ELMA DERSEM ÖL, ARMUT DERSEM ÖLME, SÜRÜN!

30 Ağustos 2021 16:02 / 271 kez okundu!

 

 

Sevgili Ayşe Kilimci'den özür dileyerek kadına şiddet konulu yazısını gecikmeyle de olsa yayımlıyoruz çünkü kadınlarımız, çocuklarımız hala "itinayla" öldürülüyor. Öldürenler de en yakınları; çocuklar sözkonusu olduğunda aile içinden, konu komşudan; kadınlarsa sözkonusu olan, yasal eş, yasadışı birlikte olunan sevgili, sevgisi batası manyak; genç kızlarda ise face çukuru ya da gelgeç edinilmiş ruh hastası erkek arkadaş…

 

***

ELMA  DERSEM  ÖL,  ARMUT  DERSEM  ÖLME, SÜRÜN!

 

Kadınlarımız, çocuklarımız itinayla öldürülüyor.

Öldürenler en yakınları; çocuklar sözkonusu olduğunda aile içinden, konu komşuda; kadınlarsa sözkonusu olan, yasal eş, yasadışı birlikte olunan sevgili, sevgisi batası manyak; genç kızlarda ise face çukuru ya da gelgeç edinilmiş ruh hastası erkek arkadaş…

Şiddetle böylesine cansiparane mücadele eden yönetim, siyasi erk azdır, yakın zamana kadar hiç yoktu dense, yeri. Yangın yeri dışında durup, itfaiyeye ‘şuraya da sık abi’ diyen aymaz değiliz, kırk yıl bu tür vakalarla yanıp tütmüşüz, pardon yani…Onun için mevziinin, tuttuğu saf’ın üfürükten teyyare çok ve boş konuşanlarına öfkeliyiz.

En kolay yol olan kınama, küfretme, bilir bilmez suçlama, bir tarafı sütten çıkma ak kaşık ilan ederken, diğer tarafı kanlı bıçak diye niteleme, sorunu bütün boyutlarıyla ortaya getirmek ve önlemler için işbirliğini, ortak hareketi önlüyor.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için yaptıklarını sayı vererek anlattı.

“Tek bir kadının bile şiddet görmemesi, cinayete kurban gitmemesi için gerekirse Anayasa değişikliği yapmaya hazırız” diyor.

Bakan, geçen yıl 244 bin önleyici koruma kararı verildiğini, bu yılın ilk 4 ayında önleyici koruma karar sayısının 105 bin olduğunu açıkladı.

TBMM Kadına Yönelik Şiddet ve Cinayetleri Araştırma Komisyonu’na sunum yaparak, akıllardaki soruları yanıtlayan Bakan Gül, bu kanayan yarayı önleyecek her hamlenin içinde olduklarını belirtirken, 'yeter ki engelleyici netice alalım, bunun için, tek bir kadının bile şiddet görmemesi için gerekirse Anayasa değişikliği yapmaya hazır olduklarını' ekledi.

- ”Kanunsa kanun…Kadına yönelik şiddetle etkin, kalıcı, sürekli mücadele için ne gerekiyorsa o, kanunsa kanun, gerekirse Anayasa değişikliği…Yeter ki kadına yönelik şiddeti önleyen, engelleyen sonuca varabilelim…”

- 244 bin önleyici koruma kararı… 2020’de mahkemelerce 244.985 kişi için önleyici, 7.293 kişi hakkında da koruyucu tedbir kararı verilmiş. 2021 Mayıs sonunda bu oran; önleyici 105.595, Koruyucu tedbir kararı olarak 4.211.

- Geçen yıl 4.820 kişi hakkında hapis kararı verilmiş.

Şiddet ve kadın cinayetlerinde 2017 yılında 134 gün olan tamamlanma süresi, geçen yıl 76 güne inmiş durumda. Nitelikli kasten yaralama; 178 günde savcı soruşturmayı tamamlarken geçtiğimiz yıl 85 güne inmiş.Yine cinsel saldırıya ilişkin savcı önündeki dosya ortalama 153 günde tamamlanırken, bu da 81 günde tamamlanmış.

Aile içi şiddet ve kadına karşı şiddetten kaynaklanan suçların etkin şekilde soruşturulması amacıyla kurulan özel soruşturma bürolarının ülke çapında yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini belirtirken, geçen yıl şiddet gören yahut şiddet tehlikesi altındaki kadınların tedbir talebi için % 73 kolluk birimlerine, % 19.9 doğrudan mahkemeye, % 4.7 savcılığa ve % 1,5 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine (ŞÖNİM) başvurulduğunu, bunun % 9’unun da resen olduğunu söyledi.

- 81 il, 494 ilçede 805 hakim, tedbir hakimi ve mahkemesi olarak belirlendi.

- Bürolarla yürütülen çalışma kapsamında şiddet mağduru kadınlara bu konuda deneyimli CMK avukatlarının yönlendirilmesi projesinin kapsamında genişletileceği, 

- Hakimlerin elektronik kelepçeyi daha çok uygulama yoluna gittiği, şu anda elektronik kelepçe takılan kişi sayısının 270 civarında olduğunu, yıl sonuna kadar hedef sayının bin olduğu belirtildi.

- Kadına yönelik şiddetin % 40’ının boşanma aşamasında gerçekleştiği, bu aşamanın psikososyal destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesinin planlandığını da…

Kadına şiddet için net konuşan Bakan, milletvekillerinin sürmekte olan davaları gündeme getirerek hakim ve savcı kararlarını eleştirmesi üzerine, kadına yönelik şiddetin, katil, tacizci, tecavüzcünün, istismarcının hakim ve savcılarca korunduğunu düşünüyorsanız, orada başka düşünce vardır. Deliller neyse, dosya neyse, hakim, savcı ona göre karar verir” derken, kadına şiddete karşı bir büyük seferberliğin yapılması gerektiğini, burada herkesin, her yetkili ve her vatandaşın yapıcı şekilde yeralmasının altını çiziyordu.

Merkezden en küçük birime kadar, gezici ekipler de bunun içinde olmak üzere, yerel yönetim şemsiyesi, desteği altında ancak ilgili makamların, sağlık, aile sosyal hizmet, emniyet, adalet, il/ ilçe müdürlüklerinin işbirliğiyle, kayıtla, izlemeyle, uyarı ve ihtarla, ihbarla, okul rehberlik servislerinin sıkı takibiyle, hepbirlikte bir büyük seferberlikten sözediyoruz…

Buna omuz verenler buyursun gelsin, yoksa ebelemeç oynar gibi elma dersem çık (öl), armut dersem çıkma (ölme, sürün) demek kolaycılıktır, yapılmakta olan büyük hizmeti görmezden gelmek aymazlıktır, ayıptır, anlamsızdır.

Büyük iş küçük olmaz, bu da böylesi bir büyük iş, seferberlikten aşağısı kurtarmaz.

Kınamaya, suçlamaya, çamur atmaya teşne olanlar, buyurun, sizsiz olmaz, bu yapıya bir taş da siz taşıyın…

Ayşe KİLİMCİ

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.