AND'IMIZ AH'IMIZ…

28 Ekim 2018 01:29 / 1027 kez okundu!

 

 

Darbelere kimileri gibi devrim demeden, adlı adınca anarak, en sonunda, üstelik o en sonuncusu darbe değil, resmen işgal girişimiyken, ölümün üstüne yürüyerek ölenler sayesinde, öyle marşla, yasayla, and’la değil, varlığını/canını vatanına sahiden sunan ulu kişiler, Türk’üm, doğruyum, kahramanım diye çalım etmeden, “can’dan geçilir, vatandan geçilmez” düsturuyla vatanı bize yeniden armağan ederken, cesaretle, akıl ve mantıkla yapmıştı bu işi.

 

****

 

AND’IMIZ AH’IMIZ…

 

Danıştay bir iş etti, küllenmiş ateşe kor attı.

Gereği var mıydı?

Bir de bu uçtan tütsün toplum, der gibi, öğrencilerin yıllar boyu hançere yırtarak okuduğu and’ı, ah’a çevirdi, gündeme sokuşturdu, bu hayırlı niyet değil.

Andımızı kaldıran yönetmelik maddesi iptal edildi, haydi buyurun… Yeniden ve her gün and içilsin. Çocuklarımıza, esasen yazıldığı yıllarda ve darbelerle eklenen satırlarla yeterince eza olan marifet yeniden başlasın…

Cumhuriyetin onuncu yıldönümünde Milli Eğitim Bakanı olan Rodos’lu Reşit Galip çocuklara her gün dersten önce sınıflarınızda her gün, hep birlikte bu sözleri okuyacaksınız’ diyerek, kendi yazdığı ‘Türk’üm, doğruyum, çalışkanım/ yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir./Ülküm, yükselmek ileri gitmektir, varlığım Türk varlığına armağan olsun!’ ödevi vermiş.

10 Mayıs’ta bu metin, Talim Terbiye’nin okullara yolladığı yazıyla hayata geçmiş.

Her ne kadar Reşit Galip, Türk varlığını kendi varlığıyla epey hırpalamış olsa da… Kendini yalandan tarih profesörü ilan etse de…

Her gün mü, evet, her gün, ‘sınıflarınızda’ denilmiş olsa da, biz bunu okul bahçesinde yaptık, yaz demedik, kış demedik, yağmur ve kar altında bile olsa, yırtınarak okuduk… Ruhsuz okuyan kafasına tebeşir yedi.

Haydi buyurun, yeniden başlıyoruz…

Tabii bu kararın peşi sıra herkes görüş açıklamaya koyuldu. Kavga azdı, bir de bu eklendi.

Yargı, yürütme ve yasama arası ilişki ve görev alanları, birbirinin sınırına geçme, bu yolla yok yere maraza çıkarma, kapanmış yaraları kaşımak az gibi, and ile ah etmeye başladık.

Kararın öz’ü, öncesi sonrası, kopacak kavga ayrı…

And içmek gerekli mi, yararlı mı?

Hayır, değil!

Anlamlı mı? Hayır, değil!

Çocuklarımıza ne getirip ne götürüyor?

İzi hafiflesin dediğimiz, darbelerin vurduğu mühür, askeri disiplin, ortak marş, topluca haz’rol, Türk’lük mantığı ile çalım etme, ön alma, varlığı feda…

Farkları hem kabul etmeyip hem silmekten yana bir mantıkla, tek’i geçip, bireyseli silip, tek tipi olağan kılmaya götüren ant da marş da söylem de çocuğun mayasını ekşitmez mi?

Denli densiz düşünmeyin, sizin yerinize düşünmüşler işte, okuyun geçip, sorgulamayın!

Andı anlayarak, düşünüp onaylayarak değil, tapınma derecesinde sorgusuz, bizim ırkımız, bizim üstün yanlarımız ve kutsal görevlerimiz dile getirilip, tek hedef kılınınca, bizden olmayan, sorgulayan, kendi kalmak isteyen, varlığını bizim varlığımıza armağan etmeyenler görünmez kılınıyor… Amaç, tarz, hedeflerimiz, bunlara nasıl ulaşıp, bunları nasıl oluşturacağımız bireysel seçimimiz, çabamızla olur, toplu biçim alıp, gırtlağımızı yırtarak her Allah’ın günü, soğukta sıcakta askeri nizamda marş okumakla olmaz.

Hayatı feda etmek değil, hem kendi hayatına hem diğerlerininkine saygı duyup, özen göstermek gerek, bunun küçücük çocukların aklına kalbine bir soğuk damga vurularak dayatılması yanlıştır.

Aslında bütün marşlar, mesleki övünme metinleri yanlış, emir kumandayla söylense de, ruha yerleşmiyor, daha dildeyken soğuyor, hatta öfke uyandırabiliyor.

Öğretmen okulunda hafta başı töreninde, artık and içecek yaşı geçtiğimizden olsa gerek, başka marş söyletirlerdi: Alnımızda bilgilerden bir çelenk/ Nura doğru yol alan Türk genciyiz/Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk/ Korku bilmez soyumuz…

Meraklısı marşın kalan kısmını arayıp bulsun, ama aynı kışla mantığı, Türk’lük dayatması, görüyorsunuz.

Biz çocukken ört’menler komutandı zaten, dediğim dedik, disiplin kuruluna yollamaya meraklı, sıkıysa and içme…

Sonra darbe marbe, biraz da askeri mantığa teşne’lik, toplum oldu kışla.

Kendi çocuklarımızın and içip de varlığını Türk varlığına feda etme zamanı gelince, aa bir de ne görelim, ilk andı yazan yeteneksiz muhteristen beter birileri satırlar eklemiş, inanamadık, yanlış okuyorsun çocum, dedik, asıl sen unutmuşsun anne yanıtı aldık… Melen hükümetinin milli eğitim bakanı da:

‘Eeeeey bugünümüzü gösteren ulu Atatüüürk, açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin hedefte hiç durmadan yürüyceğimize and içeriiiz… Ne mutlu Türk’üm diyeneee’ kısmını eklemiş meğer…

And bu uzatılmış/ revnaklı haliyle 12 Eylül tutuklularına zulüm etmekte de kullanıldı.

2009’da Mazlumder’in kaldırılsın başvurusu Danıştay’ın oybirliğiyle aldığı kararla reddedilen ant, ancak 2013’de kaldırılabildi, ilkin ortaokullardan, sonra ilkokullardan.

Derken, ‘öğrenci andı’nın kaldırılması, ancak bu değişikliği hukuka uygun kılacak bir bilimsel gerekçeye dayanması halinde olanaklıdır’ şeklinde veciz, anlaşılır (!) bir gerekçeyle, yeniden bağrımıza basıp, ilkokul, ortaokul yanında, bütün okullarda (sanırım üniversite ve kamu kurum kuruluşlarının tamamında) okutulması bile konuşulur artık, vatana millete hayırlı olsun.

Darbelere kimileri gibi devrim demeden, adlı adınca anarak, en sonunda, üstelik o en sonuncusu darbe değil, resmen işgal girişimiyken, ölümün üstüne yürüyerek ölenler sayesinde, öyle marşla, yasayla, and’la değil, varlığını/canını vatanına sahiden sunan ulu kişiler, Türk’üm, doğruyum, kahramanım diye çalım etmeden, “can’dan geçilir, vatandan geçilmez” düsturuyla vatanı bize yeniden armağan ederken, cesaretle, akıl ve mantıkla yapmıştı bu işi.

Danıştay komutanlık etmeye kalkıyor, and yürürlükten kalktıktan bunca yıl sonra…

Emretme komutanım, vallahi darılırım, desek kulak çeker…

Amaaan, hesaba almayın… 

 

Ayşe KİLİMCİ

28.10.2018

 

Son Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2018 18:38

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.