DEVRİMCİ MÜSLÜM...

11 Mart 2021 12:59 / 1979 kez okundu!

 

 

Bu memlekette günahı olmayan yok gibi... Kendine sol diyenin de, devrimciyim diyenin de kendine aydından sayanın da tabii ki... 

Hele de gösterişli şekilciliğin, zapturapçı devletciliğin, statüko zorbalığıyla şımarmış ilericilik anlayışının ve ne oldum delisi bir Batı hayranlığının kabalığıyla ahkam kesenlerin...

 

****

 

DEVRİMCİ MÜSLÜM...

Bir 2 kişi görseli olabilir

 

Bu memlekette günahı olmayan yok gibi... Kendine sol diyenin de, devrimciyim diyenin de kendine aydından sayanın da tabii ki...

Hele de gösterişli şekilciliğin, zapturapçı devletciliğin, statüko zorbalığıyla şımarmış ilericilik anlayışının ve ne oldum delisi bir Batı hayranlığının kabalığıyla ahkam kesenlerin...

Düşüncelerinin tarihin en ağır çamurlarında debeleniyor olmasına aldırış etmeden kendilerini kolayca Çağdaş, Devrimci, İlerici ilan edenlerin hele de...
 
Ortalığa dökülüp kendilerine Devrimci/İlerici/Modern/Çağdaş payeleriyle pohpohlayanların çoğunun aslında ne devrimcilikle ne çağdaşlıkla, ne de ilericilikle ilişkileri var.

Devrimci değiller, bilen biliyor. Hani belki olsa olsa oradan buradan okuyup ezberledikleri devrimci düşünceleri telafuz edenler olabilirler sadece. 

Çağdaş değiller, gören görüyor. Kendilerini çağdaş edeceğini düşündükleri giyimleriyle, saçlarıyla, başlarıyla en muhafazakarından despotizmi alkışlayanlar olduklarını gösteriyorlar zaten.
 
Çünkü ayinesi iştir kişinin ve ağızdan dökülen lafın itibari nicedir alemin tezgahında tükenmiş halde.
 
Kolay mı öyle devrimci, ilerici, modern, çağdaş olmak?
 
40 yıl önce tıfıl tıfıl bir çocukken okuduğu marşlarla hayatı hala değiştireceğini düşünenler devrimci olabilir mi hiç?
 
Her günüyle değişip, dönüşen hayatın nereden nereye ulaştığını zerre iplemeden 60 yıldır aynı nakaratı tekrarlayan, aynı sloganları atan, aynı liderlere biat edenlerin devrimcilikle ilişkisi olabilir mi?
 
50 yıldır aynı gazeteyi okuyan, aynı ekip ile aynı kişileri dinleyen hala ve gururla aynı franksiyonun sempatizanı olduğunu tellendirenlerin ne türden bir devrimciliktir yaptıkları?
 
Hayatın ağzını bırakıp başka yeriyle gülmesine aldırdıkları bile yok ve hala kendilerini devrimci, ilerici, çağdaş sayıyorlar...
 
Kendi kederli hallerine bakmadan sırf Arabesk şarkılar söylediği için Müslüm Gürses'i de müziğini de emeğini de dinleyenlerini de aşağılayıp durdular yıllarca...
 
Üstüne hepimize de onaylattılar yalan yanlış dillendirdiklerini, küçümsedik.
 
Müslüm Gürses'in müzikal yeteneklerini, sanatsal birikimlerini değerlendirmek ve neden dinlediğini araştırmak yerine hep yaptıkları gibi sadece ahkam kestiler, reddettiler, yok saydılar ve ötekileştirdiler...
 
Talihin cilvesine bakın ki, onlar buldukları mekanlarda devrimcilik oynarlarken hiç beğenmedikleri ve 'Keş', 'Çekici' gibi yaftalarla aşağıladıkları Müslüm Gürses herşeye inat hayatını devrimler üzerine kurguluyordu.
 
Bir kunduracı çıraklığından Cumhurbaşkanının, Başbakanın ardında üzüntüyle yad edeceği bir değere dönüşmenin devrimini gerçekleştiriyordu çünkü.
 
Serserilerin, it kopukların, balici yıkılmışların, varoş pisliklerinin dinlediği söylenerek aşağılanan müziğini memleketin en zengin, en şatafatlı mekanlarında konserlere dönüştürerek sürdürüyordu devrimini...
 
Zamanın bir noktasına çakılı kalmış yerinde duran görüntülü modernlerin beğenmediği Müslüm Gürses. sürekli değişiyor, gelişiyordu... Hiç tarzı olmayan müzik dallarında parçalar söyleyecek kadar farklı şeyleri deneyerek bir devrimcinin asıl görevinin kendini değiştirmek, dönüştürmek olduğunu anlatıyordu naçizane çıkışlarıyla...
 
Kendine devrimci, ilerici, modern, çağdaş diyenler yerinde sayarken o değişmeye kurmuştu kendisini.
 
Bütün kavramlarin birbirine girdiği şu ülkede kime devrimci demek gerekiyor? Ya da kim çağdaş olan?
 
40 yıldır aynı marşı tekrarlayıp devrim yapacağını düşünenlere mi, kendini 40 yıllık müzikal uğraşında sürekli ayrılaşlatırp, değiştiren Müslüm Gürses'e mi devrimci demeliyiz?
 
Peki sadece görüntüsel bir takıntıyı çağdaşlık sanan kokoşlara mı çağdaş diyeceğiz, yoksa müzik anlayışını çağına uydurmaya çalışırken tarzını daima ileriye taşımaya çalışan Müslüm Gürses'e mi?
 
Bence hiç tereddütsüz Müslüm Baba'ya denmeli tabii ki...
 
60 yıllık ömrüne onca değişimi, gelişimi, dönüşümü sığdırabilmiş birine 'Devrimci' demek vicdanı olanın boyunun borcu...
 
Rahmetin bol olsun Devrimci Müslüm Baba...
 
Rahat uyu...
 
 
Baki MURAT

04.03.2021

Son Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2021 13:26

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.