HOLLANDA CORONA VİRÜSE KARŞI NE YAPIYOR?

26 Nisan 2020 21:42 / 1362 kez okundu!

 

 

"Hollanda’da Corona hastalığına henüz hiçbir tıbbi çözüm bulunamadı. Popülistler, karantina önlemlerinin kaldırılmasını savunuyor. Hollanda başbakanı Rutte, halkın sağlığından çok ekonomiyi düşünüyor. Hollanda’da WİLDERS VE BAUDET ölümcül popülizm çizgisinde"

 

***

HOLLANDA  CORONA VİRÜSE KARŞI NE YAPIYOR?

Popülistlerin halkın çıkarları yerine kendi popülaritelerini daha önemli bulmak gibi değişmez bir gelenekleri vardır. Tarihte bunun çok örneği olduğu gibi, günümüzde de politikacıların popülizm hastalığından kendini arındıramadığını görmek mümkün.

Hollanda parlamentosunda temsil edilen PVV lideri Wilders ile FvD lideri Baudet’in Corona kriziyle alakalı son dönemlerde sergiledikleri yaklaşımlarda popülizmin kokularını almamak mümkün değil. Corona sorunu Hollanda’nın siyasi gündemine oturmaya başlayınca, sözü edilen ikili, Hollanda halkında sezinledikleri korku atmosferine hitaben en radikal önlemlerin hemen alınması gerektiğini adeta birbiriyle rekabet edercesine hararetle parlamentoda savundular. Hükümeti de amansızca ihmalkârlık, pasif kalmak ve kayıtsızlıkla suçladılar. Bu yaklaşımlarında haklıydılar. Hollanda hükümeti ekonomik çıkarları gözeterek salyangoz hızıyla hareket etmeyi tercih etmişti. Ancak popülistlerin savlarındaki sebep sonuç ilişkisi farklıdır ve zaten popülistler her daim seçmenlerinde sezinledikleri duygu ve düşüncelere hitap etme ilkesine bağlı kalarak bir duruş sergiler. Bu şekilde oy potansiyellerini arttırmaya ve nihayetinde iktidar olmaya çalışırlar. İnsanlık tarihinde bu yolla iktidar olan nice popülist hareketin ve liderlerinin, ne tür insanlık suçlarına imza attığı da bilinen gerçeklerdir.

Hollanda’daki bu popülist ikili, Hükümetin karantina gibi önlemlerini yetersiz buldular ve çok daha radikal çözümler önerdiler. PVV ve FvD iki ayrı siyasi parti olmakla birlikte yaklaşık aynı tabana hitap eden, aynı seçmen kitlesinden oy almaya çalışan ve aynı zamanda aşırı sağcı taban ile islamofobiden beslenen siyasi partilerdir.

Hollanda hükümeti sınırlı karantina önlemleri aldı, okullar kapatıldı, gastronomi alanları kapatıldı, işletmecilere Corona döneminde destek önlemleri alındı v.s. Mart ayının ortalarından itibaren Hollanda halkı yarı gönüllü ev hapsine girdi.

Bu süre zarfında halk evde kalmanın ekonomik, sosyal ve psikolojik stresini yaşadı, yaşıyor. İnsanlar sıkıntılı, evde kalmaktan rahatsız. Herkesin hayatı bir ölçüde altüst oldu.

Karantina dönemi boyunca insanların sabırsızlıkla beklediği Corona’ya tıbbi çözüm henüz gelmedi, henüz aşı bulunmadı ve salgın tehlikesi bir miligram azalmadı. Corona’nın ölümcül boyutu da değişmedi.

Karantinaya rağmen hergün Corona’dan ölüm sayısı arttı ve dünya genelinde resmi rakamlara göre ikiyüzbin kişi virüs salgını sebebiyle hayatlarına veda etti. Hastalığa bulaşan insan sayısı üç milyon civarında...

Geçen zaman diliminde Hollanda’nın Corona hastalarına yönelik sağlık hizmet kapasitesinde hatırı sayılır düzeyde düzelme olduğunu söylemek, yoğun bakım için kimi materyallerin satın alınması hariç, pek mümkün değil.

Buna rağmen popülist siyasetçiler sadece halkta sezinledikleri huzursuzluğa istinaden zaten sınırlı derecede mevcut olan Corona önlemlerinin bile gevşetilmesi ve hatta en kısa sürede kaldırılması yönünde yaygara yapmaya başlamış durumda.

Wilders ve Baudet ikilisi, halkın bu huzursuzluğunu fark ederek şimdi adeta özgürlük kahramanı rollerine bürünüp ‘en kısa süre içerisinde karantina durumuna son verilmeli, insanlar normal özgür hayatlarına dönebilmeli’ şeklindeki söylemlerle hükümeti sözde çok ağır karantina politikalarından dolayı eleştirmektedirler. Halbuki Hollanda’da toplu ve zorunlu bir karantina politikası ve hükümet önlemleri yoktur. Sadece toplu bir araya gelişler, 1.5 metre mesafe, okulların, gastronominin v.s. kapatılmasından ibaret zorunlu önlemler söz konusudur. Dışarı çıkma yasağı yok, alışveriş yasağı yok, marketler, kasaplar, fırınlar ve ev servisi gastronomi açık. Buna rağmen sanki halkın özgürlüğü tümüyle gaspedilmişçesine yaygara yapmaktadır bu ikili yabancı düşmanı aşırı sağcı popülist politikacı.

Karantina ve diğer Corona önlemlerinin kaldırılması kuşkusuz ölümcül sonuçlar doğuracak bir toplu intihar yoludur. Binlerce insana bu başbelası hastalık daha hızlı bir şekilde bulaşacaktır ve önlemler daha sıkılaştırılırsa belki hayatta kalmayı başarabilecek onbinlerce insan, önlemlerin kalkmasından dolayı hayata veda edecektir. Popülist kafadaki insanların kirlenmiş zihinleri bunu önemseme kapasitesinden de yoksun ne yazık ki...

 

Çakma özgürlük hareketleri         

Kısmen popülistlerin ve dayanışma ruhundan yoksun bireysel hareket eden çevrelerin etkisiyle ve kısmen de ekonomik çıkarlar gözetilerek; Hollanda hükümeti, daha önce almış olduğu önlemleri gevşetmeye kararı verdi. Bu popülist ikili bu sefer hükümetin gevşeme önlemlerinin yetersiz olduğunu savunuyor. Önlemleri gevşetmek politikasını savunurken bunun sonucunda binlerce insanın Corona salgını kurbanı olacağı ve çok daha fazla vatandaşın virüsten dolayı öleceği gerçeği, bu ikili için popülaritelerinden daha az önemlidir. Onlar bu sonucu düşünmeden, evinde huzursuz olanların duygularına hitap etmek ve seçmenlerin gönlünü kazanmakla meşguldürler. Bu bence popülizmin çok bariz ve tiksindirici bir özelliğidir. Halk için zararlı olacağını bilebile halkın kulağına hoş gelecek beklentisiyle günlük politika yapmak ve fikirler ileri sürmek, popülistlerin karakteridir. Bunun halkın sözcüsü ve aynası olmakla hiç bir alakası yoktur ve her devlet adamının ve politikacının taşıması gereken toplumsal sorumluluk bilinci ve ahlakından yoksun bir yaklaşımdır. Bu popülist ve sorumsuz hareket ülkemizde olduğu gibi dünyanın her yerinde Corona durumunu istismar ederek mevcut iktidarlara muhalefet yapmayı ve çakma özgürlük sloganları atmayı bir beceri sanmaktadır. Bu tür hareketleri tarih her zaman mahkum etmiştir.

 

Hollanda başbakanı Rutte popülizmden nemalanmaktadır 

Hollanda hükümeti lideri Rutte de popülizmden nemalanmakla birlikte daha çok ekonomik çıkarları ön planda tutarak corona hususunda tercihler yapmaktadır. Rutte için halkın sağlığı kesinlikle birincil öncelik taşımıyor.

Hollanda hükümeti, insanların sağlığı yerine ekonomiyi en öncelikli mesele olarak gördüğünden Mart 2020 ortalarında ilk aldığı corona önlemlerinden sonra olumlu anlamda hiç bir gelişme olmamasına rağmen önlemlerin kaldırılması gevşetilmesi ve nihayetinde kaldırılması düşünceleriyle beynini yormaktadır. Popülistlerin yaklaşımları da bu politikaya yağ sürüyor. Aşı bulunmadı ve iyileşme perspektifi de henüz mevcut değil. Önlemleri sıkılaştırmak yerine gevşetmek için ise hiç bir yeni sebep yok.

 

Sunulan istatistiki verilerin yanlışlığı  ve corona testlerinin engellenmesi                                                                       

Hollanda’da Corona gibi bulaşıcı hastalıklarla ilgili uzman kuruluş sayılan RIVM tarafından sürekli rakam ve istatistik cambazlığı yapılarak Hollanda’daki virüs salgını konusunda yanıltıcı bir tablo sunulmaktadır. Hollanda’da çok sınırlı ölçüde virüs testi yapılmaktadır. Sağlık sekötüründe çalışanlar ve hastalık belirtileriyle hastaneye kaldırılanlar ancak test edilmektedir. Bunun dışında sınırlı ölçüde ve istisnai bir şekilde test yapılıyor. Yani önlem olarak halkı teste tabi tutmak politikası ve lojistik organizasyonu Hollanda’da mevcut değildir. Haliyle sürekli RIVM tarafından yayınlanan rakamlar Hollanda gerçeğini vermiyor. RIVM her beyanında herkesin teste tabi tutulmadığı için verdikleri rakamların tüm gerçeği yansıtmadığını belirtmeyi ihmal etmemektedir. Gerçekteki corona hasta ve ölüm sayısının resmî rakamların kat kat üstünde olma ihtimali çok büyüktür. Hükümet buna rağmen önlemleri kaldırabilmek için corona hastalığı durumuyla ilgili elden geldiğince pozitif bir tablo ve hikaye sunmaya çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde sağlık sisteminde çalışan 300 civarında görevliden PvdA (sosyaldemokrat parti) ve ana muhalefet lideri Lodewıjk Asscher’e gelen mektuplara istinaden Asscher sorumlu bakana bir mektup yazdı. Mektupta, insanlara corona testini yapmanın inatla red edildiğini, hasta insanların bu husustaki taleplerinin kabul edilmediğini vurgulayarak bu durumun hemen değişmesini talep etti. Hükümet test yaptırmıyor ve test yapılmasını engelliyor. Benim görüşüme göre Hollanda hükümeti Hollanda ekonomisini olumsuz etkileyecek korkusuyla dış dünyaya corona hastalığı boyutunu olduğundan daha pozitif göstermeye çalışıyor.

 

Corona önlemlerini yanlış sebeplerle kaldırmak 

Hollanda hükümeti tarafından corona önlemlerin sıkılaştırılması veya gevşetilmesi halkın sağlık durumu gözetilerek yapılmamaktdır. Bu kapsamdaki kararlar sağlık kurumlarındaki corona hastası alabilme kapasitesine ve ekonomik rant hesaplarına bağlıdır.

Hollanda hükümetinin halkın corona endeksli sağlık sorununa ciddi bir şekilde el atmak gibi bir politakası yoktur. Vatandaş kendi kaderine terkedilmektedir. Darwin’in doğal seçim teorisi ışığında hareket edilmektedir. Zayıflar coronaya yenilecek ve ölecek, güçlüler ise coronayı yenecek ve hayatta kalacak. Zaten Hollanda başbakanı Rutte, corona ile ilgili yaptığı ilk basın toplasında bunu net bir şekilde ifade etmişti. 

Ve hükümetçe, Mayıs ayında okulların yeniden açılacağı kararı alındı.

 

Bütçesel zihniyet ve kemer sıkma paketi 

Corona’ya bağlı sağlık hizmetine ilişkin Hollanda hükümetinden fazla bir şey beklememek doğru ve sağlıklı olur. Hollanda hükümeti hiç bir şekilde vatandaşın sağlığını düşünmemektedir. Çünkü Hollanda hükümeti bütçe tekniği ve ilkeleri açısından corona krizine bakmaktadır.

İnsanlar korku ve ölümle pençeleşirken Hollanda hükümeti utanmadan, kızarmadan pişkince corona krizinden dolayı vatandaşa uygulanacak kemer sıkma politakası paketi hazırladığını açıklayabildi.

 

Corona-app bütçesel bir tercihtir 

Corona salgınını lokalize edebilmek ve kontrol edebilmek, yani salgını önleyebilmek ve azaltmak için toplu testler yapılmamaktadır. Bunun yerine Hollanda halkına, corona-app perspektifi sunularak insanlar teskin edilmektedir. Corona-app ile vatandaşlar kendikendine test yapabilecek ve her corona belirtileri olan kişinin verileri merkezi bir noktada birleştirilecek. Bütçe ilkeleri açısından akıllıca düşünülmüş. Corona-app’ın, Almanya’da uygulanan toplu testler modelinden daha ucuz bir maliyeti olacağı gibi sorumluluk da böylece vatandaşa yüklenmiş oluyor. Hükümet bu yolla sorumluluktan sıyrılmaya çalışıyor.

 

Tecrit, acı ve yalnızlık işinde ölüm 

Sonuç olarak Hollanda hükümeti corona salgınını engellemek ve tedavi etmek için kayda değer hiç bir şey yapmamaktadır. Corona hastalığına yakalanan çaresiz insanların, hayatlarının son aşamasında solunum makinalarına bağlanarak çektikleri acıları hafifletmekle yetinen bir hükümet politikası gerçeği vardır. Gerçekte insanlar ölüme terkediliyor. Ballandıra ballandıra sunumu yapılan hükümet politikaları ve kararları bu gerçeğin karşısında tümüyle anlamını kaybetmektedir.

Hükümetin bu hususla ilgili önemsediği, hastalığa bulaşan insanların tecrid edilerek hastalığı başka insanlara bulaştırmasını engellemektir. İnsanlar sevdiklerinden uzak tek başlarına acı çekerek can vermektedir. Hükümetin corona hususunda sundukları bundan öte bir şey değildir. Çünkü corona ilacı yok.

 

Sağlık çalışanlarını tenzih 

Bütün sağlık görevlilerin hizmetleri ve yüklendikleri rizikolar çok önemli. Hepsine çok müteşekkiriz. Onları elbette her türlü eleştirden tenzih ediyorum.

Hollanda hükümetinin coronaya ilişkin politikalarını bütün dünyaya olumlu bir örnek olarak gösterebilmek isterdim. Ancak bunun için hiç bir temel göremiyorum.

Hatta araştırma bürolarına göre Hollandalıların başbakan Rutte’nin corona politikasına verdiği desteği anlamakta çok zorlanıyorum. Büyük bir ihtimal “kriz döneminde birbirimize kenetlenmeliyiz” şeklinde bir milli duygu haliyle Hollandalılar bu hususa ilişkin görüş belirtmiştir, şeklindeki iyimser yaklaşımla kendimi biraz kandırmıyor da değilim.

Ancak diğer taraftan Hollanda toplumu bence İkinci Dünya savaşı’ndan bu yana bir araba, bir ev, sağlık sigortası, işsizlik sigortası ve de emeklilik sigortasıyla zaten uyutulmuştur diye düşünüyorum.

Haliyle en temel ihtiyaçları karşılanarak uyutulmuş bir toplumdan başka ne beklenebilir ki?

 

Ahmet DAŞKAPAN

26 Nisan 2020

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.