OĞUL BEKLEMEK…

08 Eylül 2019 13:45 / 1717 kez okundu!

 

 

Bu memleketin utanmazı, haini, ahmağı ne çok… Dayanma eşiğini geçiyor, olmaz olasılar…

Nerdesiniz otun böceğin, ağacın dava vekilleri? Kendinden tayin ideoloji teorisyenleri? Sazcısı sözcüsü, dansözü, komiği, neredesiniz? Niye oğullarımızı dağdan getirin, bu yangına su dökün, sönsün, hem memlekette ve ormanlarımızda hem sinemizde yaktığınız ateş, diyen insanların yanında değilsiniz?

Ülke ormanlarını tutuşturan, sonra da bu marifetini çalımla dile getiren, “bütün ormanları biz yaktık” diyen soysuz takımına da gık’ınız çıkmadıydı sizin sahi…

Riyakarlık, akılsızlık, pespayelik olur da bu kadar mı olur, üstelik steril ve sanatsever, sözümona ülkesever akıldanelerde?

 

****

 

OĞUL BEKLEMEK…

 

Hacire hatın dağ gibi yürüdü, indirdi camı, tekmeledi kapıyı takayı, oğlunu istedi.

Çünkü neden (!) oğlu Mehmet, HDP Diyarbakır il binasına girmiş, çıkmamıştı. Mehmet nişanlılıydı, parmakları kınalı güveydi, hiç nişanlı delikanlı düğününe az kala kaçırılır mıydı?

Hem bu kaçıncı oğul, diyet verdiği?

‘Ya oğlum gelir, ya ben de gitmem, oturur şuracıkta oğul beklerim’ dedi, ölümüne oturdu…

12 Eylül’ün sır ettiği oğullardan Hayrettin’in anacığı Elmas hatın da Cumartesi anneleri ordusuna nefer yazıldıydı, oğuldan umut çoktan tükenmişti,’ üstüne bir sap karanfil koyup dua edeceği mezarı olsun için’ (!) oturdu.

Srebrenica soykırımında iki oğul bir koca yitiren Hatice hatın nasıl kayıplar için dernek kurulması, toplu mezar bulunması, dünyanın kulağına bu soykırımın erişmesi için didindi, başardı, o da canlarının kemiklerini buldu.Geçen yıl o sekiz binden çok genç adamın toplu mezarını göremeden öldü Hatice hatın, ne oğul everebildi, ne torun sevebildi, ama düğün dernek şenliği gibi tıpkı, soykırımı dünya denen vefasız sofraya serme gayretinden hiç vazgeçmedi…

Anaların kaderi  değişti, oğul günü görmeden oğul gömüyor artık analar.

HDP ve PKK’ya başkaldıran analar, babalar birer öncü, merhametin öncüsü, zulme direnişin.

Canından can kopan onlar çünkü, bizim tuzu kuru takımı değil. Hani o ebedi susan tuzu kurular, kör ve sağır olanlar, öyle kalmakta ahmakça direnenler… Dünyadan ve ülkesinden habersizler. Aklı kendine göreler. Bir gün gastenin biri, erk sahibiyim sanan biri marifetiyle, “tiyatro yapıyor bunlar” bile dedi. Hay senin ağzına yüzüne, kör öfkene, merhametsizliğine, bi ıskata bilmeyişine… Aklınız şaştı di mi, ne demek olduğuna aklınızın basmadığı memleketine emek emek oğul veren ana baba gönlünün genişliğine, yüceliği ve cesaretine…

Onlar ölümüne susadursun, görmezden gelsin, kafalarını kuma gömsün, oğulları kurban edilenlerde bıçak kemiğe dayandı, başkaldırıyorlar.

Bundan böyle, zulümcülerin, satılmışların, akılsızların, hainlerin işi zor. Cam da indirecek bu candan geçen, evladından vazgeçmeyen ana baba ordusu, bayrak da açacak, zılgıt da çekecek, oğulları dağdan inesiye, bu kan davası bitesiye.

Ne çektik be elinizden… Memleketin çocukları her darbe ve muhtıra öncesi heder edildi, sonrasında daha da heder edildi, siz sustunuz, düşman yanında durdunuz. Siz doğurup dokumadınız tabi, dünyada ne ucuz, elin evladı ele ucuz… Bir oğul nelikle ortaya geliyor, bilen bilir.

Anaların emek emek yetiştirdiğini işbirlikçi tayfası ne kolay harcar… Sorumlu sandıklarımız “faili meçhuller kabulüm” der, geçer…

Bu memleketin utanmazı, haini, ahmağı ne çok… Dayanma eşiğini geçiyor, olmaz olasılar…

Nerdesiniz otun böceğin, ağacın dava vekilleri? Kendinden tayin ideoloji teorisyenleri? Sazcısı sözcüsü, dansözü, komiği, neredesiniz? Niye oğullarımızı dağdan getirin, bu yangına su dökün, sönsün, hem memlekette ve ormanlarımızda hem sinemizde yaktığınız ateş, diyen insanların yanında değilsiniz?

Ülke ormanlarını tutuşturan, sonra da bu marifetini çalımla dile getiren, “bütün ormanları biz yaktık” diyen soysuz takımına da gık’ınız çıkmadıydı sizin sahi…

Riyakarlık, akılsızlık, pespayelik olur da bu kadar mı olur, üstelik steril ve sanatsever, sözümona ülkesever akıldanelerde?

Kürd çocuklarını çalın, ülkeyi ve belediye kaynaklarını çırpın, işgalciler karşısında el oğuşturun, insan mısınız siz, nesiniz, ne insan ne mahluk, kene, bit, ağulu bitki, rasmeres gelmez, yaradılmaz olasılar… Bu halkla asıl ödeşeceksiniz bilmem? Ortalık kalkmış oynar, memleket satılmak isterken, ormanlar kürem kürem, resmen yakılıyorken başıbozuk hain takımı, hokkabazlar kayyım tayin edilen belediye başkanlarına destek turuna çıkıyor, monşer takımı hainane susuyor…

Başka bir şey bekenebilir mi bunlardan? Yapmadıkları yapamayacaklarının teminatı, kırk yıllık Kani olmuyor Yani… İyi oluyor ama ak’la kara ayrılıyor…

Bundan böyle içi yanan analar hakkınızdan gelecek sizin, öyle görünüyor…

“Başlarım sizin Kürdistan davanıza, çok istiyorsanız özel okullarda okuttuğunuz kendi çocuklarınızı çıkarın dağa!” diyebilen ananın cesareti nerdeee, nerde siz?

 

Ayşe KİLİMCİ

08.09.2019

 

Bir imza ile annelerin yanında olduğunuzu gösterebilirsiniz...

>>>>>  annelerleberaberiz.com

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.