Yazar Arama :

 
Nihat ÜSTÜN

SİYAH AYNA

 

İzmir’deki yakın çevreme bakıyorum yirmi beş, otuz kişiden sadece bir iki kişi hariç tamamı AK Parti düşmanı olmuş. Tuhaf bir durum. Normalinde farklı görüşlerde bir karışım olması gerekirdi. Ama burada büyük bir dönüşüm olmuş. Onlara göre de düşmanlık iyi bir şey değildir ama kendi düşmanlıklarının kökeni bilim sevgisine dayanmaktadır. Onların ana argümanı düşman olduklarının cehaletidir. Ve bilincin cahillerle mücadelesi söz konusudur. Bu görmek istedikleri ideal pozisyondur ama gerçekliği yok. Çünkü insanlar bilinçlenerek devrim yapmazlar, kendilerini de değiştiremezler. Aksine bilinç insanları pasifize ederek içe dönmesini sağlar. Dolayısı ile kanaatimce bu kesimi daha çok harekete geçiren şey içgüdülerdir. Fransız ihtilalinde de buna benzer pozisyonlar doğmuştur. Dolayısı ile güçlü argümanlarla tartışmak yerine cahil olarak niteledikleri kesimlerin en zayıf çıktılarını faş etmeye bayılırlar. Doğu oryantalizminde imam, Batı oryantalizminde rahip figürü baş kahramandır. Oysa verimli bir tartışma açmak istiyorsan rakiplerinin güçlü argümanlarını muhatap alman gerekir. Yaşayanlarla olduğu kadar ölmüş olanlarla da tartışılabilir. E. Burke ya da J. Locke’u muhatap al. A. Smith ya da Katolik ordusunda savaşmış Montaigne’i yada günümüz düşünürlerinden McIntyre’ı muhatap al. Ya da Türkiye’de de muhafazakâr, liberal siyasetin önemli entelektüelleri var, onları muhatap al ki verimli bir tartışma olabilsin.

Tüm Yazılar 17 Nisan 2019
İzmirizmir.Net

NUH'UN GEMİSİ MANİFESTOSU - 6

 

"Vanlı, Mardinli, Hakkârili, Diyarbakırlı, Siirtli, Tuncelili, Şırnaklı dostlarıma, arkadaşlarıma, bölgedeki Kürt, Arap, Türk tüm kardeşlerime sesleniyorum:

Özeleştiri yapmadan, PKK’yi silah bıraktırmaya uğraştıklarını sahici biçimde göstermeden HDP’ye yeniden şans vermeyiniz!

Çocuğunuzun önünde yeniden bombalar patlamasın, kurşunlar uçuşmasın, dükkanlar haraca bağlanmasın, iş yerleri ve evler yakılıp yıkılmasın, hendekler kazılmasın, gençler ölmesin diye HDP’ye bu kez şans vermeyiniz!

Sizin barış ve huzur arayan sivil vatandaşlar olarak onlara yapacağınız en önemli eleştiri, oyunuzu bu seferlik onlardan uzak tutmak olacaktır.

Onlara vermeyeceğiniz her oy, size barış ve huzur olarak geri dönecektir. Oylarındaki anlamlı bir düşüş belki onları da kendine getirebilir. En demokratik hakkınız olan oy kullanma yoluyla, bir dönem sempati duyduğunuz, oy verdiğiniz o partiyi yeniden sahici barış yoluna döndürebilir; şiddet ile, terör ile, silah ile aralarına gerçek bir mesafe koymalarını sağlayabilirsiniz. Hendekçilere, açtıkları tünellerle evlerinizi delik deşik edenlere; 15 yaşındaki zorbalara dükkanlarınızı kapattıranlara; yüzbinlerce yerli, yabancı turistin ayağının Van’dan, Mardin’den çekilmesinden sorumlu olanlara en demokratik biçimde uyarıda bulunma şansınız var.

Lütfen bu şansınızı, bu tarihi dönemeçte boşa harcamayınız.

Bir oy ile bu kadar büyük bir etki yaratmak her döneme, herkese nasip olmaz.

Senin bir oyun, gönül coğrafyamızda bir kelebeğin kanat çırpması gibi olacak, inanılmaz bir etki yaratacaktır. Binlerce gencin, çocuğun ölüme itilmesinin de önüne geçmiş olacaksın. Doğru yönde kullanacağın bir oyla, teröre son verme şansın var.

Oy verirken önünde iki yol var: Tüm Mezopotamya’ya, tüm coğrafyamıza barış getirecek onurlu bir karşı çıkış mı, yoksa PKK’nin, Kandil’in hesaplarının basit bir aleti durumuna düşmek mi?

Bu soruya siz acilen olumlu yanıt vermedikçe; yarın çocuklarınıza şiddeti, canlı bombacılığı, fedai intiharcılığı, çocuk askerciliği, gerilla özentiliğini, dağa çıkma romantizmini miras bırakmış olacaksınız. Meseleye buradan bakmaz isek, kendimizi de çocuklarımızı da ülkemizi de üzmeye devam ederiz...

HDP saflarında cesur bir özeleştiriye, atılımcı bir yenilenmeye hiç bu günkü kadar ihtiyaç olmamıştı. Bir tek oyla siz bu dönemin kapısını açabilirsiniz.

Dağlarda ya da hapislerde, ülke içinde ya da dışında, Kürt ya da Türk gençlerinin ölümlerine dur demenin biricik yolu da aslında budur.

HDP`li kardeşim, bir oyla, teröre son ver, huzurunu savun!

>> Manifestonun tamamı için tıklayınız

Tüm Yazılar 30 Mart 2019