ŞEVŞENGELİ GÜNLER, ÜFÜRÜKTEN TEYYARE SÖZLER…

13 Nisan 2019 16:00 / 1233 kez okundu!

 

 

Çobanı emretmiş, gidip kırk cephenin hepsi bir yamalı bohçayı duvak edip takınmışlar, şer’den, kin’den, Kandil’den medet ummuşlar… Emrin olur’cu takımı, demek siz solcusunuz, en kolayı bu çünkü, tıpış tıpış gidip söyleneni yapıyorsunuz, çünkü bağımsız’sınız, fikri hür, irfanı hürsünüz bu nasıl fikir ve irfan ise? CHP sol partiymiş öyle mi, sevsinler… Sizin solculuğunuzu daha da sevsinler… El şeyiyle gerdeğe giren güzellerim benim…

 

****

 

ŞEVŞENGELİ GÜNLER, ÜFÜRÜKTEN TEYYARE SÖZLER…

 

Popülist Macron’u Çavuşoğlu ‘dostanelikten uzak ve ucuz popülist söylemi’ nedeniyle kınadı.

Cumhuriyetin kucağında bulduğu o ateşten top hakkında Başkanımız bile “literatürde varsa söz konusu durum, özür dilerim”, dedi mi demedi mi, devlet adına?

Ha, duymak istemiyorsanız o ayrı… Netameli konu Türkiye Cumhuriyeti devletini bağlar iş olmasa da, atadan öteden miras beter bir acı olsa da, dede kalıtı gibi redd-i miras edilemiyor, yenilip yutulmuyor da…

Assange saklandığı Ekvator Büyükelçiliğinde tutuklandı, yedi yılın ardından… ABD ve İsveç’e gönderilmesin diye oraya sığınan Assange’a hukukun uygun gördüğü ceza 12 yıl hapis beklentisiyle böyle, bizim avrat eteği altına saklanan yiğide emsal gösterin bu tutuklamayı, sıkıysa…

Assange’ın elçilikten çıkarılışını veriyor TV’ler, sürüklüyorlar… Bizimki olsa bu kadarını da yapmaz, salya sümük ağlar, yiğit olmak gibisi var mı, üfürükten teyyare yiğidim benim Can’ım ciğerim…

Yiğidim aslanım, gurbetlerde kavga veriyor…

Sarı yelekli eyleminde polise gerçek mermi kullanma emrini veren Macron değil mi? Demokrasi kutsaldır evet, Fransız demokrasisi hepsinden daha kutsaldır…

Nasıl bir siyasi manken bu adam, anlaşılır gibi değil… Koymaca kondurmaca olduğu, birileri hesabına siyaset sahnesinde konuşlandırıldığı açık, öylesine dökülüyor ki üstünden bütün sıfatları, örtmeniyle evliliğinin bile kötü senaristin çakma öyküsü olduğunu düşündürüyor insanlara. Kal neyimiş büyük aşkmış da ergen oğlan ’kocandan boşan örtmenim, ben seni alıcam’ demiş, dediğini tutmuş, yirmi beş yaş büyük kadınla evlenmiş. Yemeyin bizi, erkek denen türün tamamı, Hz. Âdem’den bu yana, tek o babamız dışında (çünkü Lilith kaçtı, Havva anamızdan sonra ikinci kadın henüz ortada yok) yarı yaşındaki kadına meyleder, meyledip de sonra ne eyler, nasıl eder, orasını karıştırmayın lütfen… Eksik işi komşu abiler halleder, ama benim görüp bildiğim bi Müslüm baba var, otuz yaş büyüğünü alan, bi de bu Macron denen… Dünya aşk tarihi fazlasını yazmaz, erkekler yazdırmaz zati.

Yazık sahiden, aşkın başkenti Paris böylesini hak etmiyor, kim bilir belki ediyordur, layığını bulmuştur, ama dünya siyaseti hak ediyor mu, belki o da ediyordur, etme bulma dünyası, ayıklasınlar şimdi pirincin taşını… Bu da nasıl bi yorum oldu yaaani, hakketten…

Yerel seçimler bitti, sıra netameli sözlere, şevşengeli günlere geldi, yağdım yağıcam diye bulutlar toplanıyor, daha da güneş haram, kim bilir meheldir belki sağduyulu halka değil ama, aydınlığı kendinden menkul şevşengeli ve ejnebi aydınlarımıza… Onlarla iş tutan, Işık’ı körelenlerin, kendi kulvarında ne akla hizmet bilinmez, habire makas atanların tuhaflıklarına, o cenahta iki benzemezin birlikte zil takıp oynadığına geldi sıra…

Mutlulukları yüzlerinden ve zehir zemberek sözlerinden okunuyor…

Ekranlarda seçim sonucu ve yolsuzluğu, sandık darbesi konuşulurken, onlar sözü döndürüp dolaştırıp ‘ekonomi battı, yaşasın, bittik’, faslına getiriyorlar. Uzmanlar ‘bu nasıl yorum?’ deyip, ekonomist bakışıyla artı ve eksiyi ortaya koyunca da, kahramanca yan çiziyorlar.

İnsan düşünmeden edemiyor, 68 kuşağı abi ablaların mantık çarpıklığını… Sıkı Kemalist olacak iken devrimci olmaları, yok, devrimciden sayılmaları ekşitmedi mi, koca milletin mayasını?

Yerel seçimde CHP’nin mındır mındır oynatıp, aday yapmadığı kişiler bağımsız yahut başka parti adayı olarak ortaya çıkıp da onurlu ve beldesinin yararını gözeten seçmen o reddolunan adaydan yana oy kullanınca, birkaç esaslı yerde de seçilmelerini sağlayınca, eski solcular, ille kadınlar ‘sağcı partiye oy vermem ben!’ diye en kahraman Rıdvan oldu.

Çobanı emretmiş, gidip kırk cephenin hepsi bir yamalı bohçayı duvak edip takınmışlar, şer’den, kin’den, Kandil’den medet ummuşlar… Emrin olur’cu takımı, demek siz solcusunuz, en kolayı bu çünkü, tıpış tıpış gidip söyleneni yapıyorsunuz, çünkü bağımsız’sınız, fikri hür, irfanı hürsünüz bu nasıl fikir ve irfan ise? CHP sol partiymiş öyle mi, sevsinler… Sizin solculuğunuzu daha da sevsinler… El şeyiyle gerdeğe giren güzellerim benim…

Laf dönüp dolaşıp şey faslına geliyor, anası yaşında kadın alan güveyden, millet ittifakı şeysine…

Emperyalist ülkelerin kul eyledim sandığı devletçikler ve kendini hala dünya patronu sanan imparatorluk eskileri dünyanın yarısından çoğunu kendi haremliği selamlığı sayması iş değil, güç değil, erk değil, üretime ve barışa dönük değil, ahanda Trump, ahanda Netenyahu zımbırtısı, her yanları güç olsa ne yazar, erkek olduklarını sansalar ne yazar? İcraat mafiş olduktan sonra… Gülünç olmakla kalırlar, öyle oluyor netekim… Olan dünyaya ve insanlığa oluyor, lidersiz kalan ülkelere oluyor her ne oluyorsa…

Er’im er olsun da, (siz bunu liderim lider olsun da diye okuyabilirsiniz) varsın mekanım çalı dibi olsun, der bizim halkımız, o hesap…

 

Ayşe KİLİMCİ

13.04.2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 13 Nisan 2019 16:09

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.