DENK PARTİSİ / 3

15 Mayıs 2020 12:37 / 647 kez okundu!

 

 

"Hollanda meclisinde DENK partisine gösterilen tepkiler, toplumdaki yabancı düşmanlığının aynası mı? Denk Partisi dağılıyor mu? DENK partisini kimler dağıtmak istiyor?" Ahmet Daşkapan, Hollanda siyasetindeki düğüm noktalarından biri olan, göçmenler tarafından kurulan DENK partisindeki gelişmeler, Hollanda'daki ırkçılık, ön yargılar ve Hollanda derin devletinin bu çerçevedeki taktikleri konusunda Türkiye kamuoyunu bilgilendirmeye devam ediyor...

 

****

 

DENK PARTİSİ / 3

 

Hollanda meclisinde DENK partisine gösterilen tepkiler, toplumdaki yabancı düşmanlığının aynası mı? Denk Partisi dağılıyor mu? DENK partisini kimler dağıtmak istiyor?

 

DENK partisinin kurucu siyasi lideri Tunahan Kuzu‘nun Mart 2020‘de “parti liderliğinden istifa ettiğini ve bir daha aday olmayacağını“ beyan etmesi, Hollanda basınında büyük yankı yarattı.

Kuzu, karizmatik siyaset stiliyle kendisine oy veren ve vermeyen kitlelerde takdir kazanmış bir siyasetçidir. İstifa haberi herkes için sürpriz oldu ve birçok seçmen tarafından üzüntüyle karşılandı. Diğer yandan Hollanda basını ve Hollanda‘nın kanalizasyon basını olarak nitelenebilecek kanallar da sevinçlerini gizleyemedi.

Hollanda toplumunda, eleştirel tutum alan ve belirli mevkilere gelen göçmenleri safdışı bırakmak için en fazla başvurulan yöntemlerin başında; yolsuzluk suçlamaları, cinsel taciz argümanları, düzmece beceriksizlik gerekçeleri (daha çok kadınlara yönelik) ve kriminalleştirmek gelmektedir. Amerika‘da ve dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Hollanda’da siyahlara ve genelde göçmen kadrolara yönelik bu tür tezgahların örnekleri çoktur. Literatürde bunu teyid edecek yeterli derecede materyal bulmak olanaklıdır.

Tunahan Kuzu‘nun istifa açıklamasından sonra Hollanda‘nın önemli dergilerinden HP/DETİJD bu istifanın sebeplerini araştırdığı iddiasıyla bir yazı yayınladı.

Tunahan Kuzu ile ilgili birkaç sene önce yaşandığı iddia edilen bir özel ilişki konusu yazıda ele alınıyor ve söz konusu özel ilişkinin 2018’in başında sonlanmış olduğu vurgulanıyor. Bu hususta söz konusu kişinin Meclis başkanı Arib’den bir görüşme talep ederek gidip görüştüğü yazılı. Bunun üzerine Meclis başkanı Arib çok manidar şekilde resmi bir mektup yazıyor ve konuşmada geçenleri teyid ediyor. Bu mektup basında yer alan yazılara temel oluşturuyor.

 

Meclis başkanı ARİB ile DENK uyuşmazlığı 

DENK milletvekillerinin mecliste yaptığı tartışmaların video çekimleri izlendiğinde bayan Arib'in DENK milletvekilleriyle sürekli sürtüşme halinde olduğunu ve DENK’in Türk milletvekillerinden haz duymadığını görmek mümkün. Arib ile gidip meselenin görüşülmesinin, işin basına yansıtılması yolu olduğunu bilmek için çok yetkin siyasetçi olmaya gerek yok. Meselenin iki yılı aşkın süre geçtikten sonra basına yansıtılma sürecine girilmesi ve nihayetinde Hollanda basının bu hususa bu kadar önem vermesi ise çok manidar. Hollanda siyasi partileri içerisinde ve kültüründe benzeri konular ve olaylar günlük içilen bir fincan kahve misali doğaldır ve istisnalar hariç Hollanda basınının ilgisini çekmez. Bunun bir senaryo olduğu bence tartışma götürmez bir gerçektir.

DENK partisi ve DENK üyeleriyle ilgili yaşanan hiçbir mevzu genelde göçmenlerin toplumsal konumundan, Hollanda’nın sömürgeci geçmişi, ırkçılık ve ayrımcılık çerçevesinden bağımsız ele alınamaz. Güncel parti içi çelişkileri salt özel konulara indirgeyerek değerlendirmek pek doğru olmaz. Siyaset ile askeriyenin keskin bir şekilde birbirinden ayrıldığı, askeri teşkilatın siyasete karışmasının kolay kolay düşünülemeyeceği Hollanda’da; 3500 asker iki DENK milletvekiline karşı suç duyurusunda bulunuyor. Tam hiyerarşik örgütlenme yapısına sahip askeri teşkilat mensuplarının kendi başlarına böyle bir harekete girmeyecekleri ve bunun emir komuta zinciri kapsamında organize edildiği ve yönlendirildiği çok açıktır. Hollanda derin güçlerinin onayı olmadan bunun gerçekleşmesi imkan dışıdır.

Burada söz konusu olan Selçuk Öztürk’ün, Hollanda hava kuvvetlerinin Irak’ta yaptığı bombalamalar sonucunda onlarca sivil insanın (çocuk, kadın yaşlı) hayatını kaybetmesine ilişkin sorumlu bakanları eleştirmesi ve Hollanda hava kuvvetlerinin bu askeri icraatını katliam veya cinayet olarak nitelemesidir. Buna karşı net bir devlet tavrı gösterildi ve “çizmeyi aştınız” mesajı verildi. Kasım 2019’da cereyan eden bu olaydan sonra DENK hareketinin patlak vermesi artık zaman meselesiydi.

 

DENK, boyun eğmeyen ve mücadeleci bir ekip

DENK, boyun eğmeyen ve mücadeleci bir profil ortaya koyabilen bir ekipten ibarettir. DENK’in Hollanda toplumundaki toplumsal ve tarihsel değeri görmezden gelinemez.

Hollandalı siyasi partiler ve Hollanda devleti DENK’in toplumsal ve tarihsel konumunu çok iyi idrak etmiş durumdadır. Göçmenlerin, DENK’in açmış olduğu çığırla, mevcut Hollandalı siyasi partiler dışında, grupsal olarak toplumda ayrı bir siyasi güç olması tehlikesini idrak ederek DENK’in parçalanıp yok olması için her türlü imkân kullanılmaktadır. Hollanda devleti, göçmen siyasetçilerini tek tek ve birer birey olarak içlerine alarak siyaseten eritmek ve asimile etmek yoluyla entegre etmek istemektedir. DENK gibi hareketleri ise kontrol edemeyecekleri aşikardır ve Hollanda devletinin tercihi dışındadır.

 

Şimdi sırada DENK’in diğer kurucu üyesi var

Kuzu’nun istifasından ve artık siyaseten bittiği algısını yarattıktan sonra şimdi DENK’in diğer kurucu üyesi Selçuk Öztürkü istifaya zorlamaya ve siyaseten yok etmeye yönelik strateji izleniyor. Bu kapsamda Fas asıllı üçüncü milletvekili Farid Azarkan Hollanda basını tarafından ve mecliste temsil edilen Hollanda partileri tarafından Kuzu ve Öztürk yerine DENK’e liderlik yapacak yeni unsur olarak ön plana çıkarılmaktadır. Son günlerde Azarkan’ın mecliste verdiği bir önergenin bütün siyasi partilerin onayıyla kara bağlanması bunun en iyi örneğidir. Azarkan’ın, Kuzu ve Öztürk’ün saf dışı bırakılması ve kendisinin ön plana çıkacağı bir programa uygun hareket ettiği görülmektedir. Kuzu ise Öztürk tarafından ihanete uğradığı algısıyla Azarkan’ı destekler bir pozisyon almış durumdadır. Azarkan’ın Selçuk Öztürk’ü ve onunla birlikte parti yönetimini istifaya çağırması üzerine Parti yönetimi Azarkan’ı parti üyeliğinden ihraç ettiği açıklamasını yaptı. Kuzu bu noktada Azarkan’ı yüzde ikiyüz desteklediğini açıklayarak partinin yerel üye ve yöneticilerini Azarkan’ı video beyanı aracılığıyla destekler mesajlar yayınlamaya çağırdı. DENK’in yerel başkanları Kuzu’nun bu çağrısına icabet ederek Azarkan’ı partinin yeni siyasi lideri olarak desteklediklerini beyan ettiler. DENK, gelecek Haziran ayının başında genel üye toplantısı yapmayı planlamaktadır. Kongre niteliğindeki bu toplantıya hazırlık olarak günlük gelişen bütün bu olaylar Hollanda basını tarafından dikkatlice izlenmektedir.

 

Çelişkiler Irak’ın bombalanması konusuyla da alakalı

Hollanda basını DENK içindeki çelişkileri ve üç DENK Milletvekilinin artık daha çok basın yoluyla birbiriyle konuştuğu bu durumu kişisel olarak anlaşmayan şahsiyetlerin kavgası olarak lanse etmektedir.

Basına yansıyan çelişkilere ilişkin DENK partisi içinde hazırlanmış gizli bir rapora göre Aralık 2019’un sonlarına doğru üç milletvekili arasında ciddi bir anlaşmazlık tartışması başlamış. Selçuk Öztürk’ün mecliste Hollanda hava kuvvetlerinin Irak’taki bombalama meselesini gündeme getirmesinden ve onu cinayet olarak nitelemesinden sonra aralarında başlayan tartışmada Kuzu ile Azarkan’ın Öztürk’ü çok sert çıkışlar yapmakla suçladıkları yazıyor gizli raporda. Aynı konuşmada Öztürk, bir taraftan Azarkan’ın, Tunahan’ın özel ilişkisinden haberdar olmasına rağmen olayı savsakladığını ve önlem almadığını vurgulamış ve diğer taraftan Kuzu’nun yaptığının parti ahlakına uymadığı gerekçesiyle, meclis gurubu başkanlığını ceza niteliğinde geçici olarak bırakması gerektiğini istemiş. Aralık 2019’da başlayan çelişkinin daha sonraki aylarda derinleştiğini söyleyebiliriz. Bunda, dış etkenlerin derinliğinin de göz ardı edilmemesi gerek.

 

Integris bürosunun Kuzu’ya yapılan suçlamalarla ilgili araştırma raporu sonuçları

Azarkan meclis gurubu başkanlığına getirildikten sonra Integris isimli bir araştırma bürosuna, Tunahan Kuzu ile ilgili “bir bayanla yaşadığı özel ilişkide sınırları aşan davranışlarda bulunduğu suçlamaları” konulu bağımsız bir araştırma yapma görevi vermişti. 9 Mayıs itibariyle bu araştırmanın sonuçları basına yansıtıldı. İntegris araştırma bürosunun sunduğu araştırma sonuçlarına göre Tunahan Kuzu’ya yönelik yapılan suçlamalar asılsız ve dayanaksızdır veya yapılan suçlamaların gerçekliği tespit edilememiştir şeklindedir. Söz konusu bayanın İntegris bürosunun araştırmasına hiçbir şekilde katılmadığı ve dinlenilemediği bilgisi ilgi çekmektedir. Kuzu ‘ben zaten başından beri suçsuz olduğumu hep söylemiştim ve şimdi bağımsız bir büro tarafından teyid edildi’ tepkisini verdi.

 

Kontrolsüz bir akıntıya kapılan DENK milletvekilleri

Üç DENK milletvekili arasında ideolojik veya siyasi çizgi açısından hiçbir çelişki görünmemektedir. Hollanda basınının sorgulamaları ve yansıtmalarının etkisine kapılarak birbirleri hakkında basında tavır belirlemekteler ve kendi iradeleri dışında gelişen bir akıntıya kapılmış durumdadırlar. Azarkan, DENK partisinin Facebook sayfasının idaresini elinde tutuyor ve bu çelişkili durumda partinin Facebook sayfasını özellikle kendi promosyonu ve propagandası için kullanıyor izlenimi vermektedir. Bu da Öztürk’te ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.

 

Araştırmalar devam ediyor

DENK yönetim kurulu Öztürk’ün başkanlığında Hollanda’da saygın bir araştırma bürosu olan Berenschot’a, partideki çelişkileri bağımsız bir kurum olarak araştırma görevi vermiş durumda. Berenschot sıkça benzeri konularda devlet ve hükumetler tarafından görevlendirilen bir kurum ve bağımsız araştırmasını sürdürüyor. 6 Haziran 2020 genel üye toplantısından önce rapor ve sonuçlar yayınlaması bekleniyor. Öztürk bu süreçte Berenschot bürosunun raporunu beklediğini açıklamaktadır.

Diğer taraftan Kuzu ve Azarkan’la bağlantılı olarak, güvenilir kişilerden oluşan bir komisyona da araştırma görevi verilmiş durumdadır.

6 Haziran 2020’den önce konuya ilişkin iki farklı analiz ve sonuçlar içeren iki ayrı araştırma raporları çıkabilir. Her durumda DENK kongreye bölünmüş ve kendi içinde çelişkili bir halde gitmektedir. DENK parti örgütünün bu durumun üstesinden ne derece gelebilecek yeterlilikte olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

 

Ahmet DAŞKAPAN

4 Mayıs 2020

(Devam edecek)

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.