Barışı ben bilmem... büyüklerimiz bilir...

25 Mart 2013 10:16 / 1409 kez okundu!

 


İsteriz elbet, istemez miyiz, çocuklarımız gitsin, güzel güzel geri gelsin, onların yavruları da dağdan daştan insin, unutma, ölürsıra askercaazı dizinde yatırdı, oralı ana, okşaya okuya uğurladı evlatçığı, ah ah, en iyi analar bilir barışı...


***

Barış mühim tabii. İnsanlar barışı ne bilsin, barışı ben bilmem, büyüklerimiz bilir. Ahali sulh’u bilir.

E hep biriz, insanız, İslam’ız, şükür. Mektebin hocası diyor İsa da Musa da bizim Peygamber, onlar şükürsüz mü? Barış herkeŞ için, kurda kuşa, börtü böcüye, elbet ilkin insana. Bi örtmen vardı bi vakitler, demişkine ille mandolin alınacak, müzik dersinde. Elimiz daraç, var yedi kız, elinden öper. Kızların boynuna boncuk kolye alması gibi kolay mı çalgı alması? Var kaç sene evvelisi bu dediğim. Bizim maacir Tarife varıdı, kocası çöp toplardı. Almış getirmiş bize çöpten, bi mandolincaaaz. E o vakitler devletin de bütçesi yamalı idi, artığı kullanmak ayıp değil idi. Yedi kıza yedi mandolin, nasıl? Getirdi, silmiş, temizlemiş, ama, kopmuş kulakcaazları çalgının. İzmir uzak, biz şehrin yamacındayız ama kasabayız. Açarsın dikiş kutusunu, alırsın içinden rengârenk düğmeleri, tam o kopan kulakcaazlar kadar, “demeyesin” der idi kızlar “kulakcaaz, onun adı mandolinin düzen düğmesi”. Var hani kafasında, tee sapının ucunda elim gibi bi yer, onun iki yanında sıralanmış sekiz kulacık, sekiz telin şeysi... Getirin, dedim babanızın çakmağını. Çaktım çaktım düğmeleri erittim, bastım demirine. Pıt pıt yapışıverdi, eriyen düğmeler, oldu sana yesyeni kulaklar... Yaşa anne diye el çırptı kızçelerim. Diktik bi de siyah kılıf, etrafı fırfırlı, büzdük tepesinden, bağladık ağzını, kızlar alıp götürdü okula. Demiş ki müdür, “kim yaptı bu bölücü işi?” Ne bölücü işi amirim? “Bir mandolinin akort düğmeleri bu renklerde olamaz, yasak,” diye yazdılar, eve saldılar bi pusula, orda...

Babaları gitti ertesi günü, dedi “ne varmış bizim çalgının düğmelerinde amirim?” Nası desin çöpten bulduk biz onu?

Görmeyesin renklerini?

Görürüm renklerini, ne güzel yeşil, sarı, kırmızı, bahar gibi.

Nah bahar gibi, sayın veli sayın veli, götür bunu, normal renge boya o düğmeleri, getir geri...

Aman bir güldüydük, aman ne güldüydük; sarıdan, kırmızıdan, yeşilden korkar mı bir koskoca amir, hem de mektepte?

Bizim köye de o vakit yeni yeni gelir idi doğudan göçmencaazlar, çalışırlar en ağır işte bizle yan yana.

Bizim adam da cins, rahmetli ne sever idi gelsin insanlar, dolsun evcaazı.

“Demleyesin bi çay be hatunum,” dedi, “çağırasın komşuları. İçsinler asmanın altında bizlen bi yorgunluk çayı.”

Demledim, ünledim, geldiler, ama, nasıl ürkek, inanmazlar buyur ettiğime, komşuluktan bile ürkerler.

Oturduk asmanın gölgesinde, içtik çayları mis gibi, hepbirlikte...

Bizim kızlar o sıra geldiler mektepten, ellerinde mandolin ağlar durur yedisi birden...

Sordu doğulu komşular, “nedir bu, çocuklar neyçün ağlar?”

Dedik mandolinin düğmeleri... Yeşil, sarı, kırmızı düğme yapıştırdık yanlışlıkla, kızdı köpürdü amir.

Yeşilin, sarının, kırmızının kabahati neymiş?

Sonra sorduk büyüklere, öğrendik ki, sulhe engel bir hâlmiş bu üç renk, öyle söylediler, ben pek anlamadım, o gün de anlamadım, şimdi hele hiç anlamıyorum.

Barış mühim şey.

Barışı ben bilmem, büyükler bilir.

Ama sahi, hiç görmedim kulakları kırmızı, sarı, yeşil mandolin bir daha. Mandolin de görmedik zati. Oncağız da kalktı tedavülden... Gene de kara, fırfırlı kılıfında sakladık hep, çalgımızı. Ama kimselere göstermedik düğmelerini, kızlar da zati “Mavi Tuna” yla “Yine yeşillendi fındık dalları” ndan gayrısını öğrenemediler. Fındık dalarında da yeşil var, ama, tek başına olunca suç olmuyor. Şarkı olsun da, çamurdan olsun... Şarkıda bu üç renk yoğidi, sakınca da yoğidi, barışa engel bir hâl de, amirden azar da...

İsteriz elbet, istemez miyiz, çocuklarımız gitsin, güzel güzel geri gelsin, onların yavruları da dağdan daştan insin, unutma, ölürsıra askercaazı dizinde yatırdı, oralı ana, okşaya okuya uğurladı evlatçığı, ah ah, en iyi analar bilir barışı...


Ayşe KİLİMCİ

25.03.2013

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.