HOLLANDA'DA ELMAYI SABUNLA YIKADIĞIMIZ GÜNLER

31 Mart 2020 00:53 / 2856 kez okundu!

 

 

AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR... AYDIN YENAL HOLLANDA'DAN BİLDİRİYOR...

 

****

 

HOLLANDA’DA ELMAYI SABUNLA YIKADIĞIMIZ GÜNLER

 

Kim düşünebilirdi bundan bir, iki ay önce Çin'de peydahlanacak bir virüsün yaşamı bu denli etkileyeceğini? Bir arkadaşımın 10 yaşındaki kızının dediği gibi, “gözle görülmez, minnacık bişeyin koca insanları nasıl hasta edebileceğini” kim tahmin edebilirdi? Ama oldu, minnacıktan da küçük birşey, ölümcül çirkinliğiyle çıktı karşımıza.

Önceleri pek aldırış etmedik. Dünya da aldırış etmedi. Çin taaaa nerdeydi değil mi? Ben de onlardan biriydim; Çin taaaa nerde diyenlerden. Sonraları işin ciddiyeti yavaş yavaş aştı sınırları. Önceleri, Çin taaaa nerde diyenlerin inancını kıramadı Korona ailesinden Covid-19 denilen minnacıktan da küçük virüs. Neresinden baksan gribin bir türüydü. Çindeki ölümlerin ikna gücü yoktu buralarda. Zaten her sene bir yığın insan ölmüyor muydu gripten. İtalya, İspanya, Fransa geç farkettiler bu gribin kendine özgü gücünü. 

Üç yıl önce eski mesleği hemşireliğe dönen eşim, emekliliğine bir kaç hafta kala iki hastasını kaybedince, işin ciddiyeti kendisini kötü bir tecrübeyle kabul ettirdi bize de...

Gün itibarıyla 864 Korona ölümü gerçekleşti Hollanda'da. Hastanelerde yatan hasta sayısı 3393. Diğer ülkelerden daha iyiyiz avutması çoktan unutuldu. Ülke, ikinci dünya savaşından beri en kötü günlerini geçiriyor. Nazi işgali altında geçirdiği mecburi içe kapanmışlığın bir benzerini yaşıyor diyebiliriz. Bütün eğlence mekanları ve günlük yaşamın aklımıza gelebilecek bütün olmazsa olmaz mekanları kapalı veya giriş ve çıkışları kısıtlanmış. Henüz hayalet şehirler oluşmadı fakat sokaklar ekseriyetle boş. Uyarılara uyuluyor.

Geçenlerde oldukça kalabalık bir düğüne müdahale edilmişti. Bizimkiler, sarmaş dolaş dans ederken, halay çekerken  görüntülenmişlerdi. Lahey'in, Fas ve Türk kökenli insanların çoğunlukta yaşadığı Schielderswijk semtinde de bir Pazar yeri de kapatılmış, sonra giriş çıkışlar yeniden düzenlendikten sonra açılmıştı. Artık bizler de akıllanıyor ve gazetelerin ön sayfalarını süslemiyoruz. Süpermarketlere sayılı müşteri, belirli aralıklarla alınıyor. Kıtlık ürünlerde yok, duygularda var. İnsanlar robotlaşmış gibi, 1.5 metrelik zaruri mesafeyi koruma derdindeler. Eski selamlaşmalar, güleryüzlülük, Hollanda'ya mahsus birbirini tanımayanların muhabbeti yok artık, terk etmiş insanları.Yerini, tanımadığımız ürkek bir aceleciliğe bırakmış. 

Eğitim durmuş vaziyette. İlk öğretim okulları sadece, sağlık, itfaiye, polis gibi belirleyici meslek sahiplerinin çocuklarına açık. Eğitim amaçlı değil, sadece onlar rahat çalışabilsinler diye. Öğretmenler bu mesleklerden insanların destek gücüne dönüştürülmüş. Covid-19, eğitim sistemini bile değiştirecek güce sahibim ben diye meydan okuyor. 

Sadece eğitim sistemi mi? Yüz yıldır açık olan Hollanda ve Belçika arasındaki sınırları kapattıran bir güç bu virüs. Benelux geçici olarak rafa kalkmış durumda. Artık alışılmış, AB öncesinin bile bu ülkeler arasındaki serbest dolaşımı, el kol sallayarak giriş çıkışı yok. Hollandalı, Belçika'ya ucuz benzin ve meşhur Belçika birası almaya gidemiyor. Bu sınır bazı köy ve kasabalarda evlerin ortasından geçiyordu, hatta bazı cafeler tam sınır üzerine yerleştirmişlerdi masalarını. Masanın bir tarafı Hollanda öbür tarafı Belçika. Şimdi bu masalar da boş, bir inanılmaz gerçekleşmiş. Bu iki ülke ayrı ayrı karantina uyguluyor, birbirine güvenmiyor.

Zaten AB'nin B'si ortada kalmış bir öksüz ve yetim gibi. Zengin kuzey görece fakir güneye sırtını dönmüş, ne halin varsa gör gibilerinden ve AB'nin en önemli finansal gücünün, 400 milyar Euroluk acil durum fonunun, güney için devreye sokulmasını bloke ediyor. Güney, kuzeyin huzur evleri gibi. Çaresizlik burada en çok huzur evlerinde, yaşlı bakım evlerinde. Görüşmeler durmuş vaziyette, ziyaretçi kabul edilmiyor. İnsanlar kaybettikleri anne ve babalarından, çocuklar büyükanne ve büyükbabalarından son bir kez vedalaşamadan ayrılıyorlar. Hüzünün böylesiyle henüz tanışmamıştı bu ülke. Spor salonları gerekirse acil hastane olabilecek duruma getiriliyor. Yoğun bakım ünitelerinin yatak kapasitesini arttırmak için önlemler alınıyor. Matamatiksel modeller senaryo ve kapasite hesapları yapıyor, yatak kapasitesi ve solunum cihazı ihtiyacını saptamaya çalışıyor. Bilimin ulaşamadığı bir şey var, o da insan faktörünün direnci. Yüzlerce, binlerce doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanı moral bozucu bir ortamda gece gündüz ter döküyor. Tükeniyor da diyebiliriz, ne zaman geleceği belli olmayan ölümü durdurmaya çalışırken... 20 bin emekli veya sektörden ayrılmış olanlar gönüllü olarak geri dönüyor. Meslektaşlarını bu tehlikeli uğraşlarında yalnız bırakmamak, bu uğraşa katılmak için. Ordu tıp personelini sivil hastanelerin hizmetine sunmuş.

İşte tam da bu noktada, artık elmayı sabunla yıkadığımız bu günlerde Covid-19 çok kararsız aslında. Kudretsizliğin, karamsarlığın ve yalnızlığın simgesi mi olacak, yoksa insan becerisinin, yaratıcılığının ve direncinin bir uyarıcısı, dürtüsü mü?

İnsanların yaratıcılığı ve dayanışma içgüdüsünün karşısında sonuncusu olacak gibi. Hastane önünde toplanan, alkışlarıyla, afişleriyle, çiçekleriyle sağlık personelinin gücüne güç katmaya çalışanları, huzur evlerinin pencerelerine vinçlerle ulaşıp yaşlı insanları ziyaret etmeye, bir nebze neşelendirmeye çalışanları, bahçesinde onlar için ücretsiz konser veren şarkıcıları yıldıramayacak Covid-19... Terminal hasta olanlar ve ben zaten çok yaşlandım deyip, gerekirse yoğun bakım hakkını kullanmak istemiyenlerle baş edemiyecek. İnsanın, zor zamanların en mücadeleci varlığı olduğunu öğrenecek sonunda ve yenilecek. Buradaki karantina bana bunu öğretiyor.

 

Aydın YENAL

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.