MEVZU DERİN

23 Ocak 2019 21:56 / 1513 kez okundu!

 

 

Bu başlığın altına ağız dolusu gülen, gözyaşlarıyla gülmekten bayılan emoji yakışır.

İzmir’de gördüm, Kemal İzmirli abimiz devasa kamyonunun zor okunur yerine ‘İmkansız sevdam’ yazmış, arkasına kendi adını yazmış, en okunur yerine de ‘Mevzu Derin!’ demiş.

Ah bu İzmir, bîçâre şehir.

İzmir’lileri, bu şehri yönetemeyenleri ve Yılmaz Özdil’i üzenler kahrolsun…

 

****

 

MEVZU DERİN

 

Mustafa Kemal Atatürk Serisi (10 Kitap Takım)

 

Bu başlığın altına ağız dolusu gülen, gözyaşlarıyla gülmekten bayılan emoji yakışır.

İzmir’de gördüm, Kemal İzmirli abimiz devasa kamyonunun zor okunur yerine ‘İmkansız sevdam’ yazmış, arkasına kendi adını yazmış, en okunur yerine de ‘Mevzu Derin!’ demiş.

Ah bu İzmir, bîçâre şehir.

İzmir’lileri, bu şehri yönetemeyenleri ve Yılmaz Özdil’i üzenler kahrolsun…

Özdil özel baskı kılıfıyla tanesi 2.500 liradan satışa sunduğu kitaptan iyi para götürüyomuş, Atam sağ olsun makamından… İlk çıktığında 35 lira etiketi olan Mustafa Kemal kitabının 1881 tanesinin, üstelik elle (!) ciltlenmiş özel baskısı bugün (23 Ocak), Gazi’nin ölüm saati olan dokuzu beş geçe (niye’sini bilemedim, belki siz bilirsiniz) satışa sunulmuş.

Kitabın normal baskısını bir milyondan çok insan almış zaten. Çocuklar için yazdığı on kitaplık seriden 250 takım daha basılmış. Millet yazar ne kazandı hesabında, sıradan yazarların telif algısına sığmayan rakamlar söz konusu.

Ekilen biçiliyor, durum bu aziz dinleyiciler, beni ben yapan can’larım, en derin saygılarımı lütfen kabul buyurunuz efendim…

Yalan dolan manşetler… Bu yazı bile bir ucundan reklama hizmet sayılır…

Sizin neye neden karşı olduğunuzu bilmediğiniz söyleniyor muhterem dinleyenlerim (okur gibi yapıp dinleyenlerim, onu da zor yapanlarım), olur mu öyle şey?

Bal gibi biliyorsunuz…

Ve fekat kinden yoruldunuz. Bunalım da derin, kamyoncu haklı, mevzu da…

Doktorlar, sosyologlar, klinik psikologlar, köşe yazarları, yaşam koçları, internet koğ’cuları, araştırmacı yazarlarımız, ki sayıları milyon falan, falcılarımız, gaste manşetçilerimiz bunalım ve mevzu derinliğine teşhis koydu mu acebam?

Kandırıldıklarını düşünmüyorlar, tam tersine, herkesten önce mevzunun bir bileni olmaktan mutlu hepsi. Kendilerinden para tırtıklandığını hele, hiç… Alan razı veren razı…

Serbest piyasa dedikleri bu mudur, desti dolu su mudur, vuslata erenleri kınaması suç mudur?

İzmir kitap fuarında bir tarihte yazarımız fenalık geçirmişti, şahidim, iki kişinin kollarında dışarı çıkarılmış, açıldıktan sonra imza mühüre devam etmişti… Sanırım hayranları doksandan çakan golcüyü sevinçten altına alan takım arkadaşları gibi, yazarın tepesine çullanarak, onu soluksuz bırakmıştı.

Elinde, imzalatmayı başardığı üç aynı kitapla gördüğüm arkadaşıma şaşmadan edememiştim, bunlar yazarın köşe yazılarının derlendiği kitaptı, üç tümceden oluşan yazılardı bunlar. Aynı evin içindeki üç kişi için, aynı kitap alınmıştı, kendisi, oğlu ve kayınbabası için, kanat takmış uçuyordu ham’fendi.

Okur kalesi ve topluma attığı çalımlar/goller için yazarın üstüne hoplayıp onu soluksuz bırakmak yetmez, giysileri, kalemi, kemeri, gözlüğü falan da kapılmalı, Müslüm tutkunu jiletçi gençler gibi…

Çocuklara on kitap da yetmez aslında, Kamâl Paşa bu kadarcık mı? Esef ederim…

Kadınlar için ayrı seri yazmalı, erkekler için ayrı, gençler, sanatçılar, bürokratlar, hainler, yabancılar, hukuk, guguk, müzik için ayrı, durun daha bu başlangıç…

Aşk, hasret, ayrılık, yalnızlık, ihanet, babasızlık, üvey baba, sünnet, güvey girmek, kitap, zeybek oyunu, küsmek, barışmak, ibadet, iliştirme müzik, anadilde müzik, Mu kıtası, basın, Çankaya’nın ıssız giceleri, sevilen kadının avutan sinesi, liderin gözyaşları, Sarı Paşa mahlasıyla Selanik’te gazete, dergilerde yayınlanan şiirler, mektupları, dans,bir ömür yeter mi hepsini yazmaya, sen aldırma bunlara, devam !

Seni satın almayan, pardon, seni sevmeyen ölsün!

Öfke algı operasyonuyla büyütülürken, kimi kurum kimi kişi kesesini doldururken herkes bir yaşına daha girdi, daha da demiycem… Neonlar rengarenk yandı, buyur vatandaş buradan buyur, burada var öbür dükkanlarda yok sermenin böyle bereketlisi, soyuna sopuna kalacak benzersiz bu mirastan bir adet de sen kap, hatırım için…

Bu öfke yeni değil, iktidara öfkeyi diyorum, bu cephe altında toplaşın ey ahali… Oradan atlarız sarı zeybeğe…

Bunun 28 Şubatı var, Demokrat Partisi var, Özal’lı yıllar var, geri sar kasedi Osmanlıya varır ucu…

Din düşmanlığı var, laik eğitim sistemi, canımız ciğerimiz Kemalizm…

Ettiklerimizden toprağı sıkıyor olmalı şimdi Gazi’yi.

Baskın, kuşatan, sararken boğan, kendi yaşasın diye darbelere alkış tutan o sistemin hiç mi suçu yok?

15 Temmuz’u darbeden saymayıp,  hâlâ ‘senaryo, darbe girişimi’ derken, o gece Yarabbim n’oolursun asker gelsin kutlaması, şakşakası içinde olanların hiç mi?

Menderes döneminde ordu gençlik elele diye sokağa inen, orduyu göreve çağıran, darbeyi izleyen günlerde, hani başbakan ve kimi bakanların uçaklar dolusu altınla yurt dışına kaçıyorken yakalandıkları algı operasyonu günlerinde, süslü giysilerle önlerinde hürriyet istedik ordumuz geldi mealinde (söylemi şimdi hatırlayamadığım bağışlansın) afişle fotografi çektirenlerin, hem bu ilk darbe hem izleyen 12 Mart muhtırası ve 12 Eylül tarihlisinde kırılan kalemleri tutan ellerin ve onların ipini oynatanların zerrece suçu yok mu?

Faşizm öyle mi, uzaklarda aramayın… İzmir’deki gazeteci, daha bir şey demeden elime Sözcü tutuşturan adam… Gazeteyi geri verdiğim için o gün bugün ters bakar bana… Vapurunda siyasi küfürbazıyla, ekrandaki yalancı ve küfürbaz hükümcüsüyle, ahanda size faşizm, sokaktaki alaylı faşizm, elbirliğiyle yaratılan…

Sözü edilen Özdil kitapları bu yeni moda yöntemle satılmaz olur mu hiç? Tekrar baskısı için imza bile toplanır… Ekmeği iki kere başından çevirip, verir fukaraya yayıncısı, öbürleri de kitaba verir, çoluk çocuğumuza bundan âlâ miras mı var, baskı üstüne baskı yap, herkeŞ gülsün, yayıncın, zat’ın, biz asil kadro ve sözleşmeli personel statülü Atatürkçüler…

Suyunu çıkardınız valla, yeminlen…

Gazi paşaya kaportası benzeyeni öne almışız, küfür bile ettirmişiz, o da tutup kitap yazmış, bak abicim asıl bozulması lazım gelen bu garip adam, aktör müydü, elektrikçi miydi, belki iki taneydi… Ne bu garibin yazdığı kitap satıyor ne Gazi paşanın Nutuk’u…

Hem korkarız, hem saldırıp küfrü basarız, hem korkutmaya gayret ederiz. E, biz de insanız nasıl rahatlıycaz? Bulcaz bi yolunu. Bulmamız şart… Yoksa hırsımızdan ikiye çatlayacağız.

Korkudan ödümüz şeyimize karışırken kot pantolu çekip, ojeli, uzun tırnaklı ellerimizle taşladığımız hdp konvoyu muydu abicim? Bir kısım medyanın uydurması o iş, bak şimdi ne güzel kucaklıyoruz birbirimizi, ortak düşmanımız alaşağı edilsin deyu…

Leblebiyi havaya atıp ağzıyla tutuyormuş, Gazi…

Yıl olmuş şu kadar, neyle uğraşıyorlar…

Muazzez Tahsin, Kerime Nadir, Esat Mahmut bile ne esaslı kaldı bunların yanında, hiç değilse aparma yahut dandiğinden aşkı meşki yazdılar…

Bunlar aşkı, inancı, eğrisiyle doğrusuyla bir liderinin ülkeyle bağlantılı tarihini bir pula sattılar, bas bas paraları Leyla’ya yapıp, insanları enayiye yazdılar.

Şimdi millet azıcık homurdanır, ayıplar gibi olunca, deniyor ki kazanç bağışlanacak, yemeyin bizi…

Başta yayıncısı olmak üzere, akıl edeni, yazanı, dokuzu beş geçe alım kuyruğuna gireni, 1881 yanı sıra celp ve tesir büyüsüyle bağlananları , bu milli ve duygusal işe emek eden herkeŞleri, en derin hislerimizle kutlarken, alkışlarımızı, takdirlerimizi, en derin hislerimizi lütfen kabul buyurunuz efenim…

Not: Yayınevi açıkladı, ilk dakikada özel baskı tükenmiş. Siteyi 54.700 kişi ziyaret ederken müşteri temsilcilerine sekiz bin telefon gelmiş. Karaborsa alim olmuş mudur sizce? Mümkündür, 2.500'e alıp on bin'e satarak... Gelsin kahkaha emojisi... Adım Mes'ut, göbek adım Bahtiyar...Hep böyle bildiniz siz... Mes'ut Bahtiyar'dan şarkılar dinlediniz...

 

Ayşe KİLİMCİ

23.01.2019

 

 

Son Güncelleme Tarihi: 28 Ocak 2019 17:51

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.