ABD'nin yeni gayrinizami harp yaklaşımının Türk demokrasisine tehditleri - Murat YILMAZ

30 Aralık 2020 11:34  

 

ABD'nin yeni gayrinizami harp yaklaşımının Türk demokrasisine tehditleri - Murat YILMAZ

ABD gayrinizami harbe ağırlık verirse bunun sonuçları neler olur acaba? Buradan demokrasi mi hukuk devlet mi, yoksa illegal devlet yapıları, terör örgütleri, cinayetler, kitle katliamları, bombalamalar, sokak hareketleri, darbeler mi çıkar? Daha önce ABD gayrinizami harbe yönelince neler olmuştu?

ABD yeni seçilen başkan Joe Biden’ın dönemine denk gelecek şekilde gayrinizami harp belgelerini ve yaklaşımını yeniledi. Savunma bütçesinde de askeri harekatlar için değil ama bu tür operasyonlar için görünen kalemlere kaynak ayırdı. ABD Savunma Bakanlığı ABD’nin gayrinizami harbe büyük güç rekabetinin dışında bir yaklaşım olarak özel bir ehemmiyet vereceğini, özel kuvvetler dışında konvansiyonel müşterek kuvvetler için de bir yöntem olarak devreye sokacağını açıklıyor. Peki bu gayrinizami harp belgesi ve yeni yaklaşım, Türkiye açısından neden mühim?

Yeni savunma doktrini

İlk olarak dünyanın en büyük askeri gücünün yeni yaklaşımının yakından takip edilmesi gerekiyor. Çünkü ABD’nin tercihi, dünyayı etkileyerek dönüştürecek yeni bir savunma doktrini anlamına gelebilir. Bu doktrinin sadece ABD tarafından değil, ABD gibi büyük güçler, milli devletler ve devlet dışı aktörler tarafından da uygulanabileceği kuvvetle muhtemeldir. İkinci olarak ABD bu doktrini Çin, Rusya ve İran’a karşı uygulayabileceği gibi Irak ve Suriye’de uyguladığını ve uygulayacağını da ifade ediyor. Üçüncüsü, gayrinizami harp doktrininin, Soğuk Savaş döneminde müttefik ülkelerdeki uygulamalarının, Türkiye başta olmak üzere demokrasi, hukuk devletine ve orduların milli vasıflarına verdiği zarar dikkate alınarak yeni dönemde bu konularda oluşabilecek tehdit ve tedbirler üzerinde düşünmek ve tartışmak faydalı olacaktır.

Milli güvenlik tehdidi

Özellikle ikinci maddede sayılan Irak ve Suriye’de yeni gayrinizami harp yaklaşımının uygulanacağının söylenmesi, Türkiye açısından yakın bir milli güvenlik tehdidine işaret etmektedir. Son maddede zikredilen Türkiye demokrasisine, hukuk devletine ve ordunun milli vasfına yönelik geçmiş dönemde yaşanan tehlikelerin tartışmasını yapan sol çevrelerin, bugün Biden’den ABD değerlerini ve kurumlarını kullanarak Türkiye’ye demokrasi getirmesi beklentilerini açıklamaları dolayısıyla daha ciddi bir risk unsuru haline geldiğinin altını çizelim.

ABD Ulusal Savunma Stratejisi Gayrinizami Harp Eki Özeti 2020 belgesinde gayrinizami harp şöyle tanımlanıyor:

“Gayrinizami harp tanım olarak ülkelerin halklarını etki altına almak ve meşruiyet algısını değiştirmek amacıyla devlet ve devlet dışı aktörler arasındaki mücadele anlamına gelmektedir. Gayrinizami harpte, düşmanın gücünü, etkisini ve iradesini kırmak amacıyla dolaylı ve asimetrik yaklaşımlar benimsenir fakat bununla birlikte tamamen askeri kabiliyetler ve başka kabiliyetler de kullanılabilir. Gayrinizami harpte konvansiyonel olmayan harp, istikrar sağlama, yabancı dahili savunma, terörle mücadele ve kontrgerilla gibi özel misyon taktikleri de kullanılmaktadır. Askeri enformasyon destek operasyonları, siber operasyonlar, tehdit ağları ile mücadele, finans kaynaklı tehditlerle mücadele, sivil-askeri operasyonlar ve güvenlik işbirliği gibi ilgili faaliyetler de enformasyon ortamını ve rekabet ve çatışmanın diğer nüfus odaklı alanlarını şekillendirmektedir.”

Çerçeve genişletiliyor

ABD’nin gayrinizami harbin yeni yaklaşımı, gayrinizami harbi Soğuk Savaş dönemine göre çok daha geniş bir çerçevede tanımlanıyor. Bu genişlik gayrinizami harbi özel kuvvetlerin ötesinde konvansiyonel müşterek kuvvetlerin tamamına hatta devlet yapılanmasına tesir edecek bir tür yeni dış politika anlayışına taşıyor. Bu yaklaşımın bildiğimiz anlamda klasik devlet ve dış politikasında değişikliklere yol açması kaçınılmazdır. Her şeyden evvel dış politikada ve savunma ittifaklarında devletler dışında devlet dışı aktörlerin güçlenmesi ve bu ilişkileri yürütecek yeni aktörlerin devlet kurumlarından farklı yeni aktörler olarak ortaya çıkması beklenebilir.

ABD’nin yeni gayrinizami harp yaklaşımının özellikle sahada Çin, Rusya ve İran’ın faaliyetlerine bir cevap olarak genişletildiği anlaşılıyor.

Devlet düşmanları ve bunların proksileri giderek artan bir şekilde kendilerine özgü gayrinizami harp teknikleri uygulamakta ve rekabet ortamında kasıtlı olarak ABD’nin konvansiyonel bir müdahalede bulunmasına sebep olacak rekabet eşiğinin altında bir düzeyde ulusal hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Çin, Rusya ve İran, dezenformasyon, aldatma, sabotaj, ekonomik baskı yanında vekalet yoluyla savaş, gerilla harekatı ve örtülü operasyonlar gibi teknikleri iştahlı bir şekilde uygulamaktadır. Giderek karmaşık bir hal alan bu güvenlik ortamı, büyük güç rekabetinin bir bileşeni olarak rolünün üstesinden gelebilmesi için gayrinizami harbe yönelik anlayışın revize edilme ihtiyacını ortaya koymaktadır.”

ABD Savunma Bakanlığı ABD’nin Berberi korsanlara yönelik 1800’lü yıllardan DEAŞ ile mücadeleye kadar devam eden bir gayrinizami harp tecrübesine sahip olmakla beraber bugün için bu hazırlığın yeterli olmadığı, büyük güç rekabetinin yanında bu alanda da ciddi bir hazırlık gerektiği ifade ediliyor. Bu özellikle düşmanlara en az maliyetle cevap vermenin bir yolu olarak takdim ediliyor.

“Son deneyimler, gayrinizami harpte stratejik başarıya ulaşmanın daha etkili ve daha az maliyetli yolları olduğunu göstermektedir. 2014 yılından bu yana, konvansiyonel kuvvetler ve özel harekat kuvvetleri, gayrinizami harbe yönelik uzun süredir devam eden ‘yan yana, birlikte ve aracılığıyla’ yaklaşımını iyileştirmek için Irak ve Suriye’de yakın işbirliği içinde çalışmaktadır. Bu operasyonların kendimiz yapmazsak daha uygun maliyetli olduğu kanıtlanmıştır. Bir modelimiz var, ancak bu derslerin kurumsallaşması, kalıcı ve Bakanlığın tamamında benimsenmesi gereken bir yaklaşım gerektirmektedir.”

Kurumsal değişiklikler

ABD Savunma Bakanlığı bu şekilde gayrinizami harbi, özel harp birliklerinin dışında konvansiyonel müşterek kuvvetlerin kalıcı operasyonel faaliyet alanına dönüştürmek ve bunun için kurumsal değişiklikler öneriyor. ABD Savunma bakanlığının bu konudaki temel görüşleri şöyle sıralanıyor.

• Geçmişteki çatışmalardan çıkarılan dersleri kurumsallaştırmak ve gayrinizami harp odaklı uzmanlık ve kabiliyet kaynağını korumak suretiyle gayrinizami harp kabiliyetlerine yapılan tepkisel yatırım döngüsünü kıracaktır;

• Yalnızca Özel Harekat Kuvvetleri’nde değil, Müşterek Kuvvetler’in tamamında gayrinizami harbi bir temel yetkinlik olarak sürdürecektir;

• Gayrinizami harp konusunda yaygın bir anlayış ve yeterli uzmanlık sağlayacaktır;

• Kaynak açısından sürdürülebilir gayrinizami harp kabiliyetleri geliştirip kullanmak suretiyle gayrinizami harp yaklaşımının daha faal ve maliyet bilinçli olmasını sağlayacaktır;

• Rekabet ortamını genişletmek, düşmanlarımızın rekabet stratejilerinin üstesinden gelmek ve gerekirse çatışmayı tırmandırmaya hazır olmak için gerekli inisiyatifi başlatıp gayrinizami harp kabiliyetlerini proaktif olarak kullanacaktır, ve

• Kuruluşlararası ortaklarımızın yanında önemli müttefik ve ortaklarımızla birlikte müşterek eylemi destekleyip sürdürmek için organize olacaktır.”

ABD gayrinizami harbe ağırlık verirse bunun sonuçları neler olur acaba? Buradan demokrasi mi hukuk devlet mi, yoksa illegal devlet yapıları, terör örgütleri, cinayetler, kitle katliamları, bombalamalar, sokak hareketleri, darbeler mi çıkar? Daha önce ABD gayrinizami harbe yönelince neler olmuştu? Soğuk Savaş döneminde gayrinizami harbin bir hedefinin de müttefiklerin kontrol altında tutulması ve müttefik devlet yapılarının yönlendirilmesi olduğu hatırlanırsa, yeni gayrinizami harbin sadece düşmanlara değil, müttefik ülkelerin demokratik hukuk devletleri ve meşru siyasi sistemleri için de bir tür ”müttefik tehdidi” altında olduğu söylenebilir mi?

Devlet dışı aktörler

Bütün bu sorulara cevap verebilmek için ABD Savunma Bakanlığının gayrinizami harp tanımına bir kere daha bakalım: “Gayrinizami harp tanım olarak ülkelerin halklarını etki altına almak ve meşruiyet algısını değiştirmek amacıyla devlet ve devlet dışı aktörler arasındaki mücadele anlamına gelmektedir.”

Türkiye gibi hem ABD müttefiği hem de ABD’nin gayrinizami harp yürüttüğü Irak ve Suriye’de milli menfaatleri ABD’den farklılaşmış, bu yüzden de ABD ile PKK/PYD ve FETÖ üzerinden karşı karşıya gelmiş bir ülkenin, ABD’nin yeni gayrinizami harp yaklaşımından etkilenmesi kaçınılmazdır. Keza ABD’nin düşman olarak belirlediği Çin, Rusya ve İran’ın ikisi ile komşu olan ve ABD CAATSA yaptırımlarına hedef olan bir ülkenin, bu yeni ve tehlikeli yaklaşımı çok yakından takip etmesi ve tedbir alması elzemdir. Önümüzdeki dönemde Soğuk Savaş döneminden demokratik kurumların, siyasetin, hukuk kurumlarının, devlet ve güvenlik kurumlarının, aydınların ve medyanın ne ölçüde ders aldığı bu konudaki duyarlılıktan anlaşılabilecektir.

Murat YILMAZ

star.com.tr

26.12.2020

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0