MİLİTARİZMİ YÜCELTMEK

12 Nisan 2021 10:24 / 833 kez okundu!

 

 

"Talat Aydemir’in bir emekli asker olarak darbe yaptığını unuttular, emekli general Cemal Madanoğlu’nun 12 Mart darbesi öncesi oluşturulan cuntanın içinde önemli yer tuttuğunu unuttular, daha nicelerinin emekli oldukları halde cuntaların içinde önemli görevler üstlendiklerini görmezden geldiler…

Yakın tarihimizdeki bütün bu darbe ve darbe girişimi tarzı kötü örnekleri görmemek veya görmezlikten gelmek elbette yine darbeseverlik hastalığıyla açıklanabilir.

Bizim darbeseviciliğimiz militarizmi yüceltme kültürümüzden geliyor."

 

 

***

MİLİTARİZMİ YÜCELTMEK

Geçenlerde 103 amiralin askeri vesayet bildirisiyle ilgili kısa bir yazı paylaşmış ve özetle: üst rütbeli askerlerin emekli olsalar bile kendilerini hala yaşadıkları yerin garnizon komutanı sandıklarını, eski darbeci alışkanlıklarıyla sivil siyasete ayar verme yetkileri ve güçlerinin olduğuna inandıklarını, kendilerini hala bu memleketin tek sahipleri gibi gördüklerini, dolayısıyla emeklilik hayatlarının da kötü geçtiğini, darbecilik konusunda binlerce makale yazıldığı, tartışmalar yapıldığı halde darbeseverlik hastalığının hala devam ettiğini, bu nedenlerle de özellikle emekli askerlerin karargah olarak kullandıkları orduevlerinin kapatılmasından tutun da askeri imtiyazların tırpanlanarak üst rütbeli askerlerin normal emekli vatandaş statüsüne dönüştürülmesiyle askeri vesayet konusunda belki bir miktar daha mesafe kat ederiz…” demiştim.

Sevgili dostlarımın destekleriyle birlikte karşı yorumlar da durmadı tabii. Herkesin aynı düşünmesi imkânsız olduğundan elbette bu normal bir durumdur. Bu arada bir çoğumuzun tanık olduğu gibi söz konusu amirallere destek paylaşımları da yapıldı. İşte emekli askerler darbe mi yaparmış, silahları mı varmış, fikir özgürlüğüymüş… vb. tarzı şeyler...

Talat Aydemir’in bir emekli asker olarak darbe yaptığını unuttular, emekli general Cemal Madanoğlu’nun 12 Mart darbesi öncesi oluşturulan cuntanın içinde önemli yer tuttuğunu unuttular, daha nicelerinin emekli oldukları halde cuntaların içinde önemli görevler üstlendiklerini görmezden geldiler…

Yakın tarihimizdeki bütün bu darbe ve darbe girişimi tarzı kötü örnekleri görmemek veya görmezlikten gelmek elbette yine darbeseverlik hastalığıyla açıklanabilir.

Bizim darbeseviciliğimiz militarizmi yüceltme kültürümüzden geliyor.

Özellikle 60’lı yıllarla başlayan ve  solculuk adı altında Doğan Avcıoğlu başta olmak üzere  Mihri Belliler, Uğur Mumcular, İlhan Selçukların  militarizmi yüceltme çabaları maalesef toplumumuzda önemli miktarda vesayet kültürü oluşturmuştur. Hatırlayalım Turgut Özal Antalya’da bir askeri birliği (belki de askerlik şubesi) şortla ziyaret etti diye aylarca eleştirilmişti. Hatta Uğur Mumcu bir yazısında “Madem donla askeri denetlemeye gidiyor, makam arabasının forsuna da bir don takmalıdır” demişti.

Kaç kuşak insan olarak, düpedüz darbeciliği öven ‘Türkiye’nin Düzeni’ ve benzeri kitapları solculuk namına okuduk.

Yahu militarizmi neden bu kadar yüceltiyoruz Allah aşkına?

Bir de tersini düşünelim mi?

‘’Daha da güçlenmek için ordusunu tasfiye etmekten korkmayan bir ülkeden geliyorum. Benim vatanımda tek bir tank, top, savaş gemisi veya askeri helikopter göremezsiniz. Devletimiz kimseye tehdit oluşturmuyor. Ne komşularına ne de kendi halkına. Bu tehditlerin olmaması tankımız topumuz olmadığı için değil, aç, okuma yazma bilmeyen, işsiz ve evsiz insanımızın sayısı çok az olduğu içindir.’’

Bu sözler 1987’de kendisine yeniden bir ordu kurma yönünde baskı yapan ABD Kongresine konuşan Kosta Rika devlet başkanı Oscar Arias’a ait. Bu anti militarist tutumundan dolayı da Nobel Barış ödülüne layık görülmüştü aynı zamanda.

Bugün Kosta Rika dünyanın en mutlu ülkesi iken, aynı iklime, aynı coğrafyaya ve aynı zamanda (1821’de) İspanya sömürgeliğinden çıktıkları halde yakın komşusu  Guatemala neden Kosta Rika’nın çok gerisindedir?

Dünyada kahve talebinin artmasıyla kahve ihracatının her iki ülkenin ekonomilerinde eşdeğer önemde yer tutmasına rağmen Kosta Rika’da kişi başına milli gelir Guatemala’nın iki katından daha fazla olup insanları çok daha mutlu durumdadır.

Bunun nedeni tabii ki Kosta Rika devlet başkanı Oscar Arias’ın ABD kongresine yaptığı konuşmada belirtilmiştir. Kosta Rika orduyu kaldırıp kaynaklarını eğitime harcarken; Guatemala, halkının mutluluğunu ordusunu daha da güçlendirmekte aramıştır.

Ahmet OĞUZ

Son Güncelleme Tarihi: 22 Nisan 2021 19:39

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.