Türkiye Küçük Millet Meclisleri ezber bozuyor

24 Nisan 2013 21:58 / 968 kez okundu!

 


Yaklaşık beş yıldır otuza yakın ilde faaliyetlerini sürdüren TkMM, girişimcilerini Ankara’da toplayıp, durum değerlendirmesi yaptı.

Ülkemizde adı Sivil Toplum Kuruluşu da olsa, bu adla çalışmalarını sürdüren örgütlerin birçoğu için tam anlamıyla sivil demek pek mümkün değil.

Hangi niyetle kurulurlarsa kurulsunlar, bir süre sonra kimisi ekonomik güçlükler nedeniyle, kimileri de üyelerinin ideolojk tutumları nedeniyle bir destek, güç arayışına giren Sivil Toplum Kuruluşları, bir süre sonra ister istemez bir lokal örgütlenmesine ya da bir siyasi merkezin arka bahçesine dönüşüyor.

Kuşkusuz bütün bu geniş yelpazede kendi bağımsızlığını koruyarak, hiçbir güce dayanmadan, tam anlamıyla sivil davranan, resmi ideolojiye, sisteme muhalif olabilmeyi başarmış az sayıda Sivil Toplum kuruluşu elbette var.

İşte bunlardan biri de yurdun değişik illerinde eş zamanlı olarak biri ortak, diğeri yerel bir konudan oluşan iki gündemli toplantılarda “vekil-müvekkil buluşması” adı altında STK temsilcileriyle milletvekillerini buluşturan küçük Millet Meclisleri.

En belirgin ilkesi "Önyargılar giremez” olan ve farklı görüşlere sahip insanları bir masa etrafında toplayıp, konuşulabilir ortamlar yaratan küçük Millet Meclislerinde katılımcılar; birbirlerine fikirlerine dayatmak yerine, kendisi gibi düşünmeyenlerin de görüşlerini dinleme, birbirlerine tahammül etme, anlamaya çalışma kültürünü de geliştirmiş oluyorlar.

Çok önemli bir dönemeçten geçen ülkemizde toplumun en çok ihtiyacı olan empati kurma; kendisi gibi olmayanları öteleme, yok sayma, inkar yerine; onlarla eşit yurttaşlık temelinde barış içinde bir arada yaşama kültür ve alışkanlığının tüm topluma yayılmasında küçük Millet Meclisi toplantılarının çok büyük katkısı oluyor.

Bodrum küçük Millet Meclisi oluşumu içerisinde yer alan biri olarak doğrusu, çok önemli ve anlamlı bir iş yaptığımıza inanıyor, toplumsal barışa katkı sağlamış olmanın haklı gurur ve onurunu yaşıyorum.

Kendi bulundukları bölgelerde tüm siyasi parti ve görüşlere eşit uzaklıkta değil, eşit yakınlıkta olmayı ilke edinmiş olan küçük Millet Meclislerinde hiyerarşik bir yapı olmadığı gibi, dileyen herkes bu çalışmaların içerisinde yer alabiliyor.

Ülke gündeminde hangi konu varsa, o konuyu masaya yatırıp tüm katılımcıların ortak çabalarıyla bir sonuç raporunun çıkarılıp, daha sonra bunun bir Ortak Payda Raporu haline getirilmesi ve TBMM'de kamuoyuyla paylaşılıp, siyasi parti gruplarına, meslek odası ve sendika merkezlerine gönderilmesi yapılan işi daha anlamlı hale getiriyor.

Yani yapılan tüm çalışma kayıt altına alındığı ve toplumla paylaşıldığı için kimi çalışmalarda olduğu gibi “söz uçar, yazı kalır” demek söz konusu olmuyor.

Ancak yapılan her olumlu işlerde olduğu gibi Türkiye küçük Millet Meclisi’nin yaptığı çalışmalara da değişik gerekçelerle karşı çıkan, itibarsızlaştırmaya çalışan kişi ya da gruplar da olmuyor değil.

Tıpkı barış sürecine katkı koymak isteyen akil insanlara, geçmişte yaptıkları tüm olumlu çalışmaları bir anda yok sayıp, barış projesini AK Parti projesi olarak değerlendikleri için karşı çıkanlar, anlamsızca saldıranlar olduğu gibi.

Oysa hepimiz biliyoruz ki, barış; bir toplumsal projedir ve önemli olan bu projeyi kimin yürüttüğünden çok, getireceği sonuçlardır.

Yine hepimiz biliriz ki barış, karşıtlar arsında yapılır. Güneydoğuda onlarca insanın öldürüldüğü kan davalarının sonucunda taraflar bir araya gelip barışabiliyor, dünya savaşlarını sonlandırmak için milyonlarca insanın ölmesinin ardından düşman taraflar bir masa etrafında oturup, barış görüşmeleri yapıyor, hatta yeni ülkelerin oluşması, yeni sınırların çizilmesini sağlayabiliyorlarsa, barış sürecine ama,lakin, fakat gibi sözcüklerle mahcup itirazlar yapmanın izahı ne olabilir?

Sürecin yöntemine ilişkin itirazlarınız, çekinceleriniz olabilir ama salt bu süreci AK Parti sürdürüyor diye cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden birine sudan bahanelerle karşı çıkmak kime ne yarar sağlayabilir?

Her şeye rağmen barış sürecine ve akil insanların bu sürece katılımlarına farklı görüşlerle yaklaşan insanların özgürce fikirlerini tartışabilecekleri en uygun platformun küçük Millet meclisleri olduğunu düşünüyorum.

Bodrum küçük Millet Meclisi olarak bizlerde Ege bölgesinde görev yapan Akil İnsanları Bodrum da ağırlayıp, STK temsilcileri ve ilgi duyan yurttaşlarla bir araya getirmek istiyoruz.

Önyargılarımızı salonun dışında bırakıp, Akil İnsanların barış sürecine koyabilecekleri katkıyı sorgulamak, düşüncelerimizi uygarca onlarla ve katılımcılarla paylaşmak pek zor olmasa gerek.

Unutmayın ki Akil İnsanlar da her biri alanlarında kendilerini kanıtlamış, en az hepimiz kadar ülkelerini ve insanlarını seven, kavga ve ölümlerin bitip, barış ortamının sağlanmasını isteyen kişilerdir.

Tümünün iktidar yanlısı olduğu gibi bir algı, onlara yapılacak en büyük haksızlıktır.


Ayhan ONGUN

23.04.2013

Son Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2013 01:06

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.