DERSİM'E DAİR

31 Aralık 2019 16:46 / 2997 kez okundu!

 

 

"Dersimspor’dan Dersim müzesine, gazetesinden çiçekçisine, ciğercisinden büfecisine, sivil toplum örgütlerinin Dersim şubelerinden gençlerin kollarına kazıdıkları ‘Dersimli’ dövmelere kadar hemen her şeyin adı Dersim, bir tek Dersim’in adı Dersim değil. Bu dayatma ‘Tunceli’ adında hala neden inat edilir anlaşılır gibi değil. İnanıyorum ki en yakın zamanda Dersim’in adı Dersim olacaktır. "

 

****

 

DERSİM’E DAİR…

 

Seyit Rıza tam karşısında yapılmakta olan Dersim Müzesi’ne bakıyor. ’Acaba beni koyacaklar mı o müzeye’ dercesine. Beklentisinde haklı tabii ki. Kent meydanına heykeli dikilmişve Dersim’in sembolü kabul edilen Seyit Rıza, Dersim Müzesi’nde de baş köşeyi hak edecektir elbette. Abdullah Alpdoğan’ın askeri çizmeleri konacak değil ya o müzeye.

Dersim’de sosyal yaşam özellikle yaz aylarında oldukça hareketli ve bir o kadar da güzel. Meşhur (Kürtbükü) plajlarından tekne turuna, Munzur gözelerinden yeşil vadilere, tertemiz akan ırmaklara, ziyaretlere, festivallere... oldukça çekici alternatifler var. Munzur Üniversitesi adeta kentin vazgeçilmez parçası gibi kendini oldukça hissettiriyor. Özgürce giyim kuşamdan sokaktaki davranışlara, temiz restoranlardan kafelere, otobüs duraklarındaki kitaplıklara... modern bir kent. Doğa bilinci, evcil  veya yabani hayvanlara yaklaşım oldukça mükemmel. Dersim’de en rahat köpekler diyebilirim. Kara kaş, kara göz iri yapılı sevimli boz renkte köpekler adeta her birinin takıldığı kafe veya herhangi mekanda istediği yere yatıp uyuyor, garsonlar, müşteriler, rahatsız etmeden sağından solundan geçiyorlar. Kışın kent merkezine inen aç domuzlara Dersimlilerin yiyecek verdiklerini de sosyal medyalardan biliyoruz.

Dersim’e her gidişimde briççi arkadaşlarımla görüşmeyi ve tabii ki briç oynamayı da ihmal etmem. Ancak bu defa sayıda düşüş olduğunu gördüm, zar zor bir masa ancak olabildik. Ayrıca briççi dostlarımdan birinin HDP il başkanı olması, birdiğerinin de CHP il başkanı olacağından (umarım üçüncü de bir başka partiye başkan olur) gurur duyduğumu da söylemeden edemeyeceğim. Bu arada iki başkanın briçteki sürekli kavgaları umarım siyasi alanlarına yansımaz...

Konu Dersim olunca siyasi yanından söz etmemek olmaz tabii. Bilindiği üzere belediye seçimlerinde Dersim merkez belediye başkanlığını TKP kazanmıştı. Seçim ertesinde bu konuyla ilgili “Sol Kendine Eğlence Buldu: Komünist Başkan” başlıklı yazımda  Dersim katliamını bir modernizm hareketi olarak gören TKP’nin Dersim’de belediye başkanlığı kazanmasını talihsiz ve izahı zor bir durum olarak nitelemiş, Dersimlilerin Kemalizm’e destek çıkmalarını bir Dersimli olarak eleştirmiştim. Haksız çıkmayı çok isterdim, ancak bilindiği üzere ‘Tunceli Belediyesi’ adının “Dersim Belediyesi” olarak değiştirilmesi talebini TKP’nin “yersiz ve zamansız bir çıkış” olarak nitelemesi çok şaşırtıcı olmadı. Ayrıca belediye tabelası ve binasındaki milliyetçi argümanlardan ne kadar ‘komünist belediye’ye benzediği de tartışmalı.

İşin eğlence boyutu da kat kat artarak devam ettiğini söyleyebilirim. Özellikle 68 kuşağı yaşlı solcular başta olmak üzere yurdun dört bir yanından otobüslerle komünist başkan ziyaretleri aylarca devam etmiş. Fotolar çekinilip sosyal medyada paylaşımlar vb. Cumhuriyet tarihinde başarılı olamamış Türk solunun (TİP’in 1965 çıkışı kısmen hariç tutulabilir) 33 000 nüfuslu küçük bir şehrin belediye başkanlığını komünist başkanın kazanmasından övünç duyarak kendilerini tatmin yoluna gitmeleri son derece normal diye düşünüyorum.

Aylarca süren bu ziyaretler elbette manevi destek bağlamında bir olumluluktur, ancak komünist başkanın işinin hiç de kolay olmadığını söyleyebilirim. Zira (anlatılanlara göre) yüklü miktarda borçla devralınan belediyede şu an işçilerin maaşları dahi ödenemiyor. Eskisi gibi nohut fasulye parlatmaları da pek işe yaramayacak gibi.

“Dersim” ismi meselesine gelince: Dersimspor’dan Dersim müzesine, gazetesinden çiçekçisine, ciğercisinden büfecisine, sivil toplum örgütlerinin Dersim şubelerinden gençlerin kollarına kazıdıkları ‘Dersimli’ dövmelere kadar hemen her şeyin adı Dersim, bir tek Dersim’in adı Dersim değil. Bu dayatma ‘Tunceli’ adında hala neden inat edilir anlaşılır gibi değil. İnanıyorum ki en yakın zamanda Dersim’in adı Dersim olacaktır. 

Bu arada (objektiflikse madem) bazı olumsuzlukları da eklemeden edemeyeceğim. Ulaşımda gerek havaalanına, gerek Pertek üzeri Elazığ’a minibüslerde ayakta yolcu taşınması artık günümüz koşullarına pek uygun olduğu söylenemez. Mesela Pertek’ten Tunceli’ye gitmek isteyen biri yarım saatte bir Elazığ’dan gelen minibüsler doluysa ayakta gitmesi teklif edilmektedir. Öyle oldu ki bir defasında ben de mecbur kaldım, bir saat bekledim arabalar doluydu. Protestoyla birlikte ana yola çıkıp otostopla Tunceli’ye gidebildim. İyi de oldu, bindiğim ilk araba il genel meclis üyesi çıktı, yolun diğer yarısında arabasına bindiğim genç de Torut muhtarıydı. Haliyle siyaset konuştuk. Özellikle genç muhtar Zeki’nin siyasi ve felsefi derinliğiyle beni şaşırttığını söyleyebilirim.

Çocukluk yıllarımdan bildiğim Türüşmek’in her türlü sebze ve meyveye uygun  verimli, sulu tarlaları boş duruyor maalesef. Öyle olunca da mesela “kultik kavun” dediğimiz yaban kavunu Elazığ’dakinin iki-üç katı fiyatta olabiliyor. 

Daha iki yıl öncesinde 20-30 TL’ye alabildiğimiz Dersim sarımsağının kilosu 100 TL’den satılıyor. (Gerçi sarımsak konusunda haksızlık etmiş de olmayayım, bilindiği  üzere ekilmediğinden dağlarda azalmış da olabilir)

Son olarak da ırkçı Sözcü gazetesini kafelerde, kahvehanelerde çokça görmek maalesef mümkün. Dersimlilerin bu anlaşılmaz Kemalizm aşkından vazgeçmeleri anlaşılan daha uzun zaman alacaktır.

 

Ahmet OĞUZ

26.12.2019, Kuşadası

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.