KOVA OLACAĞIMA KEDİ OLAYDIM…

24 Ocak 2011 23:24 / 3895 kez okundu!

 


Hangisi daha acıklı dersiniz; Türkiye’de kedi olmak mı, kova burcundan olmak mı, öteki olmak mı, namuslu, yetenekli, onurlu, demokrat, devrimci, sahici sanatçı olmak mı, kadın ya da çocuk, ille doğulu çocuk olmak mı, muhalif olmak mı?

Hepsi pek acıklı, hepsi.

Fazlasıyla kalabalık ve bazen güzel, bazen çirkin olabilen ülkemde taşınacak insani her unsur, mutsuz, mağdur acınacak hallere müstehak olmak demek…

Sevgili Hürriyet Mısırlıoğlu’nun Astrolojinin özgür ruhlu, devrimci çocukları; Demokrasinin burcu Kova başlıklı yazısını okuyunca aldı beni bir gülmek, doğum günüme kadar, daha doğrusu kova burcu mevsimi geçene kadar bu tebessümü yüzümde taşırım ben artık…

Astrolojiye ve yaşam sahnesine demokrasi burcu Kova gelip hükümran olduysa, belki bir gün ülkemize de demokrasi gelir, varsayımıyla koyulmuş Kova’ları anlatmaya sevgili Mısırlıoğlu.

'Valla ben söylemiyorum, onun yalancısıyım, ayıptır söylemesi ‘çok akıllı, dahi’, özgün, yaratıcı, yenilikçi, hoşgörülü, isyankar, reform ve değişim yanlısı, insanlıkla içten ilgili, dost canlısı, başkalarını düşünen, ön yargılı olamayan, girişken ve çok insan tanıyan’ demiş, biz kovalar için.

'Bu kadar akıllı, yaratıcı ve yenilikçi bir burcun kendinden çok başkalarına yardım etmekten hoşlandığını daha önce biliyor muydunuz?'

Yok valla bilmiyordum, ben bunu şahsi salaklığım sanıyordum.

Alnımda genel verici yazdığını biliyordum.

Bilgi Çağı’nın habercisi olan ve Küresel Dünya olgusunu yaratan Kova, kendi burcu ile daima övünür ve gurur duyar ancak onun gözünde tüm burçlar eşittir ve herkes haklarını özgürce ifade etme ve enerjilerini özgürce yayarak uygulama hakkına sahiptir.‘

Evet, herkes ve tüm burçlar eşittir, ama kovalar biraz daha eşittir.

Bir kova olarak kendimle öğündüğüm doğrudur, ancak bunu da genetik bir hasar sayıyordum. Ya da kadın olmanın yaratılış üstünlüğü, farkının farkında olan bir Lilith kızı olarak elbet kendimle gurur duyuyordum.

‘Astrolojiyi oluşturan burçların sonunda yer alan üç burç, kendilerinden önce gelen tüm burçların enerjilerini de taşıdıkları için anlaşılması zor ve karmaşık özelliklere sahiptir. Kendisinden önceki Oğlak’ın düzeni vurgulayan tavrının tersine Kova, demokrasi fikrini savunmaktadır. Oğlak’ın hiyerarşisine karşı ayaklanan Kova, diğer burçlardan farklı olarak yepyeni bir örnek oluşturarak “devrimci” bir burç olmuştur.“

Olmuştur ve papazı bulmuştur. Başımıza ne gelmişse bundan gelmiştir. Hayrettir, hiç anlaşamadığımız söylenen oğlak burcu en sevdiğimiz, kafaca denk sandığımız burç olurken, en çekiş ettiğimiz hele erkek olanıyla hiç mi hiç anlaşamadığımız burç da Kova olmuştur.İki cambaz bir ipte oynamaz diye mi acep?

Şiddetle değişime inanan ama şiddeti başkalarına bırakan demokrasinin burcu Kova, tüm burçların içinde en gelişmiş olanıdır. Diğer burçların pek gelişmiş egolarının aksine bir dünya vatandaşı olarak bizlere “tuhaf” görünebilir. Başka gezegenlerden gelmiş olmasınlar sakın? Belki de bizleri geliştirmeye, değiştirmeye geldiler, kimbilir?‘

A bakın bu da benim şiddetle ve inanarak savunduğum bir sav… Ama niyeyse her burç tanıtım yazısında dünyaya ayar vermeye gelen Kovaların, şarkıcı, türkücü, oyunbaz olanlarının adı sıralanır, bilim kişilerinin değil.

‘Bilim ve teknoloji, “dahilerin” burcu olan Kova tarafından yönetilir. Buluşçu, spontan, orijinal ve eşsiz özellikleri ile adeta zamanın ilerisinde yaşarlar. Bu halleri başka bir gezegenden geldiklerini kanıtlamak için belki de yeterli olabilir.‘

Yok, olmaz. Buna ben inanıyorum da, bakkalı, sütçüyü, konu komşuyu inandıramıyorum, inandırmaya beyhude çabalamaktan da çoktan vazgeçmiş bulunuyorum. ‘Benim geldiğim gezegenlerde/ akşamları mosmor aylar doğardı/ ben bu yüzden özgünlüğe hasretim/ anla biraz… Sen tıpkı Mars gibi aydınlık ve güzelsin/ benim geldiğim galaksiler de böyleydi/ n’olur beni anla biraz…’

Kova’nın düşündüğü her şey yarın için daima bir ipucudur. Gezegeni Uranüs olan ve Uranüs’ün bilinmeyene kendini kaptırma ve mistik sırları hiç uğraşmadan algılama konusundaki korkunç yeteneği O’na garip ve yüksek derecede bir ruhsal kehanet sezgisi sağlar.‘

Yok vallahi, tek düşündüğüm şu vasat öteki burç kişilerini nasıl etsem de kendime benzetsem…

Bi tek kahve falında benzeşiyoruz. Yani fincan başında, fincan kulbunun dibinde, fal ilminin matraklığında.

Bazen, şaşkın bir ikizler kalkıyor, ‘hadi sana fincan okuyayım’ dediğimde bilgiç bilgiç, öyle şeylere inanmadığını söylüyor, oysa ben dalgamı geçiyorum, ‘aa aşk olsun, fincanın içinde hayat, hakikat ve kitaplar yazılıdır’ derken ‘ah’ diyorum, ‘bir kansa da ben şunu sözle madara etsem, atsam kıtırı, bassam sözü, şaşakalsa, ben de eğlensem’

Fekat heyhat, inanarak söylediğimi sanıyor, o ciddi adamı oynuyor, ben içimden kahkahalar atıyorum.

Daha zeki olanlarsa (!) hadi söyle, Allaşkına, demiyor mu, o vakit daha da eğleniyorum.

'Kova için özgürlüğün yaşamsal bir değeri vardır; kafası ve bedeni rüzgar gibi özgür olmalıdır. Bu yüzden ona delicesine sahip çıkar.'

Çıkar çıkar ama, öyle bi an gelir ki, hayatın içinden çıkılamaz olduğu anda, bir kova kendi zincirlerini şıkırdatarak, özgür olduğunu sanmayı sürdürür.

'İnsanları farklı bir biçimde seven Kova, bir insanın sahip olabileceği en iyi arkadaştır. Farkındalık seviyesi o kadar gelişmiştir ki, arkadaşlarının ve sevdiklerinin kendisi ile birlikte yükseklere tırmanmasını arzular, bunun için onları yönlendirir ve destekler.'

Doğrudur. Ancak herkesleri sevmek, hak edeni sevmekle sıkça karışır. İlkinin yanlışlığını bilerek, gene de herkesi sevmeyi sürdürür, şaşkın Kova. Oysa işte duvara ve buraya yazıyorum ki, hak eden sevilmelidir.

Bir defosu da şudur, şaşkın kovaların, ‘ben bilirim’ der sürekli, ‘ben hepinizden iyi bilirim.’ Oysa garibim, kendinin kim ve ne olduğunu bile bilmez. Sen bilirsin öyle mi? Nah bilirsin! Kendi karatını bilirsin, ama, o karatı sürekli aşağı çekmek için elinden geleni ardına komazsın. Herkesleri seversin, öyle ki bunu düşmanlıkla eş tutar, ruhunun mayası ekşimiş kişiler ve seni sevmeze yazılırlar. Bazıları bunda art niyet arar, var bi eksiği gediği ki bu kadar seviyor, derler. Yahut, sevmekte bunca üsteleyen sevilmemeli, hükmünde bulunurlar.

Yani aziz okurlar Kova olmak ve haddi aşar biçimde sevmek, kötü bi şeydir.

‘Ancak, kovası ile herkese su taşıyan sürekli faal Kova, dağıttığı sudan çoğu zaman kendisi de içmeyi unutmamalıdır. Enerjisini depolayabilmesi için bu şarttır.‘

Kendi kovasından su içmek, evet, enerji biriktirmek için, haklısınız… Ama bence Öküzgözü Boğazkere kırmızı şarap daha iyi, keşke bu şarap ucuz olsa da her öğün bir kadehçik götürülebilse, o zaman Kova olmaya dayanması, katlanması kolaylaşır, bir Kova’nın.

Öteki burçtakiler bira içsin, yeter!

Gördüğünüz üzere hafiften megalomanız.

'Özgünlüğü ile diğer burçlardan çok farklı olan Kova’lar aynı zamanda doğal bir nezakete sahip, politik ve komiktir.'

Hah işte, bu fasıl iyicene doğru. Doğal nezaketleri öteki burçlar tarafından sürekli sumsuklanmalarına yol açar, politik oluşları hayatı ve aşkı sürekli politika ölçütleriyle yargılamalarına yol açar, ama devrimci politika ile elbet, komiklik ise, anmak ve söylemek bile gerekmiyor, doğal halleridir kovaların, kan grubunun değişmezliği gibi… Ama inceden, damardan, kara gülmece türü bir komikliktir bu.

Elbet hayat ve öteki burçlar da yer misin yemez misin mealinde geçirir Kova’ya… Madara olmak, yani gizliden madaralık bir tür kaderdir.

‘Her zaman beklenenden ziyade beklenmeyeni yapar.!'

İşte bu en bayıldığım yanıdır, burcumun. Yapar mıyım, elbette, sürekli ve aynen…

‘Bir şekilde ışıkları üstüne çeker ve kendisi istemese bile toplumun ilgisini çeker.’

Doğru, ama, bize düşen hep, ‘ışıkçı, kes’ demek… Ne ışıkçı ışığı devreden çıkarır ne ötekiler bir Kova’nın ne demek olduğunu tüm boyutlarıyla kavrar, sonunda asfalyalar atar.

'Gelenek, görenek ve otorite O’nu hiç etkilemez.'

‘Verdiği sözleri tutar, faturalarını eksiksiz öder.’

Ama bu kredi kartı borçlarında geçmez elbet. Astroloji icat olduğunda kredi kartları olmadığı için, bu fasıl burcumuza denk düşmüyor, Kova’ların öteki burçlarla eşitlendiği tek nokta bu sanırım, ödemiyorlar, ödemede güçleniyorlar, kredi çekerek kredi kartı borcunu eda ediyorlar.

Tabi bu söylediğim hayalci Kovalar, bi de en süper akıllılarımız var ki, onlar kart falan almıyor, teknolojinin bu yanına bigane kalıyorlar ve pek iyi ediyorlar. Hatta bu Allahın cezası Kova var ya, yarıdan fazlası bu burç kişilerinin aşka da inanmıyor, vefaya da, aslında pek de iyi ediyorlar belki, kim bilir… Kova’nın Kova’yla ülfetini geçiniz bir kalem, bu mümkün değil, çünkü burcumuzun erkek taifesi kendilerinin kadınlardan daha akıllı olduğunu sanmak gafleti içindeler, o yüzden anlaşmam söz konusu bile olamaz, onları geçince, % 50 kaybın yerine kimi koyacağız? Astroloji ilminin dediği ve hayatın dayattığı gibi yalnızca İkizler’i. Aslan eh şöyle böyle, o da fena değil, uyum faslında. Sanki seçme ve vazgeçme şansımız varmış gibi… Anlaşılacaklar kürem kürem de biz İkizler öne çıksın, Aslan’lar öte yana diye komut veriyoruz.

Aslında kartzede kovalar da gene öteki burçların oyununa geliyorlar. Ya başkasının ettiğini çekiyorlar, yahut yardım maksatlı borçlanıyorlar.

Kartzedeler şöyle dursun, aşkzede Kova’lara ne demeli? Aşk gibi akıl harici bir iş, nasıl olur da bu akıldane burç kişilerini perişan eder? Aşkolsunuz tanrım, bene bunu etmecektin…Vereceksen eser miktarda aşk verecektin, mağduriyet yüzdemi aşağı çekecektin… Aklı da keşke miktar-ı kafide vere idin…

'Özgür bir ruha sahip olan Kova, sevgisini ona meydan okuyan, neşeli, zeki, entelektüel ve ilginç bir insanla paylaşmak ister.'

İster de öylesi hani? Yaşasın yaşasın Kova kişisi, yok mu Allaşkına benim gibisi?

Kovalar yalnızdır, sevgili arkadaşlar… Bakmayın astrolojik yorumlarda yedi cihanla barışık olduğumuzun yazıldığına, derin bir yalnızlığın usta suskun, yaratıcı, ben bilirimcileridir onlar. Yani biz… Tek eşlikçileri, halden bilirleri, ilginç ve zeki neşeli bir partner değil, bir kadeh kırmızı şaraptır, o da evde varsa…

‘Geleceğin ve aydınlanmanın burcu Kova ile özgürleşmeye ve dünya vatandaşı olmaya ne dersiniz?’

Valla ben sitemin ve mahallemin vatandaşı olmakta zorlanıyorum, dünya vatandaşı olmak şöyle dursun… İnsanlar kendileri gibi olmayanı hele o kişi kendi cinslerinden ise, pek sevmiyor, hatta hiç sevmiyor. Ayrık otu gibi davranıyorlar ona, bilmiyorlar ki daladikeniz, yakarız, kendine getiririz kişiyi sırf onun bağışıklık sistemi güçlensin diye…

‘Bütün "Kova"ların doğum gününü kutluyorum, iyi ki varsınız!’

Teşekkür ederiz sevgili Mısırlıoğlu, ama gene de diyeceğim şudur, Kova olacağıma, kedi olaydım keşke…

Yahut şöyle bir toparlamak en doğrusu sanırım;

Arkadaşlar insanlar üçe ayrılır; kadınlar, erkekler ve anasının gözüler.

Hangi burç kişisi olur ise olsun, üçüncü gruptan olanlar aşka düşse canı yanmaz, yere düşse bi avuç kumla kalkar, suya düşse, düşmez zaten su üstünde yürür gider, ateşe düşse buz keser, ateş söner. Yani anasının gözü olmak faideli bi iştir, Kova olmak acınacak bi iştir. Ama erkek olması daha da acınacak bi iştir, eksikliliktir en başta, bakmayın eser miktardaki fazlalıklarına…

Gene de burcumdan pek hoşnudum…

Düşünmeden edemiyorum, darbeciler hangi burçtandır diye?

İnsanlığa zulmedenler? Sözgelimi Hitler’in, Pinoche’nin, Mussolini’nin, Ayetullah Humeyni’nin, bizim Evren ve şürekasının?

İster misiniz bunlar Kova çıksın?

Kovalıktan istifa etmek mümkün müdür, sevgili Mısırlıoğlu?


Ayşe Kilimci

24.01.2010

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
26 Ocak 2011 13:40

skosaner

Ayşe hanım,
Gülümseyerek okudum yazınızı ve kafa sallayıp onaylarak...Bir kova olarak :) Evdeki kedime bakarak onun yerinde olmayı çok istemişliğim vardır.

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.