‘Alice Spa`lar dünyasında…’

23 Aralık 2009 13:22 / 1892 kez okundu!

 


Tam buldum derken , kriz vura vura benim spa’mı vurdu... Dolayısıyla olan bana da oldu...
Düştüm yine yollara, evime yakın lokal bir spa bulmak için…

Bir tane de buldum, tam yolumun üzerinde: “Bloom Nails”
Nasıl düştüm hatırlamak bile istemiyorum ama bir yer bulmuşum ki, ismini olsa olsa “Aman Allah’ım Spa’sı “ olarak değiştirebilirim... Ve kesinlikle iyi anlamda değil...
İçeride çalışanların hepsi Çinli olan bir güzellik merkezi düşünün.
Bizim bildiğimiz, manikürist elinizi yaparken, sizinle konuşur değil mi?
Bunlar, sizin elinize manikür yaparken, kendi aralarında bağıra bağıra Çince konuşuyorlar... Arada kendilerini kaybedip, size bakıp gülerek Çince konuşmaya devam ediyorlar... Ve işlerini de ciddiye aldıkları için diyemeyeceğim ama her neyse dertleri, manikür esnasında tuvaletiniz gelirse yandınız... Çünkü lavaboya gitmek yasak manikür esnasında... Nerden mi biliyorum, yanımdaki bayandan!
Yanımdaki bayanın, manikür esnasında tuvaleti geldi. Ve izin istedi. Ama gel gör ki, maniküristi “No” dedi... Kadıncağız en son “Ama cidden gitmem lazım” diyordu, ağlamaklı bir şekilde. Fakat Çinli dostumuz, uzun cümle bile kurmaya gerek duymadan, kısa ve net şekilde, “ NO” diyordu.
Aman Allah’ım, tam uçmalık bir yerdi orası.
Bu deneyimin üzerine, arayışlarım devam etti tabi...
Geçen gün, franchise spalardan BLISS spa’ya gittim.
Tertemiz, her yerde beyaz önlüklü çalışanlar.
Açık büfesi bile var; peynirler – krakerler, brownieler, çay – kahve…
Pedikür yaptırırken, kulaklıklarınız geliyor, istediğiniz tv kanalı ya da DVD seçiliyor. Çayınız brownie ile ücretsiz ikram ediliyor. Bir saat boyunca keyif yapıyorsunuz.
Üstelik de, Çin kabusu Bloom Nails’de pedicure için 27 $ öderken, burada 52 $ ödüyorsunuz. Verilen hizmet düşünülünce, çok yıkıcı bir fiyat gelmiyor.
Tek tüy ürpertici tarafı; çalışanların konuşma tarzı...
Her çalışan sanki müzikalde oynuyormuş gibi eko’lu konuşuyor.
“Merhabbaaa, nasılsınızzz?.. Ne güzell bir günnn… Herşeyyy harikaaa…..” tarzında.
Dışarısı bu arada, eksi 8 derece, yüzü bıçak gibi kesen bir rüzgarla boğuşmuşsunuz. Elleriniz eldivene rağmen donmuş, kafanızdaki bere saçınızı elektriklendirip berbat etmiş, burnunuz kıpkırmızı olmuş, durmaksızın akıyor...
Ve birden, Bliss’den içeri girince, kendinizi “Alice Spalar Dünyasında” bulunca abondone oluyorsunuz.
Çalışanların, hem kısık hem değil bir ses tonuyla, “Aman huzurumuzz kaçmasın, burada çok ama çook mutluyuz” yaklaşımı ilk iki saniye sinir bozuyor, üçüncü saniyede ısınmanın verdiği rahatlamayla komik geliyor, ama ceketinizi alıp, sizi pedikür dünyasına götürdüklerinde, bir elinizde çayınız, bir elinizde brownieniz, kulağınızda kulaklıklarla “sex and the city’i” izlerken, keyif overdose oluyorsunuz...
Bunun için ekolu konuşmam gerekiyorsa, konuşurum diyorsunuz.
“Huzurumuz kaçmasın, burada olduğumuzu kimse bilmesin, mutluluğumuzz hiç bozulmasın” hesabı…


Ceyla Gökahmetoğlu Gülboy
21.12.2009



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.