ANADOLU KANADIN TAKINDIĞINDA…

28 Ocak 2021 11:52 / 1131 kez okundu!

 

 

Millî Arkeoloji Enstitümüz…

Geliyor, müjdeler olsun…

İlk milli Arkeoloji enstitümüze az kaldı.

Şu Anadolu soframızda bütün tadlar var, neyse ki, artık değerini bilen, koruyup kollayanlar da var. Urfa Göbeklitepe’den, 22 bin yıl önceden çık, git Batıya, yer gök arkeolojik varsıllık, oradan vur Bursa’ya, Roma döneminin mezarı bulunalı daha dün, mezar iki bin yaşında. Böyle bir enstitü nicedir düşünülüp ortaya getirilmeliydi. Hoş, ha arkeoloji ha demokrasi, ikisinin de kadrini bilip koruyup kollaması aynı…Önce bilinç, evet. Toprağın altındaki tarih, üstündekine bin basıyor…

 

****

 

ANADOLU KANADIN TAKINDIĞINDA…

 

İlk Millî Arkeoloji Enstitüsü kuruluyor

Millî Arkeoloji Enstitümüz…

Geliyor, müjdeler olsun…

İlk milli Arkeoloji enstitümüze az kaldı.

Şu Anadolu soframızda bütün tadlar var, neyse ki, artık değerini bilen, koruyup kollayanlar da var. Urfa Göbeklitepe’den, 22 bin yıl önceden çık, git Batıya, yer gök arkeolojik varsıllık, oradan vur Bursa’ya, Roma döneminin mezarı bulunalı daha dün, mezar iki bin yaşında. Böyle bir enstitü nicedir düşünülüp ortaya getirilmeliydi. Hoş, ha arkeoloji ha demokrasi, ikisinin de kadrini bilip koruyup kollaması aynı…Önce bilinç, evet. Toprağın altındaki tarih, üstündekine bin basıyor…

Basından öğreniyoruz, 1898’den bu yana Anadolu’da faaliyeti süren Arkeoloji enstitüleri olduğunu ve yazık ki bunların hepsi yabancı kuruluşlar …İlk kez milli bir enstitümüz oluyor, geldi gelecek, yakındır hizmete girecek.

Artık Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü çatısı altında kendi araştırmamızı yapıp yürütecek, yönetecek, arkeoloji bilimini zenginleştirebileceğiz. Toprağımız varsıl, üstü bereketli ama altı Karun hazineleri…

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, Avrupa Komisyonu desteğiyle Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği’nin birlikte finanse ettiği Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü için hazırlık çalışmaları tamamlandı, bu büyük hayal kotarıldı, gonga vuruldu bir kez, artık huzurlarınızda Anadolu'nun altından asırlar öncesinden eski (arkeolojik) şarkılar…Anadolu dile geliyor, kendi yer altı destanını kendi söylüyor bundan böyle…

Enstitü Gaziantep’de olacak. Kahramanlığın, mutfağın, yiğitliğin, tadların, şarkıların ve nice uygarlığın başkenti Antep…

 Başlangıçtan bu yana Enstitü hayali ve etkinliklerine katılarak destekleyen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Enstitü için 2014’de ilk adımların atıldığını, bilimsel çalışmanın yedi yıl sürdüğünü, AB ile yürütülen görüşmeler sonunda arkeoloji bilimini yükseltmek, Türk arkeoloji ekolünü oluşturmak amacıyla kurulan Enstitü, Türk ve İslâm Arkeolojisini odağına alarak ülkemize özgü arkeoloji ve kültürel miras anlayışını oluşturmayı” amaçladığını söylüyor.

Şahin, Enstitüyü hayata geçirecek çalışmalar, alanında uzman bizden ve Avrupa’dan 430 kültür, sanat ve bilim insanının katkılarıyla, pek çok alanda hizmet vermek üzere planlanan bu büyük hayalin gerçeğe dönüşmesi hızla sürerken, bu kapsamda, Enstitü merkezi, etkinlik alanları ve Arkeometri Laboratuvarı için Gaziantep’teki Kendirli Kilisesi ile Latin Okulu’nun restorasyon çalışmalarının da tamamlandığını belirtiyor. Merkezi, etkinlik alanları ve Arkeometri laboratuarı Gaziantep'in Kendirli Killisesi ve Latin Okulunda olacak bu enstitütü kamu diplomasisine ve ülkemizin yumuşak ama etkili gücüne büyük destek verecek. Buna dikkat çeken Şahin, “arkeoloji enstitüsü projemiz Gaziantep için olduğu kadar (belki daha da çok) ülkemiz için büyük değer olacağını söylüyor.

Antep’li ilk milli arkeoloji enstitümüzün Arkeometri Laboratuarı da var, bununla ülkemizin “saha yönetimi” laboratuarlı ilk enstitü olacak böylelikle.

Devlet arşivlerindeki 1.5 milyon belgenin taranması ve 50 bin dijital kitaplık koleksiyonuyla ilk Dijital Arkeoloji Arşivini de hayata geçiriyor… Türk Tarih Kurumu Arşivi, Dışişleri Bakanlığı Arşivi, Ankara Üniversitesi, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi arşivine erişilmesi çalışmalarıysa halen sürüyor.

“Türkçe İngilizce online hakemli dergi ile arkeoloji alanındaki yeni çalışmaların asılması yanı sıra, önemli yabancı eserlerin çevirilerinin yayınlanması için de ciddi çalışmalar yürütüldüğünü” söylüyor A. Saydam, bunun için yayın kurulundaki adlara göz atmak yeterli gür güveni, umudu veriyor zaten, akademisyenler, yayıncılar, sanat bilirkişileri, D. Hızlan, F. Aral, Prof. Dr. N. Çevik, Prof. Dr. K. Gürkay, Prof. Dr. F. Temizyürek, Doç. Dr. R. Özbal, M. Ulusel, A.O. Erverdi, H. Ural, H. Tanrıöver…

Bu görkemli hayali kurabilmek, gerçekleşmesi için uzun soluklu çalışmaya koyulmak, böylesi bir enstitünün kuruluşunda yeralıp ter dökmek bile çok önemli, henüz hayal çatılırken, şimdiden eğitimden sanata, kültür ekonomisi ve kültür politikalarına ve turizme, müzecilikten, koruyup tanıtmaya dek, arkeolojinin bütün alanlarında planlamalar, hedeflenen etkinlikler ve hız verilen hizmetler önemi katlıyor, bu büyük ekip ve onlara her türlü desteği sunan devlet alkışı hak ediyor…

“Nitelikli bilimsel çalışmalarla, bunların sosyal, kültürel, sanat etkinlikleriyle iletişiminin yapılması, ülkemizin sahip olduğu yalnızca tarihi ve kültürel mirasın değil, aynı zamanda uzmanların, akademisyenlerin, insan gücünün, altyapısının ve potansiyelinin de tanınmasına ve beğenisine ciddi katkılar sağlayacaktır” derken Ali Saydam, haksız mı?

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2018’deki konuşmasındaki şu sözleri bizi çok heyecanlandırmıştı, “Varlığımızı korumak ve geleceğe taşımak için, kültür ve sanatın gücüne, etkisine, kapsayıcılığına ihtiyacımız var.” diyen Saydam ekliyor, “O zaman Erdoğan’ın bir “kültür ateşi” yaktığını ifade etmiştik. Göbeklitepe çalışmalarından AKM inşasına ve Millet Kütüphanesi ile CSO açılışına kadar atılan pek çok adımda bu heyecanımız pekişti. Şimdi de Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsüyle bu heyecanı yeniden yaşıyoruz.” (Y.Şafak, 26 Ocak, köşeyazısı)

Ulusal kültürümüzü taşıyan, zenginleştiren, yaşatan devlettir. Atatürk de “Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür” derken bunu kastediyordu, toplumun varoluşunu sağlayan değerler sisteminin milli kültürden kaynaklandığını vurguluyordu.

Cumhurbaşkanı'nın Odunpazarı Modern Müze açılışında yaptığı tarihi konuşmayı hatırlayalım derken A. Saydam, enstitünün o konuşmada kastedilen alanda/kapsamda ciddi bir boşluğu dolduracağı yargısını biz de paylaşalım:

“Türkiye, geçtiğimiz 17 yılda her alanda tarihinin en büyük dönüşümlerine, en büyük reformlarına, en büyük yatırımlarına, en büyük eserlerine, hizmetlerine kavuşmuştur. Bununla birlikte iki konuda nisbeten hedeflerimizin gerisinde kaldık. Bunlardan biri insan yetiştirme olan eğitim, diğeri ise insanı zenginleştirme olan kültür ve sanattır.”

O günden bugüne çok yol alındığını görmezden gelemeyiz.

Bunların en önemlilerinden biridir Gaziantep Milli Arkeoloji Enstitümüz.

Emek edenler, en üst makamdakinden en sonuncuya kadar, varolsun, hizmetleri, hayalleri, hevesleri eksilmesin…

 

Ayşe KİLİMCİ

27.01.2021

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.