28-29 OCAK 1921 / UNUTMA!
27 Ocak 2010 22:31 / 195 kez okundu!
"Zaman oldu ki, karşımıza çıkan kara fikirli mürteciler, Türkiye'de amele ve rençber sınıfının mevcut olmadığını, olsa bile, hammalların memurlardan iyi yaşadıklarını söylemekten utanmadılar."
"Son zamanlarda ise, bilhassa İstanbul, İzmir, Konya, Erzurum, Ankara ve Eskişehir'de vücuda gelen amele ve rençber namı altında inkılapçı mühim bir sınıf yaşıyor. Ümitvarız ki, İstanbul ve Anadolu rençberleri yakında müstevli ve zalim bütün kuvvetleri toplayarak hayat ve mübareze faaliyetlerini kendi kollarına almak iktidarını göstereceklerdir." *Eylül 1920 Baku-TKP.1.Kongresi Kapanış Konuşması- M.SUPHİ*
Mustafa Suphi ve on beş yoldaşının Karadeniz'de öldürülmelerinin üzerinden 89 yıl geçti.
Türkiye tarihinin dosyalarının açılması ve aydınlatılması gereken belki de en önemli olaylarından biri budur.
Burjuvazi bu olayla kana buladığı elleriyle, bu güne kadar binlerce komünist, ilerici, devrimci, yurtsever insanın katledilmesine imza atmıştır.
Ölümlerin, zulümlerin iktidarlarını sürdürmeye yeterli olmadığını görenlerin yeni tezgahlarında; sahtekarlık, yalancılık, göz boyama, oyalama, hafıza silme, kalpazanlık pazarlanmaktadır şimdi.
Tezgahtarlar elleriyle gözlerini kapatmış, "güneş öldü" diye bağırıyorlar...
Halkımızın güzel, ince alaylarla süslenmiş deyimleri vardır;
"Kös dinlemek", "anlamayana davul zurna az", "bir kulağından girip, öbür kulağından çıkmak, "havsalası almamak", "ıska geçmek", "kulağı düşmek", "kulak asmamak", "kulakları paslanmak", "yabana atmak" gibi örnekler, bu kadar yıldır söylenenlerden, yazılanlardan, çizilenlerden, yapılanlardan sonra bile "elleriyle gözlerini kapatıp, güneş öldü "diye bağıranları ve bunlara inananları tarif edebilir."
Durumdan vazife çıkartıp, "hadi yeni bir güneş yapalım diyenleri" sıçan olmadan çuval delmeye kalkan" deyimiyle tanımlayabilirsiniz.
Zevahiri kurtarma peşindeki yalancı pehlivanların da "bu iş naylon" ama "dostlar alışverişte görsün" düşüncesiyle yeni güneş yapma çalışmalarına "canla başla!" daldığını görebilirsiniz.
Bu aşamada bile kendilerine "aklınızı peynir ekmekle mi yediniz" uyarısında bulunanlara "sen ne bilirsin" diyenleri "bildiğini okuyan", "işine gelmeyen", "işgüzarlık eden", "kendini bilmeyen" deyimleri anlatabilir sanırım.
Bu arada ya güneş gerçekten ölürse elimizdeki mumları kaça satarızın hesabını yapanları da "nalıncı keseri gibi kendine yontanlar", "bu ölen güneş zaten güzel değildi" dedikodularına başlayanları da "kestane kabuğundan çıkmış kabuğunu beğenmemiş" deyimleri tanımlar.
En önemlisi; bir de güneşi gerçekten öldürmek isteyen "mayası bozuk", "küçük fitneci" anlamında kullanılan "mahşer midillisi" suretindekiler var ki bizim sözlüğümüzde bu yalancı alçaklara kısaca hain denmektedir.
Bunların illüzyonlarına kanıp, kimi maceralara atılanlara bir kez daha hatırlatmak lazım, "ille de bataklığa gömüleceğiz diyenler varsa..." yardımcı oluruz...
Yüzünü ve aklını Karadeniz'in biçimlediği insanlar bulundukları her yerde işlerinin başındalar.
Bakın ne yazmış Şair Yaşar Miraç;
Oy anam neden kara bu denizin suları?
Akça m'olaydı oğul on beşlerin suları?
Oy anam neden pekçe bu denizin dalgası?
Yumuşak m'olaydı oğul on beşlerin kavgası?
.......
Oy anam adı neden on beşler bu denizin?
Kızıl mayası oğul on beşler bu denizin.
28-29 Ocak yas günleri değildir. Suphi'lerin onurlu mücadelesinden yarın için ders çıkarmak, umudun şiirlerini, marşlarını grev çadırlarına ve direnilen her yere götürme günleridir.
...her gün doğuyor yeni bir Suphi
ölen yoldaşların gözleri kadar güzel
çocuklarımızın isimleri...
"Komünist Fırkası için memlekete musallat olan harici düşmanları kovmak nasıl bir vazife ise, dahilde halkın sırtından geçinen yağmacı tufeyli sınıflarını da hazır yiyicilik halinden çıkarıp yumruk altında işletmek de, o derece esaslı bir vazifedir. Bu iki cihetin temini iledir ki, Komünist Fırkası mazlum amele ve rençber halka karşı hizmetini ifa etmiş ve ortadan sınıflar farkı kalkarak heyet-i içtimaiye, adalet-i hakikiyeye nail olmuş olacaktır."
Timur Ugan
27.01.2010
*Mustafa Suphi-1.Kongre Kapanış Konuşması*


