YETER! DÜNYANIN EN ÖZGÜR ÜLKESİ OLMA ARTIK

01 Mart 2020 15:55 / 3315 kez okundu!

 


"Dünyanın hiçbir sözde demokrasi, hak-hukuk bilen ülkesinde böyle vekiller olmaz. 
Ne ABD'de de ne Almanya'da ne Avustralya'da ne Fransa'da hiçbir devlet böyle açıktan açığa ihanetini ilan edecek alçaklığı üstüne bir de vekillik payesiyle taçlandırmaz. 
Bu tür ucubelikler ancak ve ancak yakasını Batı denilen tek dişi kalmış canavara kaptıran ve çok matrah bir şeymiş gibi onun gibi olma illüzyonundan kendini kurtaramayan bizim ki gibi ülkelerde olur."

 

***

YETER! DÜNYANIN EN ÖZGÜR ÜLKESİ OLMA ARTIK

Dünyanın hiçbir sözde demokrasi, hak-hukuk bilen ülkesinde böyle vekiller olmaz. 
Ne ABD'de de ne Almanya'da ne Avustralya'da ne Fransa'da hiçbir devlet böyle açıktan açığa ihanetini ilan edecek alçaklığı üstüne bir de vekillik payesiyle taçlandırmaz. 
Bu tür ucubelikler ancak ve ancak yakasını Batı denilen tek dişi kalmış canavara kaptıran ve çok matrah bir şeymiş gibi onun gibi olma illüzyonundan kendini kurtaramayan bizim ki gibi ülkelerde olur. 
O batı ki kendi ülkelerinde gramını kabul etmeyecekleri ve vermeyecekleri her rezilliği bizim gibi ülkelere "özgürlük", "hak-hukuk", “demokrasi” diye sokuşturup durdu...
Yalnızca vekillikte değil üstelik bu kör oryantalizmin kuklalığı...
Basında da bu böyle, kadın, çocuk, aile statüsünde de iş hayatında da akademik dünyada da sanat edebiyat çevresinde de işçi haklarında sosyal medyada da bu böyle...
Her şey laçka laçka...
Bu vıcık vıcık hâle bir parçası olmak için kendimize ait her şeye sırtımızı döndüğümüz o muasır medeniyetler bile bile ittiler bizi...
Amaçları belliydi çünkü. 
Önce modernlik, asrilik, hak-hukuk, hürriyet diye bize kök olan her şeyden kopardılar bedenlerimizi.
Dilimizi, alfabemizi, dinimizi, yememizi, içmemizi, müziğimizi değiştirdiler tek tek. Neymiş asri olacağız, medeni olacağız…
Kim söylüyor bunu? Daha 100 yüzyıl öncesine kadar saraylarında dahi tuvaletleri olmayan, yıkanmayı bilmeyen, ırkçılığı, faşistliği daha düne kadar marifet bilen Batı... 
Ardından ne verirsen fazlasını isteyecek bir şımarıklığa alıştırdılar kendini “Batılı” sanmaya başlayan her bir avalımızı... 
Böylece hem her fırsatta ülkesine, milletine çemkirip, ülkelerinin canına düşenler hem ne kadar çok verirsen o kadar çok sahip olduklarının değerini bilmeyen nankörler hem de her türden rezilliği yapıp kendini arsızca temize çıkarmaya çabalayan iki yüzlü arsızlar türedi mantar misali...
Bakın her fırsatta rezillik derecesine varan özgürlüklerin varlığına karşın hâlâ arsızca ve utanmadan baskıdan, zulümden, özgür olmamaktan bahsediyor her biri kendi alanında...
Sadece kendi ülkeleri söz konusu olduğunda işgalden, vicdani retten, halkların kendi kaderini tayinlerinden bahsediyor köküne düşman rezillik…

Lakin zaman değişmeli, değişecek. Bu böyle gitmez... 
Türkiye ipleri Batının elinde olan bir hukuk, eğitim, siyaset, kültür ve sosyal sistemlerle daha fazla gidemez, gitmemeli...
Onlara benzeyeceğim diye ne bulursa torbasına dolduran dilenci misali davranıp dünyanın en özgür ülkesi olamaz...
Peki, ne yapacak bunu değiştirmek için?
Çok basit ve burada ilk iş tek tek biz vatandaşlara düşüyor…
Evet, Türkiye’nin her bir ferdi ülkelerinin kendi ayakları üzerinde yükselip gerçekten güçlü ve büyük Türkiye olmasında samimi ise artık devletine ifade veya seçilme özgürlüğü diye yutturulan şu fotoğraftaki gibi hainliklere tek bir sesle “Yeter!” demeli…
Bütün bu özgürlük, hak-hukuk, demokrasi, laiklik diye yutturulan şeylerin gerçekte ülkeyi 100 yıl önce düştüğü yerden kaldırmamak için adeta kendini paralayan alçakların ayak bağı olarak keşfettikleri şeyler olduğunu görmesine yardımcı olmalı... 
Böylece Türkiye Cumhuriyeti, özgürlük denilen bütün bu lakırdıların başıboşluğu, düzensizliği, plan ve proje temelli çalışmaları engelleyen, insanı ve devleti ileri gitmekten alıkoyan şeyler olduğunu görecek…
Ve o vakit kendi özgür iradesiyle yazdığı özgün hukukundan, yasalarından lüzumsuzları atıp, olması gerekeni olması gereken formata sokup, kendi ülkesinin ve milletinin geleceği, huzuru ve refahı için atılan adımlara takoz olan ne idüğü belli olanların sayısını da azaltabilecek... 
Aksi halde bu ülkenin ne haini ne verimsizi ne kebapçısı ne hırsızı ne rantçısı ne şükür bilmeyeni ne bereketi kaçıranı bitmez…

Baki Murat

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.