TARİHİME DÜŞTÜĞÜM NOTLARDAN...

23 Kasım 2018 15:38 / 553 kez okundu!

 

 

Devrimciliği, ilericiliği, aydın olmayı kimseye bırakmayanlara acıklı notlar...

 

****

 

TARİHİME DÜŞTÜĞÜM NOTLARDAN

 

“Sağcı bir gelenekten gelen birinden duyduklarımız bize sol adına acı mı vermeli yoksa 'Kim derse desin sonunda bunlar da konuşuldu' deyip bu hüzünlü sevincin tadı mı çıkarılmalı?
 
Tabii ki her insanım diyenin canını yakan bir adaletsizliğin, resmi olarak 70 küsur yıl sonra tanınmasından dolayı her vicdan sahibi sevinç ve onur duymalı Erdoğan'ın söylediklerinden. 

Bu ülkede solculuğu, sosyalistliği, ilericiliği, demokratlığı, devrimciliği kimseye bırakmayan ama bu türden çıkışlara dahi hiç sıkılmadan etmediği laf bırakmayan muhteremler! 

Sizler madem sevincimizi paylaşmayacaksınız, o zaman susun ve biraz da olsa utanın... 

Her ne kadar geçmişte yapılmış bir katliama dair devlet adına ilk özrü dilemek Erdoğan'a nasip oldu diye karalar bağlamış olsanız da. 

Oysa bugün Erdoğan'ın ettiği laflar, her rezillikte sadece ezileni, katledeni, öldüreni, asılanı, kesileni, yerinden yurdundan sürüleni suçlayan ve burnundan kıl aldırmayan despotik bir devlet geleneği gözönüne alındığında tek kelimeyle bir DEVRİMDİR... Hani şu sizin “Tek Yol” olarak gördüğünüzden...

Evet, bu açıklamalar bu ülkenin bütün yoksul halkları adına, onların daha iyi bir ülke adına hayatlarını kaybeden, hapislerde çürüyen çocukları adına bir devrimdir ve bu ülkenin zülum gören her canı açısından değer biçilemeyecek kadar önemli kazanılmış bir haktır. 

Evet, siz yaman devrimciliği, ilericiliği, aydın olmayı, demokratlığı, çağdaşlığı kimseye bırakmayanlar! 

Varın bir ülkenin meclisinden dünyaya yayılan şu doğru lafları bu ülkenin ezilen, hor görülen insanlarının hanesine kar olarak yazmayın; ısrarla ve inatla o sözlere ve  o sözleri edene saldırın, küçümseyin, çamur atın, altında kötü niyet arayın. 

İtiraf edeyim, sizleri bilen hiç kimse başka bir tavır beklemezdi sizden. Çünkü yapmayı en iyi bildiğiniz şey, tüm halkçılık tafralarınıza karşın vakti zamanı geldiğinde gidip zorbanın ve despotizmin gölgesine sığınmanızdır genellikle. 

Hayat yeterince gösterdi bu ülkenin sıradan insanlarına size ihtiyaç duyulduğunda gösterdiğiniz bu türden sahteliklerinizi.
 
İlericilikmiş, demokratlıkmış, devrimcilikmiş... 

Peh! Peh...
 
Tuzlayalım da kokmayın... “

(23 Kasım 2011)

 

Baki MURAT

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.