İYİ Kİ DOĞMUŞSUN HRANT!..
İYİ Kİ DOĞMUŞSUN HRANT!..
Eklenme Tarihi: 15.09.2010 10:22
Facebook'ta paylaş
0

"Hrant sahte cennetlerde yaşamaktansa kendi ülkesini cennete dönüştürmeye adamıştı hayatını. Ne yazık ki adalet kendi ülkesinden değil, sahte cennetlerden, Avrupa'dan geldi. Bu ayıp da hepimize yeter!"

Markar Esayan/Taraf
(15.09.2010)

 

Yorumlar
15 Eylül 2010 15:36

nuhungemisi

Bugün Hrant Dink'in yaş günü...
Van Akdamar Adası'ndaki Ermeni Kilisesinde 100 yıl sonra yapılacak ayine de bir kaç gün kaldı.
Dün de AİHM'nin Hrant Dink kararını öğrendik...

2006'daki taraflı yargıtay kararının yanlış olduğunu ve AHİM'de Türkiye'nin yüzünü kızartacağını ben ve benim gibiler o zaman yazıp çizerken Yargıtay nasıl yanıldı?

Kimbilir belki de yanılmadı... Ergenekon davaları gösteriyor ki bilinçli bir inat sözkonusu... Bu para cezasını ilgili yargıtay hakimlerine ödetmek içimi rahatlatır doğrusu...

O günlerde yazdığım bu şiir, Hrant Dink'e, onun dostlarına ve doğudaki ateşkesi korumaya çabalayanlara gitsin...

Nuh’un Aciz ve Aziz Çocuklarına

Tablodan damıtılmış bir sabah karesinin filmi için değmez mi yaşamaya
Atlasta bir nokta diyelim ama dehşetli
Kim oynamış renkleriyle kar çölünde o oyuncak evlerin
Nasıl tutkun Anadolu tahtımızın dağ ile denizi

Hangi becerikli ressam, engin fotoğrafçı, estetik yönetmen
Kim söz geçirecek Nuh diyarında aciz çocuklarına Nuh’un?

Sabrı kimden öğrendik
Güneşin önünde yiğitçe direnmeyi
Arada bir teprense de Süphan’ın zirvesine tutsa da gidesi
Her acının ardından birbirinin yarasını göl suyuyla ovalar
Sodayı tuzu yeşilin maviyle ilahi dansını kimden öğrendik?

Ne yaparsak bilelim, kendimize, yoksa umurunda değiliz dağın
Kim söz geçirecek ufuksuz çocuklarına Nuh diyarında Nuh’un

Dünyanın en güzel fotoğrafı orada çekilecek
En usta tablonun bezi tarlamızda salınır
Bu filmin prensesi bu gece doğdu bağlar mahallesinde
O şarabı o üzümden yapan Urartu çivi yazıtlarıyla dimdik
Dağlardan ovalara suları hala taşır Ermeni bulakları
Arşınlamış kızılca kıyameti Türk atlar bir vahada dinlenir
Dağlardan süzülür gölde yankılanır Kürdün upuzun havaları

Nefesimizi tutmuş bekliyoruz karı, denizi ve dağları
Kim söz geçirecek Nuh diyarında arsız çocuklarına Nuh’un

Tarlaya kıymamış, karıncaya bir diyeceğim yok
İncitmemiş bağları
Bu toprağın, bu güneşin bu denizin malı demiş
Küsmemiş şaraba
Eğilmiş suların önünde çölde değilken
Nefsini sınamış çok defa
Sevgilinin yüzü akça alnı havada
Yumurtalı balıkları suya salmış ağlardan
zamansız demiş
Atlara tutkusu bâki
Uzun havalarda ağlarken
Kol kola tepik çalmış Nuh çocukları

Bağları bozuldu
Çocukları şaştı al şarap
Sular gölleri taşırdı
Uzun hava dağlardan inemedi

Nuh diyarı
Nuh’un aziz çocukları
Karınca beyaz atlardan hızlı gitse de masal dünyasında
Yeni bir kıyametle sınanmadan gelin gölün hakkını verin

Bir aciz ademoğlu tanık uzanıp yatmış göl kıyısına
Nuh diyarında Nuh’un Çocuklarının Şeker Fabrikası
Bize acı acı gülümsüyor

19/02/2006
İlhami Mısırlıoğlu
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.