ERKEK FAŞİZMİ

10 Ocak 2021 13:00 / 1459 kez okundu!

 

 

Şüphesiz ki kadınları fiziki olarak erkeklerden üstün duruma getiremeyiz, ancak başta çok ağır cezalar içeren yaslarla caydırıcı yargı kararlarıyla ve toplumsal duyarlılıkla kadın cinayetlerinin üstesinden gelebiliriz.

 

****

 

ERKEK FAŞİZMİ

 

 

Erkekler fiziki olarak kadınlardan daha güçlü ve daha faşist ruhlu diye canları istediği zaman kadın öldürmeye devam mı etsinler yani?

Özellikle son yıllarda kadın cinayetleri ne yazık ki gittikçe de artmaktadır. 2019 yılında 474 ,2020 yılında da 300’ü kocaları tarafından olmak üzere 471 kadın öldürüldü.

Çok korkunç ve çok acı verici. Öldürülen 471 kadının ailelerini, çocuklarını, akrabalarını ve vicdan sahibi insanların çektikleri acıyı düşünücünce olayın boyutunun ne kadar geniş kapsamlı ve toplumda ne derin yaralar açtığını tasavvur etmek zor olmasa gerek.

Ayrıca bu ölümlerin dışında (çoğunu da bilemediğimiz) kadına uygulanan her türlü şiddet: Feci şekilde dövmeler, işkenceler, eve hapsetmeler, tecavüz, taciz, aşağılama, bireysel haklarına saldırı… gibi akla gelebilecek her türlü eziyet.

Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesinin toplumda yarattığı travma sonrası kadın cinayetleriyle ilgili yasalar gözden geçirilse de ilgili yasaların ve yargı kararlarının kesinlikle yeterli ve caydırıcı olmadığını kadın cinayetlerinin artarak devam etmesinden anlayabiliyoruz.

Yine 2010 yılında kurulan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, İstanbul Sözleşmesi…  başta olmak üzere kadın cinayetleriyle ilgili çok sayıda sivil toplum kuruluşunun iyi niyetli ve fedakar çabaları da maalesef bu iğrenç cinayetlerin hızını kesmeye yetememiştir.

Şüphesiz ki kadınları fiziki olarak erkeklerden üstün duruma getiremeyiz, ancak başta çok ağır cezalar içeren yaslarla caydırıcı yargı kararlarıyla ve toplumsal duyarlılıkla kadın cinayetlerinin üstesinden gelebiliriz.

Karısını öldürmeyi kafasına koyan faşist ve bir o kadar da cahil bir erkek, kendisinden önce karısını öldüren birinin hakim karşısına traşlı ve takım elbiseyle çıksa da, verilen kararla mesela en az 25 yıl hapis yatacağını veya yattığını bilirse, inanıyorum ki karısını öldürmeyi göze alamayacaktır.

Ayrıca kadın-erkek eşitliği konusunda toplumsal bir metamorfozla başta eğitim sistemimiz olmak üzere erkek üstünlüğünü çağrıştıran tüm argümanlar gözden geçirilerek büyük bir zihniyet değişikliği yaratılması halinde ancak kadın cinayetleri son bulacaktır.

Marquez'in, ‘Kırmızı Pazartesi’ romanında kasabanın meydanında öldürülen gencin, öldürüleceğini bildikleri halde cinayete engel olmadıkları için ‘bütün kasaba halkı suçludur’ saptamasındaki gibi ülkemizde de hemen her gün öldürülen kadınlar için bireysel sorumluluklarımızı yerine getirmiyorsak eğer hepimiz suçluyuz.

 

Ahmet OĞUZ

10.01.2021, Kuşadası

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.