ALINAMAYAN VE ANLAŞILAMAYAN DERSLER…

26 Mayıs 2019 16:37 / 459 kez okundu!

 

 

Misal, birimiz dünyaya bedeldik ama hava savunma sistemimiz yoktu…Şimdi kavganın koptuğu S-400’ler Doğu Akdeniz hava sahasını kapattığı gibi, Sam Amca'nın radara yakalanmaz uçaklarını dahi indirebiliyor, Ankara izin vermeden bölgemizde kuş uçmayacak, buna AB ve ABD karşı çıkarken, bizim CHP kaygıyla karşı çıkıyor, niye? Parti genel başkan yardımcısı Çeviköz “S-400’ler konuşlandırılmasın, ertelensin!” buyuruyor…Oldu, gözlerim doldu…

 

****

 

ALINAMAYAN VE ANLAŞILAMAYAN DERSLER…

Görüntünün olası içeriği: çizim

 

İstanbul seçimlerinde bul karayı al parayı numerosunun ardından YSK seçimlerin yenilenmesine hükmedince, bu konu, yanı sıra okullarda müzik, resim ve sporun seçmeli ders olması kadar, yarınki ilk darbenin yıldönümü son günlere damgasını vurdu.

Benim için buna sayın Erhan Yalvaç’ın pürserbest(!) şekilde paylaştığı çizgilerini de ekleyebilirsiniz. Paylaşımlarına yapılan yorumları ruh ve akıl dürbünüyle okuyunca bir hoş oluyor insan… Resim, müzik, spor ve gülmece dersleri, hatta hayal kurma dersi…Keşke onca çok dersi onca gereksiz ayrıntıyla ezberleyeceğimize, bu derslerden esaslı eğitilseymişiz ve mutlak iki yabancı dili, hakkıyla öğretebilselermiş…

Yazık ki artık siyaset, sanat, gündeliğimize kaleydoskop dürbünüyle bakıp rengarenk ve rengahenk göremiyoruz, duyan da bir zamanlar bunu hakkıyla yapıp, görebildiğimizi sanacak, dil alışkanlığı işte…Yorumlarımız yakıcı, aklımız kısa…Çaresizlik ve çirkinliğe ebedi yazılmak sonucu gülmece örnekleri olmuyor değil, misal İzmir’in bolluk, yaratıcılık, had safhada laik ortamında bidonlarla su taşınması gerçeğini, Damacana filminin son versiyonunun çekildiği yorumları…(Bu arada köşküm var deryaya karşı, yani Şato’m var…)

Yassıada'nın adı artık Demokrasi ve Özgürlükler Adası.

Sürgün yeri, devlet eliyle işlenen cinayetler yeri, utanç adası Yassıada ile kültür kavramı ne kerte örtüşecek, bilemem? Taşın toprağın, adanın suçu ne? Suç da, zulüm de, toprağı ayıpla mühürlemek de insana özgü…

İstanbul’un pek yakınında ama hayatın uzağında bir adacık, yükü ağır.

Demokrasimizde kötü anılar yüklemişiz, şimdi otel, konferans salonu, seyir terasları, sosyal etkinlik alanına dönüşmüş.

Utanç adasına tenzil-i rütbelikten şimdi terfii alıyor, uluslararası etkinliklere ev sahibi olmaya hazırlanıyor.

Hangisini konuşsak?

Türk Kahvesi programında Prof. Uğur Derman’ı izliyorum bir yandan, bu yazıyı yazmayı kurarken, Cumhuriyetimizin kuruluş döneminde nasıl kendierini geri çektikleri, sanatlarını gizlice yapıp, paylaşamadıklarını, binaların yüzlerindeki hat yazılarının söktürüldüğünü, geçmişle göbek bağımızın nasıl kopartıldığını anlatıyor hattat ve ebru sanatçısı………. Tek bir fikre hayat hakkı tanınırken, M. Suphi’nin boğdurulduğu, Nazım’ın 1930’da hapislerde çürütüldüğü, 40’larda Sabahattin Ali’nin ölüme yollandığı, N. Atsız’ın tabutluğa kapatılıp, altmış darbesı sonrası başbakan Menderes başta, siyasetçilerin asıldığı, resmi görüşe eyvallah demeyenlerin partisinin 28 Şubat darbesiyle iktidardan kovulduğu, Menderes’in izinden giden Demirel’in '71 yılında iktidardan uzaklaştırıldığı, 12 Eylül’de gençlerin işkence tornasından geçirilip, (idam oylamasında hem CHP’lilerin hem iki kolunu birden kaldıran Demirel’in yardımıyla) ipe çekildiği…

Başörtüsü gerekçesiyle kadın vekilin meclisten kovulduğu, Erdoğan’ın belediye başkanlığından alınıp mapusa atıldığı, şiir gerekçeli, aslında siyaseti nedeniyle, muhtar bile olamayacağına hükmeden manşetler çekildiği…12 yıl önceki 367 kuralıyla eşinin başı kapalı olanın cumhurbaşkanlığına engel olunduğu…Bu tek yol, tek fikir dayatması değil miydi?

Müzik, resim, spor derslerine ağıtlanırken biz, onca yoğun tarih ve milli güvenlik derslerinde ne öğrendiğimizi, neleri öğrenemediğimizi hiç düşünmedik…(Tarih ezberdi, tek yanlı yazılmıştı hem dünya tarihi, hem kendi tarihimiz, milli güvenlik ne içindi, hiç bilmedik? Derse giren teğmen öğretmenler yakışıklıysa anlatılanı da anlamazdık…)

Misal, birimiz dünyaya bedeldik ama hava savunma sistemimiz yoktu…Şimdi kavganın koptuğu S-400’ler Doğu Akdeniz hava sahasını kapattığı gibi, Sam Amca'nın radara yakalanmaz uçaklarını dahi indirebiliyor, Ankara izin vermeden bölgemizde kuş uçmayacak, buna AB ve ABD karşı çıkarken, bizim CHP kaygıyla karşı çıkıyor, niye? Parti genel başkan yardımcısı Çeviköz “S-400’ler konuşlandırılmasın, ertelensin!” buyuruyor…Oldu, gözlerim doldu…

Okullarda dersler ve sayıları azaltılırken, gerekçesi elbet uzmanlarınca ve bakan görüşüyle malumdur, asıl bu kuşatılmışlık ortamında, sicilli hainlerin bilinip, baktığını doğru görmesi ve sanat eliyle kanatlanması için gençlerimiz, farklı dersler eklenmeli değil mi, sizce de?

Siyasetin hainler tarihi, sanatın kadrolu sanatçıları ve görmezden gelinenleri, hayal kurma, oyun dersi, matematik, dünya siyasi tarihi ve günümüz gerçeği, siyasi fırıldaklık, antropoloji, arkeoloji, şiir tarihi, hikaye felsefesi, aile dersi, hayalsiz bırakılan toplumlar, kendi gerçeğine yabancılaştırılanlar, ejnebi devletlularımız, canımıza okuyanlarımız, anamızı ağlatanlar, doğru insan, yamultulan insanlık, ders mi yok?

İş ki; ders almak isteyelim…Anlamak, anlaşılmak isteyelim…

Ne demiş Hz.Mevlana, “Kör’e renk, sağıra ahenk sorulmaz”

Öyle işte…

 

Ayşe KİLİMCİ

26.05.2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2019 18:19

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.