MUTLAKA KAZANACAĞIZ!

25 Ocak 2010 11:55 / 418 kez okundu!

 


Gemi iyice azıya aldılar. Köy, onları koruyan köpekleriyle dolu olduğu için değneksiz gezebiliyorlar. “5177 Sayılı, Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” 2004 yılı 5 Haziran günü yani Dünya Çevre Günü’nde yürürlüğe girdi. Halkla, yaşam savunucularıyla, yaşamla alay ediyorlar.

Bu yasanın hazırlık aşamasında, Bergama Ovacık altın madeninin eski sahiplerinden Newmont’un yöneticilerinden Gordon Nixon, “…Maden Yasası’nın Ankara’daki Newmont yetkilileri ile eşgüdüm içerisinde hazırlandığını…” söylemiştir. (bknz: Hükümet Newmont’la can ciğer kuzu sarması - Taylan Bilgiç) Ülkemizin madenciliğinin nasıl yapılabileceğine dair yasaları ABD’de şirket merkezlerinde yazıyorlar. Maden yasamızın, “Ankara’daki Newmont yetkilileri ile eşgüdüm içerisinde hazırlandığını... söyleyenlerin şirketi nasıl bir şirkettir?

Newmont’u aşağıdaki bu haberden tanıyabiliriz:

“Newmont’a Gana’da milyonlarca dolar ceza*
Denver merkezli Newmont Madencilik, Ekim 2009’da Gana’daki Ahafo madeninde suyun kirlenmesi ve balık ölümleriyle sonuçlanacak biçimde gelişigüzel siyanür boşaltılmasından dolayı milyonlarca dolar ceza aldı. Boşaltımı ve sonuçlarını değerlendiren bir Gana Bakanlık Heyeti, şirketin taşmayı engellemekte ya da adamakıllı rapor etmekte ve taşmayı soruşturmakta başarısız olması nedenleriyle 4.9 milyon dolar ile cezalandırılmasını önerdi.

Bölge halkı ve Wassa Madencilikten Etkilenen Halklar Birliği’nin (WACAM) kaza ve sonuçları hakkındaki kaygıları son üç ayda giderek arttı. WACAM’dan Daniel Owusu-Koranteng, “Olay, Gana’nın madencilik çalışmalarını düzenlemek için çok güçlü yasalara ihtiyacı olduğunu gösterdi” diye konuştu.

Bakanlık heyeti raporu, Newmont’u farklı maddelerde hatalı buldu; aynı anda birden fazla gölet çalıştırmak, taşmanın akış yönündeki yerleşimleri ve düzenleyici yetkilileri bilgilendirmede gecikme, çift numune alınmaması ve diğer hatalar. Buna ek olarak Gana Çevresel Koruma Dairesi raporu, şirketin taşmayı önleyici tedbirlerle engelleyebileceğine ve atık su sürecinde kaza ile taşmaları belirlemek ve kontrol altına almak konularında yetersiz önlemler alarak ruhsat yükümlülüğünü ihlal ettiğine karar verdi.


Newmont, Gana’daki madencilik faaliyetlerini genişletmek için çabalıyor. Ahafo madeninin kuzeye doğru genişlemesine dair öneri gerçekleşirse binlerce kişi yerinden olacak ve ormanlar tehdit altına girecek. İnşa edilmesi halinde Akyem madeni, Ajenjua Bepo ormanlarının dörtte birini yok edecek, binlerce insanı yerinden edecek ve aynı zamanda siyanür kirlenmesine dair risk durumu yaratacak.

Ahafo’daki sızıntı aynı zamanda Uluslararası Siyanür Yönetimi Kılavuzu’na dair endişelerin de altını çizdi. Sızıntının meydana geldiği Ahafo madeni kılavuz tarafından 2008 yılında lisanslandırılmıştı ve denetçiler madenin kılavuzda yer alan maden alanlarındaki sızıntılarla ilgili standartlara tamamen uyumlu olduğunu iddia etmişti.

Dünya Bankası Uluslararası Finans Kurumu (IFC) 2006 yılında Newmont şirketine Ahafo madenini kurması için 125 milyon dolar kredi vermiş ve bunun şirketin toplumsal ve çevresel standartları karşılaması için uzmanlık ve rehberlik sağlayacağını belirtmişti. “Altın Madencileri Derneği Başkanı sayın Ümit Akdur, bu sömürge yasalarını bile yeterli görmemektedir: “Yargı sistemimizde bu anlamda yatırımcıya güven verecek bir takım düzenlemeler yapılmalı. Yatırımcının da hakkını gözeten bir düzenleme olmalı" demektedir.

Dernek Başkanı, hangi yargı kararına uyduklarını söyleyebilir? 1997 Yılında Danıştay’ın verdiği karara karşın, nasıl çalışabiliyorlar? Yargı kararlarına karşın hâlâ izinsiz çalışan altın madenlerinin varlığı bilinmektedir. Yargıdan neden rahatsızdırlar? Aynı kişi, “…dâva açmanın bu kadar ucuz olmaması ve her önüne gelenin dâva açamaması gerektiği…” şeklinde de demeçler verebilmektedir.

Zonguldak’ta yapılmak istenen termik santrale karşı, anayasal hakkını kullanarak, idare mahkemesinde dâva açarak, ÇED olumlu kararının yürütmesinin durdurulması kararının alınmasını sağlayan bir öğretmene de yatırımcı şirket tarafından tazminat dâvası açılmıştır.

Sömürgeciler ve yandaşları, kendi yazdırdıkları yasaları bile yeterli görmüyorlar. Hukuk içinde, anayasal haklarını kullananları yıldırmak, korkutmak, yaşam mücadelesini baskılamak için sürekli tazminat dâvaları açmaktadırlar. Yalan ve iftira dolu kitaplar sipariş ederek, bedava dağıtımını yaptırmaktadırlar.

Şimdilerde broşüre kusuyorlar yalan ve karalamalarını.

Yaşam savunucuları bu dâvalar sonunda, ülkelerinin bağımsızlığını ve yaşamını kazanacaklardır.

Bunun için birlik ve dayanışma içinde mücadelerini sürdürmeye kararlıdırlar.


* earthworksaction.org adresinden çevrilmiştir.



Ertuğrul Barka
22.01.2010


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
       Facebook'ta Paylaş       
Yorumlar
29 Ocak 2010 23:34

Arif Ali Cangı

4,9 milyon dolarlık para cezası, Newmont'un kirlettiği yaşam alanlarını temizlemeyecek, ölen canlıları geri getirmeyecektir. O yüzden kirletmenin önüne geçmek daha önemli. "Kirleten öder" yerine "kirletilmesini önleme" ilkesi uygulanmalıdır. Bu anlamda Denver'da yaşanan olay bizim için de ders niteliğinde. Canlı yaşamının önemsememenin, kalkınma masalının doğal sonucu budur. Benzer olaylar Bergama'da, Kışladağ'da ve kirletme riski taşıyan diğer işletmelerde her an yaşanabilecektir. Aslında kirlenme çoktan başladı bile, hukuk kirletilmedi mi?

24 Ocak 2010 23:04

msakaryalı


Ertuğrul,
Bugün İnay'daydım. İnay Vicdan Hareketi Derneği'nin genel kurulu vardı. Gana ile ilgili haberi okudum genel kurulda.
"Gana kadar olamadık be." Aynen böyle dedi senin de tanıdığın bir İnaylı. Her yağmurdan sonra pasa yığınlarından derelere doğru metalik renkli sular akıyormuş. O sudan numune alıp ağır metal analizi yaptırmak istiyorlar. Herhalde Ege Üniversitesi nde yaptırabiliriz, sonra tespit yaptırıp Ganalılar'ın yaptığı gibi birşeyler yapabiliriz, dediler.
Sana da çok selamları var.
Hava şahane.
Yazın için ellerine sağlık diyorum.

Muammer Sakaryalı
23 Ocak 2010 22:48

Merih Yücel

Gana Hükümeti'ne, bir yaşam savunucusu olarak kutlamalarımı gönderiyorum. Bizde tam tersi oluyor. İnay'da, madenden çıkan hidrojen siyanürden zehirlenen insanların kanlarında misli misli siyanür bulundu, kuzular ölü doğdu. Yaban hayvanları öldü. Şikayetçi olan arkadaşımıza madenciler tarafından tazminat davası açıldı. Zonguldak'daki öğretmen arkadaşımıza ayni şey yapılmak isteniyor. Yargı her zaman yaşamdan yana doğru kararını verecektir. Buna inanıyorum. Yeter ki bizim siyasi erkimiz de yaşama destek versin.
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

REKLAM
Anket

12 Eylül referandumunda oyunuz nedir?

(bu ankete sadece üyeler oy verebilir)

Evet  

Hayır  

Boykot  

Katılmayacağım  

Bilmiyorum  

 

Üçüncü Köprünün İsmini Siz Seçin

(Üçüncü köprünün adı ne olmalı? - Sözlük yazıları – 6)

Mimar Sinan Köprüsü  

Bizans Köprüsü  

Avrasya Köprüsü  

Anadolu Köprüsü  

Avrupa Köprüsü  

 

Firuz Kutal
Son Fotoğraf
Mardin, Midyat, Hasankeyf ve Nusaybin - Mart 2010 Krakow 2009 - Pervin Mısırlıoğlu E. Kitap Kulübü ile Çay Sohbeti Benim Afrika\'m / Bulutlar... 4 mevsim hüzündür adım... Firuz Kutal Krakow 2009 - Pervin Mısırlıoğlu E. Mardin, Midyat, Hasankeyf ve Nusaybin - Mart 2010 34 31 Yetmez ama EVET - 5 Eylül 2010,Tepekule/İzmir
Üye İstatistikleri
Son Üye lokman ölgün
Toplam 1595 Üye
Üye Girişi
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Üye Ol / Şifremi Unuttum
Spiritüalİzmir
KONUK DEFTERİ
Konuk Defteri