. Dolayısıyla bizim için esas olan iki sandık kuruyoruz bu sandıkta yürütmeyi seç, bu sandıkta yasamayı seç. İki tane seçimi tek bir sandıkta seçiyorduk şimdi toplum cumhurbaşkanının nasıl denetlenebileceği biliyor. Bunu küçümseyen insanlar var. "

Habertürk

02.03.2017

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0