SEVGİLİ HIZIR ALEYHİSSELAM

07 Mayıs 2019 18:01 / 965 kez okundu!

 

 

Bir Hıdrelleze daha kavuştuk, ne umdum, ne umsuruk oldum, gül dibine mektup da bırakmadım, ağaç dalına çapıt da asmadım, ne sudan geçtim, ne ateşten atladım…

(...) Hıdırellez günü, Gregoryen takvimine (Miladi takvimi) göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Jülyen takvimine göre 23 Nisan günü…

6 Mayıs’ta başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimi, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimi. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kışın bitip, yaz günlerinin başladığına inanıyoruz.

 

****

 

SEVGİLİ HIZIR ALEYHİSSELAM,

 

Bir Hıdrelleze daha kavuştuk, ne umdum, ne umsuruk oldum, gül dibine mektup da bırakmadım, ağaç dalına çapıt da asmadım, ne sudan geçtim, ne ateşten atladım…

İlyas Peygamber’le siz padişahın iki askeriyken, padişah, o nasıl padişah ise artık, ordusuyla birlikte ölümsüzlük suyunu (Ab-u Hayat) aramaya çıkar. Bu beyhude sefer sırasında siz ikiniz askerlerden ayrılırsınız. Ne düşünmüşseniz artık, ‘araya sora ölümsüzlük bulunmaz’ dediniz belki. Bir su başında durup, yemek için torbadan kurutulmuş balık çıkarırken, derenin suyu balığa sıçrayınca balık canlanır, su da yüzerek kaybolur, anlarsınız ki bu su padişahın bile ele geçiremediği ölümsüzlük suyudur… O anda melek gelir, ikinizin ölümsüz olduğunuzu, sizin karada, İlyas Peygamber’in denizlerde dara düşene yardım edeceğini bildirir. Her Hıdrellez yani 6 Mayıs’ta siz buluşunca, doğanın da canlandığına inanılır. İnanışa göre 6 Mayıs’ın yağmurlu geçmesi, sizin sevinçten ağladığınızın, bulutların da size katıldığının kanıtı.

Sizi tasavvuf çevreleri veli bilir, peygamber olduğunu düşünenler de var. Ak saçlı, nur yüzlü, sakallı yaşlı bir adam veya dilenci, fakir kılığında göründüğünüze inanılıyor. İnsanlara yardım edip, iyilere ödül, kötülere ceza verdiğiniz, insanları bereket ve bolluğa kavuşturmakla biliniyorsunuz. "Hayat suyu" içtiğinizden ölümsüz olduğunuza inanılıyor. İlyas’ın peygamberliği kabul ediliyor. Siz karaların ve havanın, İlyas peygamber suların hakimi ve bu ikisi birleştiğinde, doğada her şeye güç yetiyor.

Hıdırellez günü, Gregoryen takvimine (Miladi takvimi) göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Jülyen takvimine göre 23 Nisan günü…

6 Mayıs’ta başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimi, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimi. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kışın bitip, yaz günlerinin başladığına inanıyoruz.

5 Mayıs günü akşam ezanında başlayan Hıdırellezin 6 Mayıs günü ikindi zamanı bittiğine inanılıyor. Ancak eğlenceler hava kararıncaya kadar… "Hızır uğrasın!" dileği bolluk gelsin anlamında.

Kalbindeki önünde, aklındaki elinde, diyemediğin dilinde olsun, yolun evliya uğrağı olsun, şarkılarla gülesin, kısmetle gönenesin, dua mı yok, edecek, iyiliğe, güzelliğe, umuda?

Martaval çömleği ayrı âlem…

Gülden dilemek, sulardan ummak da öyle…Hıdırellez akşamı, yani 5 Mayıs 2019 akşam ezan vakti gerçekleştirilir. Dilekler bir kağıda yazılıp asılabileceği gibi şekil olarak da gül ağacının altına çizilebilir. Ev isteyen ev resmi, araba isteyen araba resmi çizebilir. Hıdırellez sabahı da ilk iş gül ağacının dibine gidilir ve o notlar alınıp suya bırakılır. Gül ağacına asılan para sabah erkenden geri toplanır, cüzdana konulur ve yıl boyunca o para harcanmaz. Hıdırellez parası kişiye o yıl boyunca darlık ve parasızlık yüzü göstermez derler. İnanca göre dileklerin kabul olması için besmeleyle Hıdrellez duasının okunması gerekir:

“Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah Muhammeden Resullullah yetiş imdadıma Hızır ile Allah birsin kuluna yardımcı sensin/ Hızır deryada İlyas karada ve havada, ben erdim murada amin.”

Bereket ve bolluğu simgeleyen zâtınızın dokunduğu yerlere ve eşyalara feyiz, bereket vereceğine inanılır. Bu nedenle yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakılır. Bazı kimseler de ateş yakıp, dilek dilerler. Ondan sonra y ateşin üstünden atlanır, nazardan, dert ve hastalıklardan koruyacağına inanarak.

Antakya’da ziyaret tepesi dedikleri taşın çevresinde hem yaya hem taşıtların üç kere dönmeden gitmediğine şaştıydım, size bir selam ediş makamındandı bu dönüş…

Güre Tahtakuşlar müzesinde ölmüşlerle kutlanan bahar gezisi ve Hıdrellez kutlamasına da şaştıydım, bu ritüele keyf’le eşlik ederken…Mezarların üstüne gül yaprakları dökülürken, şıkır şıkır giyinip süslenmiş kızlar ve erkekler kahve pişirip sunuyor,sofra açıyorlardı, kabristanda ve bu olağan imişçesine herkes gülünş ahenk katılıyordu bu şenliğe…Yer gök bahar, gönül dolusu umut…1991 yılında Şaman kültürünün gündelik hayata yansımasını göstermek için öğretmen Alibey Kudar kurmuş bu ilk köy müzesini… Bahçesine de karısı Esma hatunun heykelini dikmiş, bütün yükü sırtlayan o hanımefendi ve Alibeyöğretmenle bir Hıdrellez günü tanıştığıma nasıl sevinmiştim. Kuş avlanan bu bölge önceleri Kuşlar bayırı diye anılırken sonradan Tahtacı eki ile, Tahtakuşlar olmuş. Oğuz boyu Ağaç eri torunlarıymış köy halkı. Hıdrellez dağlar ile taşlar ile, kurdlar ile kuşlar ile, yaşayanlar ve göçmüşler ile kutlanıyor burada.

Bir dileğim olmadı bu yıl, dilekler tükendiğinden değil ya Hızır, gönül yorgunluğundan…

Dünyanın erk sahiplerine akıl ve vicdan dilerdim, dileseydim…

Bizim muhaliflerimize kürem kürem akıl, feraset ve tarihten ibret alabilme hasleti, yanı sıra sağduyu ve nezaket…

İnsanımıza sabır, sabır ve gene sabır…

Akıl, akıl…

Gül buna neylesin, zât’ınız neylesin? Bütün ateşlerden atlamak neylesin?

Gönüller ateşe düşsün, âmennâ, ama, dünyamız ve günlerimiz/ geleceğimiz ateşlere düşmesin, tek dua bu belki, edilecek en akıllıca dua…

 

Ayşe KİLİMCİ

07.05.2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2019 00:22

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.