İZMİR'İN KAVAKLARI…

24 Şubat 2019 13:20 / 1417 kez okundu!

 

 

Güzelim şehrin son elli yılda geldiği, getirildiği, geriletildiği hal ortada…

Bir zamanlar seçim konvoyundaki HDP’lileri taşlayan, kotlu, süslü püslü hamfendi bu seçimlerde Kandil buyruklarına başüstüne diyenlerle birlikte altıoka oy verecek öyle mi, güldürmeyin beni, ama, öyle olacak… Emir büyük yerden çünkü, İzmir’in dağlarında çiçekler açar, bizim üstadın(!) kılavuzluğunda hem seçmen şaşar, hem Soyer şaşar…

 

****

 

İZMİR’İN  KAVAKLARI…

 

İzmir’in kavakları yaprak mı dökecek, yoksa telli kavak misali şıkırdayacak mı gümüş gümüş, göreceğiz…

Kimileri kendi iç kavgası ve aday hayhuyu içinde zamanı boşa geçirirken, Zeybekçi çoktan sahaya inip, projelerini halka sundu.

Halkın H’sinden habersiz malum kadro nasılsa İzmir’de başkanlık çantada keklik deyip ağırdan aldı.

Öte yanda Zeybekçi, halktan kendilerine onbinlerce mesajın ulaştığını, kendilerinin de vatandaşa ulaşıp konuştuğunu söylerken, projelerine proje, umuda umut eklemeyi sürdürüyor.

En büyük sorunun altyapı sorunu olduğunu vurguluyor, elhak doğru…

“Çöp, katı atık, kanalizasyon, yağmur suyu ve trafik… Yeşil alan ve spor alanı sıkıntısı başı çekiyor,” diyen Zeybekçi, sürekli geri giden, patinaj yapan İzmir’in ekonomik olarak gerilemesine dikkat çekerken, Kocaeli, Bursa, Antalya’nın İzmir’i geçeceğini rakamlarla ortaya koyuyor.

Kendilerinin yöneteceği İzmir’i dokuz ay sonra görenlere ‘başka yere geldik galiba’ dedirtecek kadar şehri değiştireceklerini, ulaşım, mimari, estetik yönlerden büyük bir seferberlik ve kentsel dönüşüm gerçekleştireceklerini vurguluyor.

Neden altı yahut on iki ay değil? Sanırım yeniden doğuşu simgeliyor, bu 9 aylık süre.

Vallahi bende’nizin çok zaman önce dokuz ay on günlük seferi tamamlayıp bu şehre çıkageldiğimde bulduğum yer, bugünkü İzmir’den bin kat iyiydi…

Kimi zaman komşular, arkadaşlarla konuşup, mimari, kültür ve alt yapı yönlerinden ve asıl ilk bakıştaki siluetinden İzmir nasıl sağaltılacak dediğimizde umutvar olamıyoruz.

Başkanların ettiğinden/ edemediğinden, etmeye hiç niyetli olmayışından, ufuksuzluğun böylesinden vatandaş elikip, utanıyor…

Deprem açısından riskli bölgede İzmir, deprem haritamız imar planına işlenmemiş, önce bunu yapmayı hedefliyor Zeybekçi ve ekibi…

Ardından ikinci  çevre yolu yapılacakmış, 46 km.lik.

Daha ilk iki yıl 28 köprülü kavşak yapma sözü veriyorlar, en çok tıkanan yerler başta olmak üzere…

İlk 9 ayın sonunda hiçbir sokakta çukur kalmayacağı sözünü de…

Ne ülkemiz ne dünyamızda çöp sorunuyla anılan şehir yokken, İzmir’de dağ gibi bir çöp sorunu var, tıbbi atıklar bile Manisa’ya yollanıyor, çöp yüksekliği yüz metreyi bulmuş, buradaki vahşi alanda köpekler bile mutasyona uğramış, birbirini yiyormuş…Doğa, oradan sızan suyun derelere karışmasıyla zehirleniyor.

“Öncelik çöp, bunun için 1.5 yıl yeterli. 2020 yılında İzmir’de çöp katı atık sorunu kalmayacak” sözü veriyor Zeybekçi.,

Şehirdeki odalarla birlikte yeni organize sanayi bölge belirlemesi yapılarak, imar planlarına işlenmesi de önemli sözler arasında. 

(Her yer İzmir gibi olsun, başkaları da İzmir’li gibi Allahından bulsun söylemini düşününce içi ferahlıyor insanın, duyduklarından, gerçekleşeceğinden kuşku duymadığımız sözlerden…)

Turizm var mı? Yok desek yeri… Antalya rakamlarıyla kıyaslamışlar, büyük fark çıkmış.

Sağlık, kongre, kültür, ticari turizm gerek bu şehre, üstelik iklimi düşünüldüğünde bu tüm yıla yayılabilir… Spor turizmi için en avantajlı şehirken, hani, nerde?

Eskiden Süper Ligde beş takımı olan İzmir’in  altyapısı o yıllardaki ülke altyapısıyla aynıyken, ülke ileri gitti, İzmir yerinde saydı.Göztepe ve Alsancak stadyumları önümüzdeki sezon ikinci yarısına yetişecek olsa da, Karşıyaka stadı olamıyor, belediye mantığı bir iki eksik yüzünden yapımı durdurmuş, mahkemenin iptal nedenleri çözümlenmekteymiş, öyle diyor Zeybekçi.

Nüfusun 25 bini bulduğu her yere kapalı spor salonu sözü de var, nüfus 50 bin olduğunda yüzme havuzu ve gençlik merkezi, çim sahalar... Böylelikle çıkar şampiyonlar. Asıl mega proje Atatürk Stadının yerine 55 bin kapasiteli yeni olimpiyat stadı yapmak, yanıbaşına da ülkenin en büyük veledromunu koymak (Veledrom bisiklet  sporcularının mabedi, bu sporun esaslı pisti).

Güzelim şehrin son elli yılda geldiği, getirildiği, geriletildiği hal ortada…

Bir zamanlar seçim konvoyundaki HDP’lileri taşlayan, kotlu, süslü püslü hamfendi bu seçimlerde Kandil buyruklarına başüstüne diyenlerle birlikte altıoka oy verecek öyle mi, güldürmeyin beni, ama, öyle olacak… Emir büyük yerden çünkü, İzmir’in dağlarında çiçekler açar, bizim üstadın(!) kılavuzluğunda hem seçmen şaşar, hem Soyer şaşar…

Soyer peşinen şaşmış görünüyor, baksanıza, sosyal paylaşım sitelerinde dolaşan haber doğruysa eğer, sayın Soyer ‘ben yoksulların özel arabaya binme hayali kuracağı bir İzmir değil, zenginlerin metroya, dolmuşa binmek isteyeceği bir İzmir yarayatacağım. Tıpkı Viyana’lıların gece elbiseleriyle metroya binip operaya gitmeleri gibi. İşte benim İzmir için hayal ettiğim çılgın projem bu…’

‘Ayy kız, hakketten abacım, bak tam damardan söylüyo kız adam…Helal osun valla, oyum ona sanma, oyum alçaktan uçup yapçeğini diyen akıllı olana, Zeybekçi’ye, hem onunla Zeybek oynamasını herkeŞ bilir…’

Ben bu esaslı hayalini sayın Soyer’in varoş mahallemdeki komşularımla paylaştım, bir güldüler bir güldüler, yani o kadar olur…Görsün isterdim…

CHP İzmir büyükşehir başkan adayı gerekirse dünyayı yıkarmış, İzmir’in hakkı yenmesin diye.

Ay, ilahi…

İzmir’in hakkını da başını da yiyen partiniz olmasın?

 

Ayşe KİLİMCİ

24.02.2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2019 17:43

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.