Yeni Sol Parti'nin Kadıköy toplantısı bir dönüm noktasıydı
01 Şubat 2010 19:09 / 520 kez okundu!
Yeni Sol Parti'nin Kadıköy toplantısı bir çok açıdan bir dönüm noktasıydı. Kadınların aktifliği ve kararlı tutumları, gençlerin enerjisi ve tutarlı yaklaşımları, kalabalık katılım başlangıç için herkese umut verdi. Ufuk Uras hareketinin geçmiş aktivitesinin olumlu sonuçlarını da bağrında toplayan girişim şu an 15 Şubat 2010'daki SHP genel kuruluna kilitlenmiş durumda.
Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir sol seçenek için Kadıköy buluşması Pazar günü yapıldı. Yeni Sol Parti için yapılan bu ilk açık toplantı Kadıköy'de, örgütlü sol arayış içindekiler için bir dönüm noktası oldu. Bu toplantıyla birlikte Kadıköy'deki yeni sol kazanının altı yakıldı, kazan fokurdamaya başladı bile.
İnsanlar birbirini tanımaya başladı. Kendi köşesinde bir şeyler yapan tek tek kişiler, yalnız olmadıklarını, kendilerine benzeyen birilerinin de var olduğunu gördüler. İlginç olan Taraf okuyanların da, Cumhuriyet okuyanların da aynı partide buluşma olasılıklarının var oluşuydu. Bu toplantı bunu açıkça gösterdi. O nedenle gazetenin birisini okuyan diğerini okuyanı kesinlikle karşı cephede göstermesin. Ben bugün orada bunu gördüm.
Girişte kayıt yapıldı, bir anket formu verildi, bir de broşür: "Toplumsal Adalet ve Demokratikleşme için DEMOKRAT, EŞİTLİKÇİ ve ÖZGÜRLÜKÇÜ Bir Siyasal Hareket". Yeni partinin hazırlık çalışmalarının geçmişini anlatan bu broşür bizi gelecek için umutlandırıyordu.
Hedef: Kitlesel bir sol parti... 4 Temmuz 2009'da Ufuk Uras'ın çağrısıyla toplanan ilk buluşma, "ne olacak bu memleketin hali?" yaklaşımıyla sorunlara ilk neşteri vurmuştu.
Temas heyetinde Ufuk Uras, Tatyos Bebek, Berat Sancar, Umur Coşkun, Zübeyde Kılıç, Fuat Keyman, Atilla Aytemir, Zafer Nuhoğlu, Arif Ali Cangı, Mehmet Demir, Ahmet Asena, Erol Katırcıoğlu, Ahmet İnsel, Kıvanç Eliaçık, Fehim Caculi, Aydın Engin, Cemal Polat, Sinan Tutal, Sezai Temelli, Tanay Sıtkı Uyar, Çağatay Anadol ve Nezih Kazankaya vardı.
Broşürde yeni parti için çerçeve metine de yer verilmişti. “… Eşitlikçi,dayanışmacı, özgür yeni bir Türkiye kurmanın biricik yolu, topluma vaat ettiği niteliklere önce kendisi sahip olan yeni bir siyasal hareketin hızla güçlenmesi ve gerçek siyasal alternatifi temsil etmeye başlamasıdır.”
Toplantı iyi düzenlenmişti. Organizasyonun öndeki aktif görevlileri çoğunlukla kadındı ve kendileri de bununla çok övündüler. Bu öncülük bile yeni sol için başlı başına bir güven unsuruydu. Konuşmacılardan birisi (10 Aralık adına konuşacak olan Bahatin Günel) başka bir toplantı nedeniyle gelememişti. Bu, organizasyon adına eksi puandı.
Müge Karalom, Hayri Güngördü ve Erol Katırcıoğlu’nun konuşmaları yapıldı. Sonra da sorulan soruları paylaşıp yanıt için yeniden kürsüye geldiler.
Yeni Demokrasi Hareketi deneyiminden de geçmiş Erol Katırcıoğlu, “Güzel fikirlere sahip olmak önemli ama siyaset, insanlara dokunma ve onları ikna etme yoludur biraz da… Yeni parti buna odaklanmalıdır... Bu arada inanın kafanızdaki tüm sorunların yanıtını ben de bilmiyorum. Hatta önümüzdeki süreçte tam olarak neler yapılması gerektiğini de…” diyerek sakin ama güven verici konuştu. Her şeyi bilen hatta bilmediklerini bile ajitatif biçimde beynimize sokmaya çalışan tipik esen gürleyen konuşmacı tavırlarından uzaktı. Yeni partinin, elini çabuk tutarsa siyasete müdahale şansının olduğunu da belirtti Katırcıoğlu.
Müge Karalom’un samimi konuşması etkileyiciydi. Kadın kotasının çok yakında gereksiz olmaya başlayacağının da ipuçlarını verdi sanki. Yine de erkek egemenliği bu dozda sürdükçe pozitif ayrımcılık gereği olarak daha bir süre kotaya gerek var.
SHP adına konuşan Hayri Güngör, Şubat ortasındaki SHP genel kurulundan nasıl bir yol ve yöntemle yeni partiye geçileceği konusundaki sorulara yanıt vermeye çalıştı. Yeni bir üst yönetim seçileceğini, bu yönetimin, yan yana gelmeye çalışan gruplardaki bu eğilimleri yansıtacağını, ardından da örgütlenmesi eksik olan il ve ilçelere atama yapılacağını, 45 gün içinde de yerel kongrelerin yapılmasıyla ortak yeni eğilimin parti yapısına yerleşmeye başlayacağını açıklamaya çalıştı.
Dinleyicilerin yaptığı kısa kısa konuşmalar da çok anlamlıydı. Bu hem katılımcıların panoramasını anlamaya yardım etti hem de herkesin böylesi bir parti çalışmasına ısınmasının da başlangıcı oldu.
Örneğin Onur Devrim Üçbaş’ın, “Bu partide kadın ve gençlik kolları olmamalıdır… Kadınları ve gençleri buralara sıkıştırmak eski partilerin tipik tavrıdır” sözleri çok anlamlıydı. Örgütlenmeyi yeni yapacak şeylerden biriydi belki de.
Temas heyetinde de ismi olan Mehmet Demir çok anlamlı bir konuşma yaptı. Konuşmasına 19 Ocak tarihli Radikal gazetesindeki iki arkadaşın yazısını referans vermeyi de unutmadı.
Özellikle gençlerin ve kadınların konuşmaları belirli bir kalitenin üstündeydi ve bu çok sevindiriciydi.
Gecede, 5 dakikayı aşacak diye yapmayı tercih etmediğim konuşmam ise şöyleydi:
“Bu parti toplumun mağdurlarını birleştirme gayreti güderek doğru bir iş yapıyor. Ancak unutulmasın ki her yeni dönemeçte ülkenin mağdurları biçim, yer ve pozisyon değiştirirler. Parti bunlara göre kendini esnek biçimde değiştirmeye uygun olmalıdır.
Bu parti kesinlikle ve tartışılmaz biçimde yeşil bir siyaset gütmelidir. Bu onu en yenilikçi yapan yönlerden olacaktır ama o, aynı zamanda bunu en yenilikçi biçimde yapan olmalıdır.
Bu parti feminist bir parti olmalıdır. Geçmişte kadın hareketi alanında en ileriye gidenlerden olan İKD (İlerici Kadınlar Derneği) bile feminizmden uzaktı ve bu durum sol harekete yararlı olmamıştı. “Kadınların sorunu da sosyalizmle birlikte çözülür, bu nedenle de iktidar sorununa bağlı olmalıdır” diyenlerden uzak olunmalıdır. Erkek egemenliği ile mücadelenin, belki de hiç bitmeyecek gerçek bir süreç, feminizmin de erkek düşmanlığıyla ilgisinin az olduğunu unutmamalıyız. Yeni parti, kota konusunu da pozitif ayrımcılık olarak görmeli ve komplekse kapılmamalıdır.
Bu parti gerçekten yenilikçi olmalıdır. Çünkü en başta parti gibi olmayan parti olmalıdır.
- Siyasi partiler yasasının gerçek anlamda biçimsel kalması için çabalamalı,
- Eş başkanlıktan, kısa dönem başkanlığa kadar artık kimi yerlerde de uygulanan farklılıkları aramalı,
- Militarist yapılanmadan uzak durmalı,
- Genç Sivillerin ironik çalışma tarzından, tanıtım ve eylem biçimlerinden akıllıca yararlanmalı,
- Fraksiyonlarının olmasından rahatsız olmamalı, tersine bunlardan, partinin kendi iç hukuku içinde partiyi besleyecek kanallar olarak yararlanmasını bilmeli, bu anlamda da örneğin onların ayrı dergiler çıkarmasını ihanet olarak yorumlamamalıdır.
- Bu parti sanal ortamları yeni tür bir gençlik örgütlenmesi için değerlendirmeyi en başa alabilmelidir.
Bu parti mağdurları sayarken başörtülüleri unutmamalı, cinsiyetçiliği ve türcülüğü artık yanına yaklaştırmamalıdır.
Bu parti Kürt demokratları ve alevi demokratlarıyla aynı kanaldan akmayı başarırsa ülke tarihinin yazımına somut katkılarda bulunabilir.
Bu parti kendi içinde bir tür koalisyonlar kurmaktan ürkmemelidir. Çünkü ülke için de savunacağı en demokratik girişimlerden birisinin, koalisyon fikrinin en demokratik çözüm anlamına geldiğini savunmak olduğunu bilmelidir.
Yeni parti Kemalizm’in evrilmesine ciddi anlamda destek olmak gibi bir görevinin olduğunu da bilmeli, tersinin, kendisini hep zorlayacağını unutmamalı, Kemalizm’in, post modern, 21. yüzyıl çağdaşlığında yeni bir yorumunu arayan ciddi bir kesimin varlığını dikkate almalıdır. Yeni partinin kuruluşu ve gelişiminin zaten bu süreci derinleştireceğini bilmeli ama bundan öte dikkatlere de ihtiyaç olduğunu unutmamalıdır.
Bu parti, toplumun % 20-25’inin, yanlış cumhuriyet seviciliğinden, demokrat cumhuriyet olgusuna geçmesine destek olmalıdır.
Bu parti darbecilikle, militarizmle aralarına kesin sınır koyup, Atatürk'ün batı medeniyeti hedefinin bugünkü versiyonu olan AB'nin hukuk ve demokrasi sistemini ülkemize uyarladığını göstererek örnek yaratmalıdır.
Bu parti ülkedeki yanlış laiklik anlayışını sakince anlatıp, gerçek laik bir pozisyon kazandıklarında Ak Parti'nin gerçek eleştirilecek yanlarının böylelikle daha kolay ve doğru biçimde yapılabileceğini gösterebilmelidir.
Bu parti "Kemalist devrim"in, doğulu yanlarımızı nasıl yanlış biçimde bastırdığını, bu nedenle de tarih içinde DP, AP, ANAP ve Ak Parti'de somutlanmış bir büyük muhalif cephe oluşturduğunu elitist saçmalıklarını göstererek açıklayabilmelidir.
Bu parti İslamcı olunmadan da İslam kültürünü anlamanın ve geniş halk kesimlerine yeni bir dille -ama takiye yapmadan- yaklaşmanın da mümkün olduğunu gösterebilmelidir.
Böylece belki Kemalizm yeniden, pozisyonlarını yitirmiş elitler için değil de bir kısım halk için anlamlı görünür. Bu çizginin insanları da küllerinden yeniden doğarlar ama demokrat bir ruhla. Yeni Parti’nin içinde kendilerine yer bulamasalar da en azından bir koalisyon ortağı kazanılmış olur.
Bunun için teorisyenler Mustafa Kemal'i ve devrimlerini yeniden ele almalı, yeniden yorumlamalı ve 10 yıl sonrasının, hatta 2023'lerin yeni demokratik, değişimci siyaseti için potansiyellerini şimdiden ciddiyetle zorlamalıdırlar.
Bu arada, tıpkı eski sol cenahın hala kimi eski marşlarla idare etmeye çalışması gibi, Kemalist kesim de 100. yıl gelmeden, hala 10. yıl marşıyla gaza gelebilmenin zavallılığının artık çaresini bulmuş olurlar diye varsayıyorum. Yoksa onların da bizim de işimiz zor. Elbette marş kültürünü terk etmek daha önemli olmalı.
Parti kurulduğunda eğer herkes memnunsa ya da özellikle bir grup çok memnunsa sorun var demektir, şüphelenmekte yarar var. Yok eğer herkes biraz memnuniyetsiz ama yine de "eh" diyorsa, gerçekten umutlu olunabilir. En azından ortada gerçek bir uzlaşma arayışının sonuçları var demektir.
Bu parti, bağımsız adaylarla katılacağı seçimlere şimdiden hazırlanmalıdır. Barajın düşürülmesi küçük bir olasılıktır. Parti, kendini beğenmişlik tuzağına düşerse şansını kaçırabilir. Bağımsız biçimde girip sonra belirli bir partide toplanıldığında ise, geçmişte milli bakiye sisteminin de etkisiyle TİP’in kazandığı başarıyı da aşan bir adıma hazır demektir.
Bir dinleyici "neden başörtülü bir başkanımız olmasın?" diye anlamlı bir soru sormuştu. Yukardaki sorulara olumlu yanıt verebilen ve bu doğrultuda kararlılıkla çalışanların neden başörtülü bir kadın başkanları da olmasın ki?”
Geceden çoğunluğun umutlu ayrıldığını söyleyebilirim.
İ. Mısırlıoğlu
31-01- 2010
İstanbul
Yeni kurulacak partinin Kadıköy yakası için iletişim:
Ayşe Demirbilek: aysedemirbilek@gmail.com
Tel No: 0536 5195406
Adnan Genç: adnanfehmi@gmail.com
Tel No: 0532 4113377



