DENK VE PVV BENZETMESİ TARİHSEL BİR YANILGIDIR

16 Mart 2021 10:20 / 3386 kez okundu!

 

 

Her şey bu kadar açıkça ortadayken DENK partisini aşırı sağcı, Irkçı ve islamofobik PVV partisiyle aynı kulvarda konumlandıran ve değerlendiren yaklaşımın dayanaklarını araştırmaya çalıştım. Ancak herşey bir yana, asla unutmayalım ki, BU SEÇİMLERDE DENK PARTİSİNE VERİLECEK HER OY IRKÇILIĞA VURULMUŞ BİR DARBE OLACAKTIR.
 

 

***

DENK VE PVV BENZETMESİ TARİHSEL BİR YANILGIDIR

 

Her şey bu kadar açıkça ortadayken DENK partisini aşırı sağcı, Irkçı ve islamofobik PVV partisiyle aynı kulvarda konumlandıran ve değerlendiren yaklaşımın dayanaklarını araştırmaya çalıştım.

 

DENK mecliste ne yaptı?

 

PVV ile mücadele

Bu kıyaslama ve benzetme ister istemez tuhaf bir duygu uyandırıyor. Hollanda meclisinde PVV partisiyle en fazla mücadele eden ve PVV'nin ırkçı ve de islamofobik düşüncelerine en etkin şekilde karşı çıkan DENK partisidir. 

 

Irkçılığa karşı göçmenlerin sesi

Mecliste ırkçılığa karşı göçmenlerin sesini sansürsüz şekilde doğrudan duyuran tek partidir DENK. 

 

Eşit haklar mücadelesi

Göçmenlerin eşit haklar meselelerini en etkin meclise taşıyan DENK partisidir. 

 

Vergi dairesindeki ırkçılık

Vergi dairesindeki ırkçı ayrımcılığı su yüzüne çıkartan DENK partisidir.

 

FvD ile mücadele

Aşırı sağcı FvD partisiyle en etkin siyasi ve ideolojik mücadeleyi veren DENK partisidir.

 

DENK ırkçı partilere zıt

Yani DENK partisinin Hollanda’ya dönük bütün çalışmaları ve düşünceleri yüzde yüz PVV ve FvD'nin zıttı niteliğindedir. Haliyle DENK partisi bu niteliği itibarıyla hiçbir şekilde ve anlamda PVV ile ne kıyaslanabilir ne de aynı kulvarda görülebilir.

 

PVV ile benzetme hayal ürünü

Bu benzetme tümüyle bir hayal ürünü, bir sübjektif algı, sabitleşmiş negatif önyargı veya bir siyasi taktik olarak nitelenebilir.

 

Hollandada Irkçılıkla samimice mücadele eden DENK partisine ırkçı yaftalaması yapmak ciddi bir çelişkidir. DENK Hollanda’ya dönük mücadelesinde anti-ırkçı bir partidir ve bu realite tartışma götürmez boyuttadır.

 

PVV ile benzetme Türkiye endekslidir

Peki hal böyle iken birileri DENK partisini buna rağmen nasıl olur da ırkçılıkla itham edebilir?

 

DENK partisinin, PVV ile eşdeğerde ırkçı gösterilmesinin Hollanda’ya dönük siyasetiyle hiç bir bağlantısı olmadığı aşikardır. 

 

DENK partisinin PVV'nin ikizi konumda gösterilmeye çalışılmasının temel dayanağı büyük ölçüde siyasidir.

 

Kuzu ile Öztürk'ün Türkiye’ye ilşkin düşünceleri, ilişkileridir. Aynı zamanda AKP’ye karşı tavır koymamaları, silahlı eylemlilik içinde olan Kürt ve Türk örgütlerine, yani diğer anlamda teröre karşı duruş sergilemeleri ve "Ermeni soykırımı" iddiasını reddetmeleridir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu hususlarla ilgili resmi çizgisini savunur bir konum almalarıdır. Bu bir devlet çizgisidir. AKP iktidarından önce de var olan bir çizgidir.

 

Sağ sekter yöntem

Bu duruşlarını gizlememeleri ve de hem mecliste hem de meclis dışında bu hususlarda sert ve saldırgan bir yöntem seçmelerinin de kendilerine yönelik tepkileri tetiklediği açıktır. Seçtikleri bu yöntem Türk sağının demode olmuş ayrıştırıcı sekter geleneğinin DENK üzerindeki etkisinden kaynaklanmaktadır. Toplumda birlik ve beraberlik uğruna DENK'in Türk kanadının bu tür çocukluk hastalıkları üzerinden silkeleyip atması yararlı olur.

 

DENK adına Türkiye siyaseti

Lakin yukarda DENK-Türkiye ve de AKP bağlantıları ve DENK'in diğer hususlardaki yaklaşımları hiç bir şekilde DENK'i PVV ile aynı kefeye koymaya mesnet sağlamaz ve bu ikizlemeyi meşrulaştırmaz.

 

Teröre karşı olmak

PKK ve başka oluşumların silahlı eylemliliklerine ben de şiddetle karşıyım. 

 

Ermeni zorunlu göçü

Ermeni meselesine ilişkin, 1915 dönemlerinde Ermenilerin zorunlu göçe tabi tutulması sonucunda nice Anadolu evladı Ermeni’nin hayatını kaybetmiş olmasını büyük bir esefle, üzüntüyle ve kan ağlayan bir yürekle dillendiriyorum. 

1915 zoraki Ermeni göçü ve sonucları ülkemiz tarihinde yaşanmış büyük bir vahşet en karanlık bir sayfadır. Ermeni halkının ülkemizde bu gün itibariyla mazlum halklardan biri olduğu gerçeği inkar edilemez.

 

“Soykırım“a mesnet yok

Ancak yaptığım bütün araştırmalarda Osmanlı devletinin Ermeni halkının soyunu yok etmeğe yönelik bir anlayış, politika veya kararlarının olduğunu tespit edemedim. Haliyle 1915'ten çok daha sonra kullanılmaya başlanmış ve hukuki nitelik taşıyan "soykırım" kavramının bu bağlamda kullanılmasını mesnetsiz buluyorum. 

Batı emperyalizmin bu kavramı Türkiyeye karşı bir siyasi saldırı aracı olarak istismar ettiği kanısındayım. Ermeni diasporası da buna alet olmaktadır.

 

Devlet ve cumhuriyet

Türkiye ve Türkiye cumhuriyeti devleti çıkarları benim için de vazgeçilmez değerdir.

Bu tür düşünceler beni PVV ile özdeş yapmadığı gibi DENK partisini de PVV ile ayni kefeye koymaya temel sağlamaz.

 

Sol sekterizm

DENK partisini PVV ile ikiz olarak yaftalama yaklaşımı sol sekterizmin bir yansımasıdır. Sol yol, sermayeye karşı sınıf mücadelesinde somut hal alır. Yani emeğin sömürüsüne karşı fabrikalarda, tarlalarda, işletmelerde işçilerin, emekçilerin, tarım işçilerinin v.s. vereceği emeğin mücadelesidir sol mücadele. 

 

Üretim ilişkilerini ve araçlarının kullanınımını demokratikleştirme mücadelesidir sol mücadele. Sosyalist ekonomik sistem kurmak için çalışmaktır sol mücadele. 

 

Sol ve din

Sol demokrat çizgide bence ne dini inancı olan insanlarla, ne cami, kilise, havra veya cem eviyle, ne papaz, Alevi dedesi veya cami hocasıyla hedef olarak uğraşmaya yer vardır. Sol demokratın temel hedefi sömürü sınıfını teşkil eden sermaye sınıfıdır. Gericilik yaftalamasıyla hacı, hoca, dede ve papaz asla ve asla solun hedefi değildir. 

 

Haliyle DENK kurucularının mütedeyyin kökenleri, onların bu güne kadar mecliste ırkçılığa karşı ve göçmenlere eşit haklar için samimice yürüttükleri başarılı mücadeleye asla gölge düşürecek bir nitelik değildir. 

 

Sınıf mücadelesi esastır

Sol kulvarda su yüzüne çıkan saplantılı sol sekterizim artık yerini daha geniş kitleleri kucaklayacak daha olgun ve gerçek sosyalist sınıf mücadelesine bırakmalıdır. 

 

Serüvenci, doğmatik, küçük burjuva romantizmi olarak nitelenebilecek saplantılı sekter sol anlayış, dünyanın her yerinde halktan soyutlanmış niteliği ile tarih sahnesinden silinmiş ve de öz olarak her daim demokrat niteliğinden uzaktır.

 

Milat

Mevcut Hollanda durumunda yerleşik Hollandalı siyasi partilerden aday olan bütün göçmen adaylara elbette kişisel kariyerleri açısından başarılar diliyorum. Ancak toplumsal açıdan seçilmelerinin bu gün için DENK ile kıyasla hiç bir tarihsel önemi yoktur. Bu sebeple oyların DENK partisinde toplanmasının tarihsel önemine vurgu yapıyorum.

 

Türkiye’de altmışlı yıllarda TİP'in TBMM'ye seçilmesi ve de Kürt halkının Türkiye’de yerleşik siyasi partilere rağmen kendine özgün bir siyasi partiyle ilk kez TBBM'ye girmesi, Kürt meselesi açısından nasıl bir milat ise, DENK'in Hollanda meclisine bir göçmenler partisi olarak seçilmiş olması Hollan’da tarihinde bir milat, tarihsel bir olgudur.

 

Bu olguyu gözardı ederek klasik sol saplantılarla yaklaşım gösterenler tarihsel bir yanılgıya imza atmış oluyorlar.

 

BU SEÇİMLERDE DENK PARTİSİNE VERİLECEK HER OY IRKÇILIĞA VURULMUŞ BİR DARBE OLACAKTIR.

 

Ahmet DAŞKAPAN

14 Mart 2021

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.