SEÇMENİNİ ORTALIKTA BIRAKMAK

06 Şubat 2019 13:36 / 1754 kez okundu!

 

 

HDP, kuruluşundan beri CHP’nin arka bahçesi olmak konusunda ısrar etmektedir. Bu ısrarda HDP içindeki Kemalistleri(veya gizli CHP’lileri) anlamak mümkündür, zira amaçları doğrultusunda tavır takınıyorlar, misyonları da odur zaten. Ancak HDP içindeki demokratların ve Kürt seçmenlerin böyle bir lüksleri olamaz.

HDP’nin bu hastalık durumu en çok da CHP’nin acıklı sahnelerinde açığa çıkmaktadır. Mesela yaz sıcağında Ankara’dan İstanbul’a yapılan adalet yürüyüşü (ki boş yereydi ve adalet için yürüyenler kendi içlerinde adalet uygulamıyorlardı) günlerinde olduğu gibi. Şimdi de yerel seçimler öncesi aynı hastalık durumu tekrar karşımıza çıkmaktadır.

 

****

 

SEÇMENİNİ ORTALIKTA BIRAKMAK

 

HDP, kuruluşundan beri CHP’nin arka bahçesi olmak konusunda ısrar etmektedir. Bu ısrarda HDP içindeki Kemalistleri(veya gizli CHP’lileri) anlamak mümkündür, zira amaçları doğrultusunda tavır takınıyorlar, misyonları da odur zaten. Ancak HDP içindeki demokratların ve Kürt seçmenlerin böyle bir lüksleri olamaz.

HDP’nin bu hastalık durumu en çok da CHP’nin acıklı sahnelerinde açığa çıkmaktadır. Mesela yaz sıcağında Ankara’dan İstanbul’a yapılan adalet yürüyüşü (ki boş yereydi ve adalet için yürüyenler kendi içlerinde adalet uygulamıyorlardı) günlerinde olduğu gibi. Şimdi de yerel seçimler öncesi aynı hastalık durumu tekrar karşımıza çıkmaktadır.

HDP, parti olarak Batı ve Güney büyük şehirlerinde seçime girmeyerek her şeyden önce  seçmenini ortalıkta ve sahipsiz bırakmış, sonra da “HDP seçmeni onurludur AKP’ye oy vermez” gibi  açıklamalarla AKP’ye oy vermek onursuzlukmuş  gibi bir algı yaratarak hem seçmenine  ipotek koymak istemiş hem de CHP’yi dolaylı adres göstermiştir. Hatta bazı il yöneticileri daha da ileri giderek (İzmir,Mersin…) açıkça CHP adaylarını destekleyeceklerini beyan ederek dolaylı destek perdesini de kaldırma cüretinde bulunmuşlardır.

Hani HDP’nin öncelikli konusu Kürt sorunuydu. Ve Kürt sorununun baş sorumlusu da CHP’ydi. Yani şimdi ne oldu, ne değişti de HDP, özellikle Kürt seçmenlerini celladına aşık ettirmek için yoğun çaba sarf ediyor? Kürt sorunu konusunda Deniz Baykal zamanındaki CHP neydiyse, şimdiki CHP de odur. Programında en küçük bir değişiklik yapılmamıştır. Unutulmamalıdır ki Baykal’ın yerine Kılıçdaroğlu’ nun gelmesi partide  sadece şapka değişikliğidir, ‘kafa değişikliği’ değil. Yani CHP aynı CHP’dir.

Ayrıca şu da bilinmelidir ki; HDP seçmeni sıradan seçmen değildir. Bütün partiler birbirleriyle her türlü görüşmeyi yaparlarken, CHP’nin HDP’yle görüşmeye dahi tenezzül etmediğini veya HDP’yle görüşmekten korktuğunu henüz kimse unutmadı. Partilerin birbirleriyle seçim ittifakları görüşmelerinde HDP’nin dışlanması hala akıllardadır. Dolayısıyla HDP seçmeni parti yetkililerinin gösterdiği dolaylı adrese sorgusuz sualsiz gidecek kadar basit seçmen değildir. Kendi özgür iradesiyle oyunu kullanacaktır, bir kısmı da partisinin seçmenlerini ortalıkta bırakma kararına tepki olarak ya geçersiz oy verecek ya da sandığa gitmeyecektir. Yani hesap yanlıştır, yaşayıp göreceğiz.

Bu arada HDP’nin büyük şehirlerdeki oylarını sahipsiz bırakması durumu hem partinin oyunu düşürecektir, hem de seçime kadar (hatta seçimden sonra da) çok fazla tartışma konusu olacaktır. Çünkü ortalıkta sahipsiz bırakılmış bir seçmen kitlesi var ve doğal olarak herkes bu seçmen kitlesinden pay almaya çalışacaktır. Öyle olunca da “Hayır, HDP seçmeni oraya değil, buraya oy verecek…” babında tartışmalar sürüp gidecektir.

Doğrusu HDP’nin her yerde adaylarıyla seçime girmesiydi. Bu yanlışın bedeli ağır olacaktır maalesef…

 

Ahmet OĞUZ

06.02.2019, Kuşadası

 

Son Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2019 13:48

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.