DENK'E VERİLECEK HER OY, HOLLANDA'DAKİ IRKÇILIĞA BİR DARBE OLACAKTIR

10 Mart 2021 13:50 / 2183 kez okundu!

 

 

17 Mart 2021'de yapılacak Hollanda seçimlerinde göçmenlerin oy kullanmaları üzerine, seçime günler kala yazılmış Ahmet Daşkapan'ın çok önemli notlarını sunuyoruz. Hollanda'daki göçmen Türkleri, kendi aralarındaki politik farklılıkların üstüne çıkarak, DENK partisine destek vermeye çağıran Daşkapan, "DENK'e verilecek her oy ırkçılığa bir darbe olacaktır" diyor.

***

DENK’E VERİLECEK HER OY, HOLLANDA’DAKİ IRKÇILIĞA BİR DARBE OLACAKTIR

 

17 MART 2021’DE ÇARŞAMBA GÜNÜ HOLLANDA HALKI SANDIĞA GİDİYOR

Seçimlere katılmanın ve gidip oy kullanmanın önemini vurgulayanlar, şuna veya buna oy verin tavsiyelerinde bulunanlar, bana oy verin çağrısı yapan bireysel adaylar, göçmenlerin oylarını almak için birbiriyle yarışan siyasi partiler, siyasi tartışmalar ve her zaman olduğu gibi her tarafta asılı duran siyasi afişler seçimleri görmezlikten gelmemizi engelliyor.

 

Bu seçimlerin göçmenler için önemi var mı?

Göçmenler açısından bu seçimler önemli mi gerçekten? Veya bu seçimlerin göçmenler açısından önemini nasıl arttırabiliriz?

Seçme ve seçilme hakkının demokratik bir hak olduğu ve kullanılması gerektiği mefhumunu aklımızda saklı tutmak şartıyla, mevcut koşullarda bu sorunun en makul cevabını kim biliyor veya bu cevap nedir?

 

Göçmenler günah keçisi

Göçmenler seçimlere katılsa da katılmasa da, göç ve göçmenler meselesi ve de İslamofobi, Hollanda seçimlerinin eksenini oluşturmuş durumda. Geçmişteki her seçimde de böyle olsa da, bu durumun önümüzdeki seçimlerdeki boyut ve derinliği daha vahim bir derecededir. Batı Avrupa ülkelerinde ve haliyle Hollanda’da hisedilen derin siyasi ve iktisadi kriz sonucu ve krizin beraberinde getirdiği panik ile gelecekle ilgili artan güvensizlik duygusu göçmenleri ve özellikle Müslümanların her zamankinden daha kuşku verici bir düzeyde günah keçisi muamelesi görmesini sağlamıştır.

 

Aşırı sağ iktidar olursa

Aşırı sağ partisi lideri Wilders seçim yoklamalarında ikinci parti konumundadır. Bu seçimlerde çok daha aleni bir şekilde Hollanda halkının kriz sebebiyle hisettiği ve yaşadığı iktisadi sorunların temel kaynağını göç ve göçmenler olarak gösteren Wilders; toplumdaki sosyal sorunlar ile güvenlik sorunlarının Müslümanlar olduğunu vurgulamakta ve iktidar olması durumunda bunlara radikal bir şekilde son vereceğini açıkça ifade etmektedir. Hollanda meclisinde Baudet isimli liderin öncülüğünde temsil edilen partiyle birlikte ortalama 25 sandalye çıkarmaları beklenmektedir.

 

İslamofibik kampanya ile aşırı sağın oylarını çalmak

Bir taraftan ırkçı aşırı sağcı siyasi partiler göç, göçmenler ve İslam karşıtlığı temelinde seçim kampanyalarını sürdürüyor. Diğer taraftan yerleşik Hollandalı siyasi partiler aşırı sağın yaklaşık 1.5 veya iki milyon civarındaki seçmenlerini kazanmak için dolaylı veya dolaysız bir şekilde islamofobi yaklaşımlarıyla, göç, göçmen ve İslam karşıtlığı söylemleriyle aşırı sağdan geri kalmamaktadır. Istisnasız hepsi "islami terör" üzerinden bunu kolaylıkla yapabilmektedir.

 

Sentezleme

"İslami terör" ile göç, göçmen ve Müslüman sentezlemesi yapılarak, göçmenler ve özelde Müslümanlar terörle bağlantılı biçimde sunularak hedef tahtası haline getirilmektedir. Fransa’da Macron’un, terör algısını istismar ederek kimi göçmenlerin ve özellikle Türk derneklerinin kapatılması kararlarını alması gibi bir uygulama şu anda Hollanda’da gündemde... Terör değince doğal olarak akan sular duruyor ve bunun üzerinden alenen göçmenler ve Müslümanlar atış tahtası haline getiriliyor ve herkesin özgürce göçmenlere ve özellikle müslümanlara yönelik hakaretkar, rencide edici atışlar yapabilmesi sağlanıyor. Bu derin algı politikasının tek merkezden üretilip uygulandığı açıktır.

 

Kimi göçmenlerin ve siyahların islamofobi ile aşırı sağ gafleti

Beyaz tenli Hollandalı seçmenlerin önemli bir bölümü ve Hollanda’nın eski sömürge ülkelerinden gelme esmer veya kara tenli kitlelerden ciddi bir bölüm "islam terörü" nü otomatikmen Müslümanlar, göç ve göçmenlerle özdeşleştirmektedir. Sözkonusu derin algı politikası bu kitlerle rahatlıkla iletişim imkanı sağlamaktadır. Göçmenlerin bir bölümünün bu politikadan ve özellikle terör bağlantılı İslam sentezinden etkilenerek aşırı sağcı partilere oy verdiği veya oy vermese de en azından aşırı sağın islamofobik söylemlerini kopyaladığını tespit edebiliriz.

 

Aşırı sağın değirmenine su taşımak

Kimileri bunu, Batı Avrupa’daki ırkçılığın ve aşırı faşist sağın islamofobiyi, iktidar olabilmek için kendine güncel bir ideolojik ve siyasi yaklaşım haline getiridiği bilincinden yoksun bir şekilde, sözde laiklik kisvesi altında yapmaktadır. Ve bu şekilde aşırı sağın değirmenine su taşımaktadır.

Böylelikle de Hollanda’daki ekonomik ve toplumsal sorunların temel kaynağı olarak Müslümanları ve genel anlamda göçmenleri yaftalayan bir algıya, yani aşırı sağcı bir siyasi atmosferin gelişmesine hizmet edilmektedir.

 

Göçmen çocuklarının varolma ve hayatta kalma stratejisi

Kendini sağcı veya solcu olarak tanımlayan, istisnasız, bütün Hollandalı siyasi partiler "islam terörü" kisvesi altında yabancı düşmanlığı algısı üzerinden genel seçim kampanyası sürdürmektedir. Özellikle buna rağmen ve paralel olarak bir çok göçmen çocuğu yerleşik Hollanda siyasi partileri aracılığıyla meclise seçilmeyi hedefliyor. Göçmen seçmenlerden, Hollandalı siyasi partilere tercihli oy sistemi yoluyla oy vermelerini hararetle talep ediyorlar.

Bunu garipsemiyorum. Hollanda toplumunda yer edinme, varolma, kabullenilme, her şeye rağmen hayatta kalma stratejisi olarak bu yolu seçenlerin de olduğunu varsayarak anlıyorum. Bu derin ırkçılık ortamında hayatta kalma kavgasıdır.

 

Hollandalı siyasi partilerdeki ırkçılığı görmezden gelmek

Hollanda’daki siyasi partilerin özündeki, ırkçı ve sömürgeci Hollanda tarihiyle alakalı derin ırkçılık gerçeği ve bu gerçeğin Hollanda toplumunun doğal aynası olması olgusunun taktiksel ve stratejik düşünce tarzıyla bu göçmen çocukları tarafından görmemezlikten gelinmesi tartışılması gereken bir realitedir. Hollandalı siyasi partilerin İslamofobi ve özlerindeki ırkçı gerçekliğini parti içinde tartıştırmak, gündeme getirmek ve partiler içinde bunun ilkeli mücadelesini vermek temel misyon olmalıdır, hele ki göçmenlerin oylarını almaya yeltenmisseniz.

 

Mecliste süs eşyası

Ancak geçen 34 yıllık süreçte Hollandalı siyasi partiler aracılığıyla parlementoya seçilen göçmenlerin genel anlamda süs eşyası olmaktan öte bir işlevleri olmadığı aşikardır. Ve geldikleri konum ve görevlerde işlevleri, temsil ettikleri siyasi partilerin politikalarını savunmak ve uygulamaktan başka bir nitelik kazanamamıştır. Yani ne Müslümanların ne de genelde göçmenlerin dolaysız sesi olmak gibi bir işlevleri asla olmamıştır. Olamaz zaten. Bu olgu kendi iradelerini aşmaktadır, parti çizgisine ve disiplinine uymak zorunda kalmışlardır. Seçilmiş olmalarının yeni nesillere rol-model olmaktan öte bir toplumsal işlevi olmamıştır.

Durum böyle iken göçmenler olarak Hollandalı yerleşik siyasi partilere ve onların adaylarına oy vermemezin gerçekten bir önemi var mı? Boş umutlara kapılmaktan başka ne değeri var?

 

Göçmenlere karşı kalkan “bounty”

Yerleşik siyasi partiler aracılığıyla meclise seçilen kimi siyahların ve göçmenlerin süreç içerisinde göçmenlere karşı bir kalkana dönüştüğü mekanizması, gözardı edilemiyecek kadar önemlidir. Beyaz tenlilerin diğer göçmenlerin önüne çıkardığı veya ırkçı ortamda barınabilmek için kendi seçeneği olarak ırkçılığı ve ayrımcılığı inkar eden, rededen, ırkçılardan daha çok göçmenlere saldırganlaşan, islamofobi konusunda öncülüğe kalkışan, ırkçılık ve ayrımcılığa gözyuman veya ırkçı ayrımcı icraatlara katkı sağlayarak iştirak eden tipler. Bunu yapmaları durumunda özellikle göçmenler ve Müslümanlarla ilgili olumsuz onyargılara sahip beyazlar tarafından daha fazla desteklenmeleri sonucu kökeni olan topluma resmen ihanet eden prototipler. Sömürge ülkelerden gelenler bu tiplere “bounty” ismini takılmıştır. Franz Fanon bu tiplerin mükemmel bir analizini yapmıştır.

 

DENK'in tarihsel önemi

Önemle vurgulamak isterim ki geçen donemde Hollanda tarihinde tarihsel önem kazanan DENK olgusu oluştu. Mecliste kahramanca ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadele etti. Göçmenlerin sesini süzgeçsiz ve dolaysız bir şekilde meclise taşıma cesaretini gösterdi ve bunun etkin mücadelesini verdi. DENK’in meclise seçilmiş olması ve verdiği mücadele Hollanda siyasi tarih kitaplarına bir dönüm noktası, bir tarihsel olgu olarak geçecektir.

 

DENK bütün göçmenlerin meclisteki sansürsüz gür sesi

DENK aynı zamanda bütün göçmenlerin, eşit hak talepleri ve ırkçı ayrımcı politika ve uygulamalara karşı meclisteki hem sansürsüz ve hem de gür sesidir. Irkçılık bu sesi kısmak için elbirliği yapmış durumda. Göçmenlik sürecinde ve mücadelesinde doruk noktası olan DENK'in meclisteki mücadelesi desteklenmeli ve sandıkta DENK'e oy vererek, ırkçılığa ciddi bir ders vermek gerekir.

 

DENK'e verilecek her oy ırkçılığa karşı bir şamardır

DENK, seçimlerin göçmenler için önemi açısından gercekten yeni bir çığır açtı. bu yüzden de DENK'in önü açılmalı ve gelecek seçimlerde daha güçlü bir şekilde onu yeniden meclise taşımalıyız.

DENK'in göçmenler açısından olan tarihsel önemini görmeli ve klasik sağ sol yaftalamalarıyla ötekileştirici yaklaşımlardan kaçınılmalı diye düşünüyorum.

 

Vergi dairesinde ırkçılığın su yüzüne çıkması DENK’in kazanımıdır

DENK'in meclis çalışmaları somut, meclis dokümanlarına ve verilere dayalı bir şekilde incelendiğinde, takdire şayan mücadele verdiği net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Meclis dokümanlarını incelemenizi öneririm. İnternet aracılığıyla çoğuna ulaşmak mümkündür. Bu belgeler, DENK ile ilgili olası önyargılarınızı temizlemenize kesinlikle yardımcı olacaktır.

Bu incelemeden çıkan tabloya gore DENK'in çalışmalarının yüzde 95'ni, Hollanda’da yaşayan göçmenler ve Müslümanların meseleleri, uluslarası alanda İsrail devletinin insan haklarını ihlali gibi meseleler oluşturmaktadır. Örneğin vergi dairesinde tespit edilen ırkçı ve ayrımcı uygulamanın su yüzüne çıkarılması DENK’in göçmenler için elde ettiği kazanımlardan bir tanesidir.

 

Türkiye üzerinden DENK tu kaka

Hollandalı yerleşik siyasi partiler mecliste DENK’in ırkçılıkla ilgili sesini kısmak, bu konudaki mücadelesinin önünü kesmek, göçmenler nezdinde itibarsızlaştırıp oy potansiyelini düşürmek için sürekli Kuzu’nun Türkiye ile ilgili görüşlerini her tartışmada yerli yersiz gündemi getiriyor. Hollanda’da yaşamakta olan Türkiyeliler olarak Türkiye ile ilgili farklı düşüncelere sahibiz, Ancak bu gerçek ırkçılığa karşı mücadele de aynı kulvarda durmak için bir engel teşkil etmemelidir.

DENK’in bütün başarılı çalışmalarını salt Kuzu'nun Türkiye hususundaki farklı yaklaşımları üzerinden tukaka etmek gibi bir tarihsel yanılgı, göçmenlerin çıkarlarını ve ırkçılığın tehlike boyutunu gözardı eden bir duruştur. Elbette herkesin eleştiri ve özeleştiri hakkı saklıdır. Ancak Türkiye kaynaklı kısır döngülü sağ sol çelişkilerini Hollanda’da artık aşmak gibi bir toplumsal zorunluluğumuz var.

 

Irkçılık sağ sol ayırımı yapmıyor

Irkçılık bizlere yönelik yaklaşımında aramızdaki sağ ve sol farkını gözetmemektedir. Ve ırkçılık hızlı adımlarla iktidara yürüyor. Tehdit ve tehlike büyük. Kaldı ki bu tehlike Hollanda ile de sınırlı kalmamaktadır. Fransa ve diğer AB ülke hükümetlerinin islamofobi özlü ideolojik yaklaşımları da "islam terörü" ile mücadele kisvesi altında artık su yüzüne çıkmıştır.

 

İkinci dünya harbinde Yahudi soykırımı

Irkçılık ikinci dünya harbinde de Yahudi soykırımını gerçekleştirirken Yahudileri iç çelişkilerine göre tasnif etmemiştir, hepsi tek düzen tıraş ve elbise ile gaz fırınlarına gönderilmiş ve insanlık tarihinin en büyük vahşetine imza atılmıştır. Dünün Yahudi düşmanlığı bu günün islamofobisidir.

 

DENK'e oy vermek

DENK'e verilecek her bir oyun göçmenlerin geleceği açısından ve ırkçılıkla mücadele bakımından tarihsel önem taşıdığını idrak etmekte yatıyor bütün mesele. Hollanda tarihinde ilk kez göçmenlerin oluşturduğu bir siyasi parti Hollanda meclisine seçilebildi, yeterliliğini kanıtladı ve bunu daim kılmamız lazım.

 

Ahmet DAŞKAPAN

8 Mart 2021

Son Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2021 14:26

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.