1934'DE KADINLARA SEÇME SEÇİLME HAKKI VERİLDİ Mİ?

19 Aralık 2018 06:09 / 547 kez okundu!

 

 

Her aralık ayında özellikle bazı çevreler sosyal medyada çokça ve övünerek paylaşımlar yapıyorlar; panel ,söyleşi gibi türlü etkinlikler düzenliyorlar. Kadınlara 1934’te seçme ve seçilme hakkı tanınmış diye. Keşke öyle olsaydı, kim istemez. Ama durum hiç de öyle değil, sadece bir yanılsama. Bu arada kadınların olmadığı gibi o zamanlar erkeklerin de seçme ve seçilme hakları yoktu. Yani seçme hakları vardı da kimi seçtiler, seçilme hakları oldu da kimler tarafından seçildiler?

                           

****

 

1934’TE KADINLARA SEÇME SEÇİLME HAKKI VERİLDİ ?

 

Her aralık ayında özellikle bazı çevreler sosyal medyada çokça ve övünerek paylaşımlar yapıyorlar; panel, söyleşi gibi türlü etkinlikler düzenliyorlar. Kadınlara 1934’te seçme ve seçilme hakkı tanınmış diye. Keşke öyle olsaydı, kim istemez. Ama durum hiç de öyle değil, sadece bir yanılsama. Bu arada kadınların olmadığı gibi o zamanlar erkeklerin de seçme ve seçilme hakları yoktu. Yani seçme hakları vardı da kimi seçtiler, seçilme hakları oldu da kimler tarafından seçildiler?

1946‘ya kadarki seçimler iki dereceli seçimlerdi. Yani bugünkü gibi vatandaşın bizzat kendisi sandığa gidip istediği partiden vekil seçme hakkı ve durumu yoktu. Önce 400 seçmen CHP’li vali ve kaymakamlar tarafından (o zamanlar CHP il başkanı aynı zamanda o ilin valisidir) belirlenen partili kişilerden ikinci seçmen (müntehibi-i sani) seçiyor. Sonra da bu ikinci seçmenler ilan edilen “seçim” günü CHP Genel Başkanı tarafından belirlenmiş mebus listesini önlerine konan sandığa atıyorlar. Bir anlamda kendilerine verilen görevi yapıyorlar. Aslında ellerine tutuşturulan o listeyi sandığa atsalar da atmasalar da değişen bir şey olmayacaktır. Zira sadece bir tek seçmenin oyuyla da mebus seçmek mümkündür. Sonuçta CHP tarafından tayin edilen o isimler mebus olacaklardır. Yani kişi listeye yazılmışsa milletvekili olmuş demektir. Öyle olduğu için de daha seçim yapılmadan milletvekili oldu diye tebrikleri kabul etmek dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla yapılanlar sadece işin görüntü boyutuyla alakalı bir durumdur. Düşünebiliyor musunuz buna “seçim” deniyor. Bir kere “seçim” sözcüğünün anlamı birden çok şey arasından birini seçmektir. Hani nerde ikinci parti, hangi partiler arasında seçim yapılmış veya kime karşı kimi seçmişler?

Türkiye’nin 1946’ya kadar tek partiyle yönetildiğini, bu döneme de “tek parti dönemi” dendiğini, CHP’nin dışında bir başka partinin olmadığını,(1931’de Atatürk’ün emriyle danışıklı kurulan ve üç ay sonra da yine Atatürk’ün emriyle kapatılan Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) olsa bile tek parti durumu sekteye uğramamıştır) dolayısıyla 46’ya kadar yapılan seçimlerle CHP’nin kendi kendine tek başına seçim tiyatrosu oynadığını bilmeyen var mı?

Şu durumda 1946’ya kadar yapılan Seçimlerde CHP’nin tayin ettiği veya atadığı milletvekili listesini göstermelik uygulamalarla ikinci seçmenlere onaylattırmasına “seçim” denebilir mi? Evet denebilir demek için dünyadan,demokrasiden bihaber olmak lazım. Bunun adı olsa olsa mebus atamasıdır, mebus tayinidir. Dolayısıyla sözü kadınların seçilmişliğine getirecek olursak, burada halk tarafından demokratik esaslara göre milletvekili seçilme durumu yok, sadece 1935‘te tayin edilen veya atanan 399 milletvekili listesine 17 kadının dahil edilmesidir.

Gerçekte kadınların  seçme ve seçilmelerinin ilk adımı 1946 seçimleriyle atılmış ve 1950 seçimlerinden itibaren de günümüzdeki gibi seçme ve seçilme haklarını kullanabilmişlerdir. Öyle olduğu içindir ki, “açık oy kapalı sayım” yöntemiyle yapılmasına karşın (bu da bir komedidir, bu tarz bir hileli seçim dünyada görülmemiştir, ayrıca o seçimi yapanlar da hala halktan özür dilememişlerdir) 1946 seçimlerinin ertesinde yapılan mahalli seçimlerde Mersin’in Aslanköy’ündeki kadınların “sandık namusumuzdur” diyerek sabaha kadar sandığın başında nöbet tuttular ve bu uğurda hapis yattılar.

Bütün bunlara  rağmen hala “1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir” fikrinde ısrar ediyorsak eğer, o zaman “köylülere ve amelelere de seçme ve seçilme hakkı 1931’de verilmiştir” tezini savunmak mecburiyetinde kalacağız. Bu durum çok daha vahimdir. 

1927-1931 dönemi milletvekili profili fazlasıyla bürokratik bir görünüm aldığından mevcut durumun halkta rahatsızlık yaratacağı kanısına varılıyor ve aynı zamanda halka sıradan insanların da mebus olabileceği mesajı verebilmek için birkaç köylü ve amelenin mebus olarak tayin edilmesine karar veriliyor.

Burada ilginç bir durum da söz konusudur. Birkaç köylü ve amele milletvekili olacaklardır, ancak kimdir bunlar, talih kuşu kimin başına konacaktır, haberleri yok. Ve meclise uygun köylü ve amele vekil siparişi çalışmaları hemen başlıyor.

Konya’da çiftçilikle uğraşan köylü Mustafa Lütfi Eken’in nasıl mebus adayı gösterildiği hikayesini dönemim 2. Ordu komutanı Fahrettin Altay anılarında anlatıyor: Nisan ayında Halk Fırkası Genel Sekreteri’nden gelen şifreli telgrafla hemen işe koyuluyor ve Konya’da araştırma  yapıyor. Köyleri dolaşıyor, köylülerle konuşuyor, ancak bu köylülerin hiçbiri milletvekili olacağını bilmiyor. Sonra not aldığı isimleri eleyerek sayıyı üçe düşürüyor, ardından da o üç kişiden birinde karar kılıyor ve başına talih kuşu konan o köylüye doldurttuğu mebus talep formunu Ankara’ya gönderiyor. Sonra da seçim günü ikinci seçmenlerce sandığa atılan isimlerle birlikte Konya milletvekili olarak meclise gidiyor.

Şimdi bundan hareketle “1931’de köylüler seçme ve seçilme hakkı elde ettiler” mi diyeceğiz? Eğer buna “seçme ve seçilme” diyeceksek kadınlardan çok daha önce “seçilme hakkı” elde eden köylüleri de kutlamak gerekmez mi ve aynı şekilde köylüler için de her nisan ayında sosyal medyada paylaşımlar yapmak, paneller, söyleşiler düzenlemek gerekmez mi?

 

Ahmet OĞUZ

18.12.2018, Kuşadası

 

Son Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2018 10:01

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.