MESLEK TERCİHİ

01 Ekim 2021 11:36 / 293 kez okundu!

 

 

"Belki bütün bölümler için aynı şey söylenemez ama genel olarak üniversiteden mezun olan her genç aynı zorlu süreci yaşar. Bir yanda hala öğrencilik günlerinden kalma rahatlık, sorumsuzluk, gençlik ve çocuksuluk halleri, diğer yanda artık iyiden iyiye kendini hissettirmekte olan çetin hayat mücadelesine başlayacak olmanın verdiği tedirginlik, korku ve belirsizlik duygusu."

 

****

 

MESLEK TERCİHİ

 

Belki bütün bölümler için aynı şey söylenemez ama genel olarak üniversiteden mezun olan her genç aynı zorlu süreci yaşar. Bir yanda hala öğrencilik günlerinden kalma rahatlık, sorumsuzluk, gençlik ve çocuksuluk halleri, diğer yanda artık iyiden iyiye kendini hissettirmekte olan çetin hayat mücadelesine başlayacak olmanın verdiği tedirginlik, korku ve belirsizlik duygusu. Ne yapacağına karar verememenin verdiği huzursuzluk, artık bir diş ağrısı gibi günün her anında sizinle beraberdir. Sudan çıkmış bir balık gibi bocalar dururusunuz. Önlerinde, çevrelerinde kendilerine yol gösterecek,yaşam koçluğu yapacak, tecrübeli büyükleri olan gençler nispeten daha şanslıdır. Bu çalkantılı geçiş dönemlerini daha az  zorluklar yaşayarak atlatmaları mümkün hale gelir. Öteden beri kendisine rol model olarak bir idol belirleyenler  kararlarını çoktan vermişlerdir zaten. Ben onlardan olamadım hiçbir zaman.

Mezun olduğum sene neredeyse bütün hukuk fakültesi mezunlarının yaşadığı çelişkili, netameli, kararsızlık dönemini ben de yaşadım. Fakülteden derece ile mezun olmuş, okumayı seven, çalışkan bir öğrenci olarak okulda kalıp akademik kariyer mi yapmalı idim. Bu amaçla gerekli sınavları verip, sevdiğim birkaç hocadan söz alıp, özel hukuk dalında master’a başladımsa da aklım hep diğer seçeneklerde kaldı. Acaba hakim savcılık sınavına girip sırtımı devlete yaslayıp, diyar diyar gezerek, çok zor şartlarda adalet dağıtmaya çalışan binlerce bakanlık mensubundan biri mi olmalıydım. Fakülte sonrası  akademik kariyer tercihinde bulunan herkes için söylenen genel-geçer sözlerin aslında çok da yanlış olmadığını aklımın bir yanı ile kabul ediyordum. Hayata atılmaktan korkan, risk ve tehlikelerle karşılaşmaktan çekinen, daha durgun sularda, dingin havalarda emniyetli bir şekilde yol almayı tercih eden gençlerin okuldan ayrılmamak için başvurdukları bir yoldu akademik kariyer imkanı. Etliye sütlüye karışmayan, kişisel özellikleri itibari ile siyasetle, sosyal hayatla çok da içli dışlı olmayı sevmeyen, "azıcık aşım ağrısız başım" felsefesi ile yaşam sürmeye kararlı arkadaşlarımız devlet babayla hiç düşünmeden iş akdi imzaladılar.

Bulunduğu kaba sığmayan, her zaman bir arayış içinde olan, hayatın risk ve tehlikelerine göğüs gererek,gerektiğinde kavga ederek başarıyı hedefleyen, özgürlüğüne ve bağımsızlığına düşkün, atlattığı her zorlukta kişiliği biraz daha perçinlenen, geçmiş hayatlarını  ve öğrenciliklerini de bu minvalde yaşamış olan arkadaşlarımız neredeyse doğal bir süreçle avukatlık mesleğine yöneliyordu ben de öyle yaptım galiba. Bunu aslında çok da bilinçli bir şekilde yapmadım belki ama bazı şeyleri sezinleyerek yaptığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Çok şükür hiçbir zaman da pişman olmadım. İyi ki avukat olmuşum…

 

Alpaslan SEL

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.