Referandumda Halk Kazandı

18 Nisan 2017 15:41 / 214 kez okundu!

 

 

Her yarışın mutlaka bir kazananı vardır kuşkusuz.

Sonuçlar üzerinden değerlendirme yaptığımızda kesin olmayan sonuçlara göre Evet bloğu bu yarışı çok az bir farkla da olsa önde bitirmiştir.

Hayır için oy verenler, yarışın kazanılmasını sağlayamasalar da, daha sıkı ve özenli bir çalışma ve halkta karşılık bulacak gerçekçi politikalarla bu iktidarın değişebileceğine yönelik umut vermişler, muhalefetin özgüvenini pekiştirmişlerdir.

AK Parti, evet bloğunun ana ekseni olarak yarışı kazanmıştır doğru ama bir zafer kazandıklarını söyleyemeyiz. Öyle sanıyorum kendileri de bunun farkındalar.

Hayır bloğu çok eşit olmayan koşullarda yapılan bu yarışı kıl payı kaybetmiştir ama bir hezimet kesinlikle söz konusu değildir.

Yüksek Seçim Kurulunun referandum sonuçlarını tartışmalı hale düşürecek karar ve açıklamalarının dışında seçim sandıklarının güvenliği, oy kullanma işlemi ve tasnife ilişkin çok fazla söylenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum.

CHP yönetiminin kendi seçmenini tatmin etmek adına demokratik yollardan itirazını yapması, hak araması en doğal girişimlerdir.

Ayrıca, halkın sokağa dökülmesini isteyenlere pek itibar etmemesi de hem Kılıçdaroğlu, hem parti yönetimi için bence olumlu politikalardır.

Mühürsüz zarf ve oy pusulaları, gerektiğinde itiraza açık kapı bırakmak açısından iktidar yanlıları tarafından özellikle ve kasıtlı olarak mı piyasa sürülmüştür, sayısı ne kadardır, sonuçları ne kadar etkiler, bilemeyiz.

Ancak sandıkların korunması, sahip çıkılmasına yönelik o kadar uyarıya rağmen partilerin sandık görevlileri bunları nasıl tespit edemediler, bu da ayrı bir konu!

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.

Bu sandık sonuçlarını nasıl okumamız, hangi pencereden değerlendirmemiz gerekir.

Eğer sonuçlar birkaç puan hayır lehine çıksaydı ne olurdu?

Ya da Evet oyları yüzde altmışların üzerinde çıksaydı?

Birinci durumda, aynı hükümet görevine devam edecek, cumhurbaşkanı aynı yetkilerini kullanmaya devam edecek, OHAL koşullarında yine bildiğini okuyacak, uygulayacağı popülist politikalarla koşulları lehine dönüştürecek hamlelerle seçime hazırlanacaktı.

İkinci durumda, aldığı yüksek oyların sonucunda belki de daha pervasız davranacak, bizim beğenmediğimiz, kabullenemediğimiz yetkilerini dibine kadar kullanacaktı.

Her iki durumda da ülkede yeniden kaos, gerginlik ortamı, yeniden iç çatışmalar, nefret içeren söylemlerle devam edecek, bir kör döğüşü hakim olacaktı.

Mevcut duruma baktığımızda ise halk yine o eşsiz öngörüsüyle çok net

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.