SÖZLEŞMELİ SÖZLEŞMESİZ AŞK'A KURŞUNLAR…

09 Haziran 2021 10:59 / 330 kez okundu!

 

 

İstanbul Sözleşmesi'ni fesheden tek ülke biz değiliz. Kabulünden bu güne birçok ülkede eleştirildi, bizim de feshettiğimiz sözleşme, Avrupa’da benimsenmedi ve birçok ülke tarafından reddedildi. Bazıları sözleşmeyi imzaladı ama yürürlüğe koymadı... 

Kadınlarımızı kocalarından, namus bekçisi erkek kardeşleri ve törelerinden, onları çok sevdiği için kesen, şişleyen, uçurumdan iten, karnında bebesiyle yahut çocuklarının gözleri önünde öldürenlerden kurtarmak, korumak ilk iş, en önemli ve en zor iş.

Devletin en yetkilileri sağduyulu demeçler ve daha yaygınlaştırılacak çözüm yolları ve eğitimden sözediyor, bu konuda kapsamlı düşünüyor, kararlı duruyor.

Umuyor, inanıyor ve bekliyoruz…

 

****

 

SÖZLEŞMELİ  SÖZLEŞMESİZ  AŞK’A  KURŞUNLAR…

 

Yahut mâlumumuz olduğu üzre, kadına hem kurşun, hem bıçak, hem eziyet garantili ölümler…

Allah kahretsin sizi e mi, erkeğim diye boy gösteren, aşkını işkence ve cinayetle kanıtlamaya kalkan ruh hastaları…

Bilinir adı Istanbul Sözleşmesi olan, ‘kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinden ayrıldık.

Kadına şiddet ile aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla mücadele öngören ve 7 yıldır yürürlükte olan Istanbul Sözleşmesi, ülkemiz başta olmak üzere birçok ülkede LBGT’lerle ilgili düzenlemeleriyle kamuoyunun tepkisini çektiğinden, tartışılmaktaydı. Mücadele sözleşmeyle tam gaz sürüyor, ne çâre şiddet katlanarak artıyordu, handiyse her güne bir cinayet… Sözleşme hükümleri yetmiyor, farklı, topyekün bir seferberlik gerekir diyenlerin sesi arada kaynıyordu.

Dünya Kadına Şiddeti Önleme Günü'nden bir gün önce Mecliste 2011’de onaylanan , 2012 Mart’ında Resmi Gazetede yayınlanan, 12 ülke taraf olunca, 2014’de yürürlüğe giren, ‘kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetten arınmış bir Avrupa’ sloganıyla hazırlanan 12 bölüm, 81 maddeli sözleşme hem aile yapımızı bozduğu hem de üçüncü cinsiyeti meşrulaştırdığı gerekçesiyle eleştirildi, aile yapısını bozarken okul müfredatına sokulmak istenen bu tehdit maddelerinin bir toplumsal mühendislik çalışması olduğu, cinsel yönelim ifadesinin bir tuzak olduğu ileri sürüldü, örf ve adetler yok ediliyor dendi, namus kavramının sürekli sözde kelimesiyle ve tırnak içinde anılması da eleştirildi.

4.maddenin 3.fıkrası, 6.madde ve 12.maddenin 1.fıkrası, 12.maddenin 5.fıkrası, 14.madde ve 3.madde en çok eleştirilen kısımlar oldu.

Sonunda yapmaktan çok yıkmak üzre hazırlandığı yönünde ittifak edilen sözleşme Cumhurbaşkanınca feshedildi.

İçişleri ve Adalet Bakanları da bakan Selçuk’un peşisıra demeçler vererek kadınlara destek çıktı, varolan yasaların ve uygulamaların kadına sahip çıktığını, bundan sonra da çıkacağını vurguladılar.

“Aile kurtuldu” diyen de oldu, “ kurtarıcılardan hepbirlikte kurtulduk” diyen de.

Bunlar olurken kadınlar gene öldürülüyordu.

Elbet ortalık karıştı. İlgili makamlar ardı ardına açıklama yaparak, kadına şiddetle mücadelenin süreceği teminatı verdiler. Aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanı Selçuk, ’kadın haklarının teminatı, başta Anayasamız olmak üzere, iç mevzuatımızın varolan düzenlemeleridir’ dedi. Kadına yönelik şiddetin bir insanlık suçu olduğunu, mücadelenin de  insan hakları  sorunu ve aslolanın, çözümün ilkeler olduğunu dile getirdi. Sıfır tolerans ve kararlılıkla bu mücadelenin süreceğini de…

Kimi oyuncu “haydi, herkes dövüş sporlarına yazılsın! Ortaçağ’a dönüyoruz. Orman kanunları geçerli artık” dedi, yumruklu, yıldırımlı emojiler ekleyerek, kimi “morardınız mı?” dedi, kendinden tayin akıldâneler döktürdü. Kadem, konuyla ilgili bir bildirge yayınlayıp, halkın imzasına açmıştı, ’kadın ve erkeğin birbirinden sorumlu olduğunu, aile ve toplumda kadının ruh ve beden bütünlüğünün ihlal edilemez, izzet ve haysiyeti zedelenemez, kadının inanç ve düşünce, ifade özgürlüğü ve eğitime erişimi, mülkiyet hakkı engellenemez’ vurgusuyla. ’Dayak, taciz, tecavüz gibi fiziksel şiddet türleriyle kadını tahkir etme, zayıf, yetersiz görme, sürekli kontrol etme, küçük düşürme gibi psikolojik şiddet türleri kabul edilemez, şiddete meşruiyet sağlanamaz’ denilerek. Hak ve adalet iddiasındaki herkesi, bütün kurumları bu ilkelerin koruyucusu, uygulayıcısı olmaya çağırarak…

Dilimizde vardı, yasal sözleşmelerde vardı, hukukta vardı, ne hikmetse kadına yaşam hakkı hayatın kendisinde yoktu… Aşk sanılan şey anayasasının ilk maddesi ‘ya benimsin, ya kara toprağın’ idi, babayasası da üç kurşun… Geride dörmedöküm çocuklar, vadesinden önce biten, bitirilen hayatlar.

Geçen yılın cinayeti 527; bunun 248’i ateşli silahla, 124’ü kesici aletle, % 76’sı silahla, 155 kişi boğarak yahut yüksekten atılarak öldürülmüştü. Bu yılın ilk iki ayında 96 girişim, 77 ölü kadın.

Seviyorum diyen sarılıp bıçağa, boğazını kesiyor, sevdiği kadının…

Peki bunca zaman Istanbul Sözleşmesi kanatları altındaydı da kadın, neden cinayetler durmak bilmedi, hatta misliyle arttı?

Yoksa toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsel yönelim tercihi (madde 3) miydi, derd?

Polonya sözleşmeden çıktı, adalet bakanı  Z. Ziobro çıkış gerekçelerini şöyle açıkladı:’ İstanbul Sözleşmesi kabullenemeyeceğimiz sakıncalı ideolojik dayatmalar içeriyor. Mesela ‘toplumsal cinsiyet’ düşüncesi… Buna göre cinsiyet doğuştan değil, herkesin sosyo kültürel kararına göre belirleniyor. Bu ideolojik varsayıma dayanan sözleşmeye göre, sözleşmeyi imzalayan devletler genç nesle bu ‘değer ve düşünceleri’ öğretmek için eğitim sistemini değiştirmek zorunda. Önemli olanın sosyo kültürel tercihlerimize göre belirlediğimiz cinsiyet olduğunu söylüyor. Bunu yanlış buluyor ve reddediyoruz!” 

Şunu demeye getiriyor Polonya; sözleşme, geleneksel aile yapımızı zarara uğratacak, eşcinsel evliliklerin yolunu açacak ve eşcinselliği normalleştirecek, bu kabul edilemez…

İstanbul Sözleşmesi'ni fesheden tek ülke biz değiliz. Kabulünden bu güne birçok ülkede eleştirildi, bizim de feshettiğimiz sözleşme, Avrupa’da benimsenmedi ve birçok ülke tarafından reddedildi.

Bazıları sözleşmeyi imzaladı ama yürürlüğe koymadı.

Avrupa konseyine üye 47 imzacısı olan sözleşme şimdiye kadar 34 ülkece onaylandı, 11 ülke çekince koydu... Yasal düzenlemenin ‘yıkıcı cinsiyet ideolojilerini’ ve ‘yasa dışı göçü’ körükleyeceğini savunan Macaristan ve Slovakya sözleşmeyi reddetti. Polonya sözleşmeye karşı diplomatik atak başlattı. İngiltere, Macaristan, Bulgaristan, Litvanya, Çekya, Slovakya, Letonya, Moldova, Ukrayna, Ermenistan ve Lihtenştayn’ın da içinde olduğu 11 ülke ise sözleşmeyi imzaladı imzalamasına, ancak onaylamadı, yürürlüğe koymadı. Rusya ve Azerbaycan ise sözleşmeye imza bile atmadı, sözleşmeye gözlemci ülke statüsünde katılan ABD, Japonya, Kanada, Meksika ve Vatikan da imzalamadı…

Sözleşmeyi imzalayan veya onaylayan ülkelerden Almanya, Andora, Çek cumhuriyeti, Danimarka, Ermenistan, Finlandiya, Fransa, Gürcistan ve Hırvatistan, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Güney Kıbrıs Rum kesimi, Letonya, Makedonya, Malta, Monako, Polonya, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Yunanistan ise çekince koydular.

Avusturya, Finlandiya, Hollanda, İsveç, İsviçre, Norveç, sözleşmenin bazı maddelerine itiraz etti.

Hırvatistan, İspanya, Letonya, Litvanya ise şerh koyan ülkelerden. 

Fesih kararı sonrası Kadın ve Demokrasi Derneği bir açıklama yaparak, ‘İstanbul Sözleşmesi geldiğimiz noktada zemininden koparılmış ve toplumsal bir gerilim öznesi haline dönüştürülmüştür. Verilen fesih kararını da bu gerilimin neticesi olarak okuyoruz. Şiddetle mücadele noktasında 6284 sayılı kanunun daha da güçlendirilmesi ve uygulamalardaki sorunların giderilmesi için tüm gücümüzle çalışacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz” dedi.

Kadınlarımızı kocalarından, namus bekçisi erkek kardeşleri ve törelerinden, onları çok sevdiği için kesen, şişleyen, uçurumdan iten, karnında bebesiyle yahut çocuklarının gözleri önünde öldürenlerden kurtarmak, korumak ilk iş, en önemli ve en zor iş.

Devletin en yetkilileri sağduyulu demeçler ve daha yaygınlaştırılacak çözüm yolları ve eğitimden sözediyor, bu konuda kapsamlı düşünüyor, kararlı duruyor.

Umuyor, inanıyor ve bekliyoruz…

 

Ayşe KİLİMCİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.