KADINLAR, YAŞAMAK BİZE YASAK…

08 Mart 2020 12:42 / 3011 kez okundu!

 

 

Her açıdan döktürülebilecek bir gün 8 Mart ama artık değil…

Bana sorarsanız bundan sonra hiç değil.

Günaşırı kadın cinayeti işlenen bir dünyada, kadınların, çocukların çaresiz erkeklerle birlikte ülkeden ülkeye kovulduğu dünyada kadın olsan ne, yaşasan ne?

Ne çok yazdım ve sahiden esaslı yazdım, kendi yazdığımı beğenme ayıbını bile ettim.

Artık gönlüm soğudu, bu konuda yazmaya paydos.

8 Mart kutlamaya da paydos, kadınıyla erkeğiyle siyasetçinin akıllısıyla boykot edelim 8 Mart’ı.

 

****

 

KADINLAR, YAŞAMAK BİZE YASAK…

 

Her açıdan döktürülebilecek bir gün 8 Mart ama artık değil…

Bana sorarsanız bundan sonra hiç değil.

Günaşırı kadın cinayeti işlenen bir dünyada, kadınların, çocukların çaresiz erkeklerle birlikte ülkeden ülkeye kovulduğu dünyada kadın olsan ne, yaşasan ne?

Ne çok yazdım ve sahiden esaslı yazdım, kendi yazdığımı beğenme ayıbını bile ettim.

Artık gönlüm soğudu, bu konuda yazmaya paydos.

8 Mart kutlamaya da paydos, kadınıyla erkeğiyle siyasetçinin akıllısıyla boykot edelim 8 Mart’ı.

Dünya dolusu aptal yüzünden soğudu gönlüm, aklı ererek, fikriyle, bilerek zulmedenlerden soğudu, siyaset yaptığını sanıp dünyayı dinamitleyen ahmaklar yüzünden soğudu, sınır savaşlarına kurşun niyetine kadını sürenlerden, suçsuz günahsızları evinden ülkesinden edenlerden soğudu, güzelim dünyayı sözümona çağların en esaslısından cilalı yalnızlık çağına geri götürenlerden soğudu.

(Bu söz de bu fakirin, belirtmiş olayım bu arada, çok deyişimi, kitabımı arakladılar, tapusunu çıkarıp bu benim demesi bilmem kaç dolar, buna güç yetmez, cilalı yalnızlık yahut yanlışlık çağı, hangisi olursa, ki ikisi de denk düşüyor…)

Rasmeres gelmez olası bir çağ, hele içinde yaşaması yani yaşadım sanırken an be an ölmesi…

Resim altı yazacaktım sözümona, yığınla çizgi yahut çekilmiş resme boğdum güzelim editörümü.Yerinde olsam bana kızardım…

Vazgeçtim, resim ortada, eskinin alemünit fotoğrafçıları gibi, arkada Savaş Hatırası yazan bir kara bez,çevresinde boş kovanlar, konca niyetine, önünde kadınlı çocuklu, erkekli ölüler, görmemek ancak görmek istemeyenlere özgü.

İlan edilen ve çarşaf çarşaf, bıktırana kadar kutlanan, kutlamaktan kast’ın alışveriş olduğu böylesi günleri çıkaralım ufkumuzdan…

Küfürle yazacaktım, öyle de güzel oluyor ki, bana son günlerde bunu öğütlediler sağlığım için, kalbim içten kurşunlanacağına dilim dıştan ateş açsın, başkası yaralansın diye, iyi akıl, nasıl da güzel bir argo/ küfür belleğimiz, hazinemiz var…

Da, nasıl edeceksin? Küfür bile gönül hoşluğu ister, hatta asalet…

Bu dursuz duraksız savaşların ortasında, yani toprak gaspı, doğal kaynaklar yağması, insanı köleleştirme, ırkçılık, sınırları değiştirme, insanı bir pula harcetme kavgasının içinde küfrün bile tadı tuzu yok, latife etmenin zaten gereği yok.

Yazılı görsel basını hepbirlikte izliyoruz, her gördüğümüzde yeniden ölüyoruz,

Ama o insancıklar sahiden ölüyor, bütün bebekler erken doğuyor, onlar küvezde ölüyor yaşayanı anasız büyüyecek zaten, büyüyeni ordan oraya sürülecek…

Savaşa hayır diye gül uzatan şekerler var öte yanda…Hangi savaş neyin savaşı aklı basmadan, dayatılan metinlere imzayı nikah imzası gibi çalımla basanlar.

Memlekete kan ağlatıp anatısını belleten teröristler için kılı kıpırdamayan, ansızın şefkatör kesilen iki yüzlü, bin yüzlü, yüzünün astarı alınmış, alnının Rabbiyesiri silinmişler…

Onlarda erkekler ayrı çirkin, akılsız olunca kadınlar daha da çirkin ve elbet aptallık ortak paydasında birleşiyorlar.

Memleket Sır’at köprüsünden geçiyor, ah ateşe düşse keşkem diyerek söğüp sayıyorlar…

Koca Meclisi mahalle kahvesine çevirip emir üzre çemkiren, onu bile beceremeyenler bunu devrimci eyleme sayıp 8 Mart’ta kadınlara gül dağıtırsa hiç saşırmam (almayın, alırsanız da dikenli yanından k…na sokun hatırım için…Ha, böylesine de seferberlik orospusu denirmiş, bunu da bi kenara yazın e mi, orospu yazmak ayıp değil, resmi bir meslek adı, ben fuhuş komisyonu üyesiyken onlarla çok çalıştım, inanın siyasetçilerin çoğundan daha namusluydular…)

“İnsanlar savaş istiyor

Savaş insan istiyor

Zulüm, savaş ve dünyayı mahvetmek

İçin homo sapiens aranıyor

Yaşamak yasak!”

(Alıntı: Büyülü Dağ yayını Kadın Duvar Yazıları)

Kadınlar dünyaya eksik gelir (öyle derler ya hani…Oysa eksiği kapamaya, dünyayı güzel kılmaya, çoğaltmaya gelir, kendi çoğalamaz, o ayrı…”Eksik gelir, işleri bitirilip gönderilir.”

Siz bunları okumayacaksınız zaten dünyanın bütün mültecileri, siz üşümekte, donmakta, kurşunlanmakta, sulara gömülüp ölmekte, vatanınızın hasretini çekmektesiniz.

Okuyanlar iyi okusun bari, sahiden okusun…Ki, kadınıyla erkeğiyle çocukların ve dünyanın canına okunmasın.

Yoksa Hitler’in beşinci kopyası Esed denen mahluk,o topal sütçü beygirine oynayan siyasetçi elinde, başka ülke sınırlarında çocuk ve kadın olma, insan olma haklarına kıyılan, botları delinip sulara gömülen, kurşuna dizilen, biberonları bile kırılan zulümcüler eliyle daha çok benzin döker bu yangına, yeni Esed’lerin ve cesetlerin arkası kesilmez.

Sonra cep tf.larımıza günün mana ve ehemmiyetine binaen (!) mutlu, gülücüklü mesajlar gelir.

“Günü akşamdan önce övme!” demiş eskiler, “erkeği geceden önce öğme, lideri dar günü sırtlarken görmeden öğme!”

 

Ayşe KİLİMCİ

08.03.2020

 

Son Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2020 14:39

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.